Şiirlerim-mschak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şiirlerim-mschak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Yalan

Bir yalana inanmak ister
er kişi
bir yalanda boğulmak
o yalan-ki,
çepeçevre sarsın ister
bir sığınaktır....
o yalan-ki, 
kıymeti harbiyesi yoktur,

bir yalandan uyanmak ister
er kişi,
yaşantılar yalan
söylenilenler yalan,
bir yalandan uyanmak ister...
sonu olsa-da yaban.

bir yalana inanmak ister,
her kişi!
öznesi olmayan,
nesnesi kendinde olan...

öyle-ki bütün yalanlarımız,
inanmalarımız,
inandığımız yalan!!!!




mschak


Doğrusu olmayan yanlışlardı-aşk














kuşun kanadındaydı çoğu zaman
pamuk ipliğe kadar narin
kimi sesine
kimi nefesine
bir tutam gülücüğün peşine
sıra sıra dizilir...
karın içinde,
bir kartenesiydi çoğu zaman...
Doğrusu olmayan yanlışlardı aşk,
Güneşi zaptetmek kifayetsiz...

başka

başka-yı yaşıyorlar,
başkaları başka-olanı
öyle uygun gördü....
o başka...
olabilecekken bambaşka...
başka yı yaşıyor tüm iliklerinde....
o başka ben başka...
bir başka-nın baş köşesiyim
başka da, diyeceğim...
başka-da söyleceğim...
başka-da eyleyeceğim
bundan ertesi...
bambaşka....


mschak/08/07/2011

Doğrusu olmayan yanlışlar: hayat

Aciz olana değil,
Özne olanadır sözümüz....
Doğrusu olmayan yanlışlardır hayat....
üstadın da eylediği gibi;
Yanlış bir hayatın doğru yaşanmasını beklemek kifayetsiz...
mschak

Doğrusu Olmayan Yanlışlar: Zaman

eskitmek için yazıyor-du
eksilmek için yaşamak
eski bir anıt-ta
...çizilmiş-ti kaderi,
bir taş ustasıydı,
evvel-zaman...
taş sarrafı,
öyle ki;
bir bakışta anlarmış,
koca piramidin...
ölçek-siz ölçeğini..
-göz kararı.

eskidikçe değerlen-di
taş ustasının mabedi,
eksildikçe katılaştı
taş ustasının yüreği..
doğrusu olmayan yanlşlardı zaman...
Direnmek kifayetsiz....

mschak

Doğal Olana Ağıt

Aşk doğal değildir
doğal olan hayvandır
hayvan aşık oldukça insandır
insan aşktan uzaklaştıkça hayvanlaşır.


sevgi doğal değildir
doğal olan yaşama kaygusudur
sevdikçe insanlaşırsınız
yaşama kaygusu hayvanlaştırır


özlem doğal değildir
doğal olan arzudur
özlemlerinizdir insanlığınızın izdüşümü
arzularınız sizi evcilleştirir



niçin sorusu doğal değildir
nedendir doğal olanı
sorguladıkça insanlaşırsınız...
nedenler sizi köreltir...


yazıyla iletişim doğal değildir
doğal olan gösteridir
kendinizi ifade ettiğiniz ölçüde insansınız.


insan doğal değildir
hayvandır doğal olan
doğayla savaşımınız
sizi yüceltir...



zühre yıldızı
yüce ve önder,
aydınlat....
kör ve sağır hayvanları...
mschak/2011/07/15

doğrusu olmayan yanlışlar: deneyim

uyandı taş ustası
uçurumun kenarında duruyordu
bir el uzandı
uyandı taş ustası
uçurumun kenarındaki bir ele uzandı
güneş doğudan yükseliyordu
ushtra
bu gördüğüm son rüyaydı.

uyanmıştı,
aforoz edilmiş-ti,
direndiği zaman değil
kendiydi,
anlamıştı taş ustası,
uçurumun kenarında duran
betondan bir kayaydı...
elini uzatması kifayetsiz
doğrusu olmayan yanlışlardı deneyim
ustalığı ondandı.

mschak

doğrusu olmayan yanlışlar: inanç

bir ses
bir nefes
bir yolculukla başlar
bir serüvencinin hikayesi
bir adım atmıştır
bir olana,
bir adem olmuştur
bir-ben birim diyene
bir doğrusu olmayan yanlışlardı inanç
bir serüvencinin
bir'e ağıdı kifayetsiz

mschak

Kan Yazıtları-1

biliriz sizleri..ahmed arif'ten biliriz
Engerek çiyan soyu olduğunu,
aşımıza, ekmeğimize, kardeşliğimize göz koyduğunu
biliriz, adımız gibi hemide
Nazım'dan öğrendik,
3 sütün üstüne kurulu tezgahını,
ağzının kulaklarında,
akbaba gibi bekleştiğini biliriz..
Mehmet Akif'ten biliriz tek dişinin kaldığını
biliriz Mao'dan
kağıtttan kaplan oluşunu,
Mustafa Kemal'den biliriz
kılını pırtını toplayışını,
Çanakale'de diz çöküşünü,
İzmir'de denize gömüldüğünü
dedelerimizden biliriz...
it gibi pusuda beklediğini
6. Filo'dan,
Kenan Evren'lerden biliriz.

Biliriz, kapalı toplantılarda
ne hesaplar döndürdüğünü
körüzdür
duymayız
başımızı kuma gömeriz
ama bilirz

gün gelir
13 canında,
Irak'ta, Mısır'da, Somali'de
Ve Libya'da
öldürdüğün milyonlarca insanın da
hesabını sorma vakti gelince
ininde boğacağımızı..biliriz
bize sattığını iplikle...

İP

ipler ipler..
ipler kimin elinde
bu şehr-i kör-olasıca-da
kim ,
kime,
değmez be!!!
bu yaşadığınız kader değil de ne..
ne zaman kumdan kaleler oluşturmaktan,
vazgeçeceksiniz.
kanatlarınız yok bilmez-mi-siniz..
ortada tek bir kare
yıldızlar kaymaz,
kayan göktaşıdır..
aldandım...
yalan da olsa birazcık güneşten aldığın ışığa,
aldandım...
azda olsa içinde ki ateşe,
oysa ki; her-şey yalan dı...
yalan-dan da olsa,
aldanışı-ma,
kustum...
yeter, yeter..
yeter be!!!
çek gözlerini üzerimden,
kapa çeneni
geçmişi unutmam için bir araçtın sen...
sen oldun
geçmişim
bugünüm
yarınım..
şimdi ne-mi değişti...
ipler ipler
ipler kimin elinde!!!!
duymazmısın zilleri
yaşanılan bir sondu.
mschak17052011

han

sırat köprüsün de bir han
son yer levhasının altında
uzanmış boylu boyunca
düşler umutlar ve korkular
kimler yokki,
dostlarım,
unuttuklarım,
korkularım
özlemlerim...
sırat köprüsün de bir han
uyan uyan diye sesleniyor
zühre yıldızı
daha yolumuz var...
mschak 16052011

Ölülere Ağıt

İçinizi kemirmişler
görmezden gelemezsiniz.
bedeninizde ki kir
ruhunuza işlenmiş,
hissetmiyor olamazsınız.
bir varsınız,
bir yoksunuz...
kalabalıklara aldanmış,
kayboluyorsunuz.
gündelik hayatın sırıtmaları...
yüzünüzde çizgilerin ol-mayışının
nedenleri bunlar,
gizleyemezsiniz...
korkak ve...
sitemkarsınız..
birşeyi beğen-miyor
ama birşeyler yapmaktan,
acizsiniz.
gizlenemezsiniz,
nerede
ve nasıl olursa olsun
korkarım
sobelendiniz...
kaçışlarınızın nedeni
bunlar,
çıplaksınız..
üstünüzde ki kıyafetler,
bedeninize yapışmış,
ne yapar-sanız yapın
kendi gerçekliğinizden kaçamassınız...
kölesiniz,
kıyafetleriniz,
eşyalarınız,
altınızda ki arabalar...
efendileriniz...
kölesiniz,
bir kölenin kölesi
olabileceğini-zi göremeyecek kadar
körsünüz..
sizler gibi olmak,
yoh daha önceleri de karşılaştım
sizler gibi..
çok insan gördüm,
ruhunuzu sattığınız,
ışığı taşıyan ile dostum ben,
sahiplerinizin sahiplerinin
sahipleri bunlar,
göremezsiniz,
görseniz bile anlayamazsınız..
anlasanız bile,
bir başkasına aktaracak dilden,
yoksunsunuz....
msa-2011/05/15

ushtra

Eski bir defterim vardı
Bazı sayfaları yırtılmış.
Böyle bir şey yaptığımı hatırlamıyorum.
İki yıldır ilk kez bir şey yazıyorum ona.
Kumu fazla abartıyorlar.
Altı üstü küçücük taşlar işte.
iki cümle..
yine onsuz bir gece
nedense,
belkide
öyle olmalıydı
usthra
konuş benimle
öyle olmamalı de!!!
yine onsuz bir gece
eski defterimi karalıyorum
aklımda-ruhumda "o"
ushtra belli et kendini
su-
susa-dım yine...

Lal-insan

ey insan
acınacak durumdasın,
büyüyen kitleler ortasında-sın
günden güne daha çok yalnızlığa
gömülüyor-sun...
üstündeki kıyafetler etiketlerin
günden güne,
hisse senetlerin düşüyor..
hergün daha bir değersizleşiyorsun,
korkarım söylemek sorundayım,
tercihlerin mide bulandırıcı,
ve bir gün arz-talep eğrin düşecek,
ve çıplak kalacaksın...
ve o zaman
ışıklar yandığı zaman
bir tüy kadar ağırlığın
olduğunun farkına varacaksın,
ama sen zaten biliyorsun,
gizliyorsun...
ve hergün gizliden gizliye aynadaki
suratında görüyorsun..
üzülüyorum senin için,
tiksinti vericisin
usthra...
söyle bana
bu nasıl çelişki...
hem üstüne titremek,
hem de tiksinmek...
26/05/2011

Tut-Sak

BAZI iNSANLAR TUTSAKTIR!
Doğuştan tutsak veya sonradan
ama bir şekilde tutsak !
Korkularına tutsak,
önyargılarına tutsak,
ayıba,
günaha tutsak.
Ve en sonunda kendine tutsak,
hayata tutsak....
BAZI iNSANLAR TUTSAKTIR!
Doğuştan veya sonradan
ama bir şekilde tutsak!
Dününe, kendine,
gönlüne, annesine,
öfkesine...
sabit fikirlerine tutsak!
BAZI iNSANLAR TUTSAKTIR!
Doğuştan tutsak veya sonradan
ama bir şekilde tutsak !
gurur diye ayaklarında ki prangalara
arabalarına,
eşyalarına
bedeniyle selamladığı mücehverlere tutsak!
BAZI iNSANLAR TUTSAKTIR!
Doğuştan tutsak veya sonradan
ama bir şekilde tutsak !
üç kuruşluk akıllarına tutsaktır....
bazı insanlar "bağırsak"...
Bıraksak artık hiçbirini tutmasak !!!!!!

OYUN!!!

bir-oyun,
şimdi başladığım
karanlıklarla bir vals,
gerçeklik ötesi
anlamsız teklerin koşuşturduğu
bir-oyun.
kurallarının boşlukta seyir halinde olduğu
bir-oyun
herşey
şimdi benim ona vereceğim anlamla anlamlanacak.
herşey
benim ona vereceğim anlamda saklı.
herşey
ben anlam yüklediğimde anlamlı.
ne kadar anlamlı olsun istiyorsam
o kadar anlam
yükleyecem onlara!
ve sana;
Müdahele edebileceğin
hiç bir şey yok!
bu oyunda,
sen sadece bir objesin,
bir görüntüden ibaret,
gözünü kapattığın
her yerdeyim,
ışığı taşıyanım,
anlmsızlığın Tanrı'sı,
herşey
olabildiğince bana açık
herşey
olabildiğince sana kapalı
zühre yıldızıyım,
son ve başlangıç,
bitmek tükenmez
aydınlığım,
ebedi ve değişmez olan,
yaratılmamış ve yokedilemez olan,
sürekli ve kalıcı olan Bir-im ben!!!
oyunu başlatıyorum...
sahi senin adın neydi???
sesler...
sesler duyuyorum
daha şimdiden
hoşgeldin diyorlar..
ölümsüz sürücülerin
kısraklarının taşıdığı genç adam.
Bu yolda seni bekleyen
kötü kader yok
bu yol insanların
adalet dışına çıktığı
bir yol da değil.
burada her şeyi,
hakikatın kapısının olduğu
sarsılmaz kalbi bulacaksın.
içimi çocuksu bir sevinç kapla-dı
yolun başın-da,
oyun-un başın-da
hoşçakal karanlık;
merhaba aydınlık!!!!
mschak 06/2011

Çukur

pirü-pak sözler edersin
aklınca esip gürlersin
ben yelken açtım
koca evrene
sen küçük dünyanda
...küçücük deryanla
çevrende ki dalkavuklarla
belli ki çok hoşsun..

Ben bir limanın
Gönüllerin uğrağı
demir atmak kifayet
değil sana
sen rotanı
çoktam şaşırmışsın

Nice kelebekler uçuştu
İpek böceği ustalığı ondan
çukur bu gözüne mi kaçtı

bir çukurdan geldin
bir çukura gömüleceksin
unutma SAKIN!!!

mschak/20/06/2011

kapı

eski bir ezgiyle
kesilir sesim
kapı açılır
içeri girersin
her akşam bir dejavu
yüzünde sarhoşlara özgü
bir gülümseme
her akşam içerdin
öyle kaldın akllımda
bugün de içemeyi-ver..
kapı açılır
kesilir sesim
içerdesindir
yüzünde unutamadığım
tebessüm
her akşam aynı ezgi
senle uyur-uyanırım
kapı kapanır
yine karanlık
uyandım...
mschak/2011

Spartaküs

Kalk ayağa spartaküs!
köleler arasında çok sırıtıyorsun,
kan-savaş kokusu burnunda tütüyor biliyorum.
bırak bu yaşam kaygusunu,
bırak bu köleyi,
kurtuluşa erenlerden olmayanları,
kalk ayağa spartaküs!
burası yetiştiğin ovalara benzemez,
yok bu işin ustas,ı
çırağı olasın,
ustalık içinde,
kalk ayağa spartaküs!
seyre dalma yalana,
ne çabuk alıştın köle olmaya,
kurtuluş fikrini yükselt,
bağır-çağır,
kalk ayağa spartaküs!
bu deniz,
bu gökyüzü,
bu şehir,
prangadır yüreğine....
kalk ayağa spartaküs!
haykır celladının yüzüne
sen sahibiim değilsin
sahibi olanların sahipleneceği birşeyleri de olmaz...
körler görmez!
sağırlar işitmez!
köleler hissetmez!
öyleyse ne diye deviniyorsun!
bu mezbada!
kalk ve dikil hayata.....

mschak/2011/06/26

İnsandır bu dediğin

Kölesi olur kiminin,
kölesi yapar kimini,
insan bu dediğin!
yiğitlikte var suyunda
namertlikte...
insan bu dediğin!
kimne fırtına
kimine kuş misali
açar tükürüklü bedenini
insan bu dediğin!
atası az eğlendirmemiştir
seyre dalanları
maymunlukta yapar
aslanda kesilir kimi-zaman
insan bu dediğin!
severse ruhunu serer
sevilirse ruhunu gizler
insan bu dediğin!
1000 yılda yaşasanız omuz omuza
gün olur omuz büker
bir günün sonunda
insan bu dediğin!
adı vardır
eskiden hakettiği
şimdileri
sahiplerinin verdiği
beyaz-mavi gömlekli
insan bu dediğin!
konuşmaya başlasan ömür yetmez
sussan ömür bitmez
insan bu dediğin!
sevsende sevmesende
ne elden
ne gölden
ne de gönülden
bişey gelmez
yaşarsın onlarla
usta ne güzel eylemi-te söylemiş
"ne gelir elden insan olmaktan başka"

mschak/2011/06/26