'Hayat parasız olmalı' diyen bu adam kim?
İnternette çığ gibi büyüyen 21. yüzyılın ütopya hareketi Zeitgeist'ın fikir babası Jacques Fresco ntvmsnbc'ye konuştu. Fresco, dünyalılara paranın olmadığı teknolojik bir yaşam biçimi öneriyor. Önermekle kalmayıp yol da gösteriyor.
ISTANBUL - Paranın artık yaşamınızda olmadığı, teknolojinin insanlığın yıkımı için değil yükselişi için kullanıldığı ‘çağın zihniyetini’ yakalamış bir medeniyet hayal edin…
Bilimkurgu romanından fırlamış gibi görünen böyle bir toplum oluşturma fikri, ilk kez Jacques Fresco'nun ağzından, 'Venüs Projesi' adıyla ‘Zeitgeist Addendum’ belgeselinde, dünya kamuyoyuyla paylaşıldı.
Peter Joseph tarafından 2007 ve 2008 yılında çekilen 'Zeitgeist-Çağın Zihniyeti' ve 'Zeitgest Addendum-Çağın Zihniyeti Devam' belgeselleri günümüz modern dünyasının temellerini eleştiriyor. Sadece 'Addendum' internetten 50 milyon kere indirildi. Peki nedir bu Zeitgeist?
Zeitgeist, Dünya'nın sahip olduğu zengin kaynakların ve teknolojnin yardımıyla, insanların doğaya sahip değil doğaya ait olduğu fikrini benimsiyor ve şimdiki sistemin dünya üzerindeki tüm sorunlara neden olduğunu iddia ediyor. Hem de geçerli delillerle; modern toplumla beraber insanlığın üstüne kabus gibi çöken şavaş çılgınlığı, Afrika'nın içinde bulunduğu kıtlık...
Zeitgeist temel olarak, "20. yüzyılda bilgi çağı savaş ile geldi, 21. yüzyılda ‘bilinç çağı’na ‘barış’ ile neden girilmesin?"' sorusuna cevap arıyor. Asimov’un, hiç gece olmayan gezegende geçen hikayesindeki insanlar nasıl ilk defa yıldızların ışığını gördüklerinde korkuyorsa, biz de barışın aydınlatıcı ışığından o kadar rahatsızız...
Zeitgeist ve Venüs Projesi ne öneriyor? Ortaya koyduğu ütopyaya ulaşmak mümkün mü? Projenini fikir babaları Jacques Fresco ve Roxanne Meadows ntvmsnbc'ye anlattı;
AÇLIK, YOKSULLUK SON BULABİLİR
'Zeitgeist Hareketi' ve Venüs Projesi nedir, neyi amaçlıyorsunuz?
Venüs Projesi geliştirdiği planla, özet olarak huzurlu ve sürdürebilir temeller üstüne oturmuş evrensel bir toplum vaat ediyor ve insan haklarının bir kağıt parçası değil, yaşam tarzı olduğu bir toplumun altını çiziyor. Proje ilk defa ‘Zeitgeist Addendum’ belgeseliyle uluslararası kamuoyuyla paylaşıldı.
Zeitgeist hareketi Venüs Proje’sinin aktivist kolu olarak yer alıyor. Venüs Projesi geleceği gösteren bir ayna değil; Projenin amacı zaten bildiğimiz şeyleri uygulamaya koyup sürdürülebilir gelişimiş medeniyet seviyesine ulaşmak. Yıllar süren savaş, açlık, yoksulluk ve insanların haksız yere çektikleri acılar aslında önlenebilir olmakla beraber, kabul edilemez bir gerçek. Bunun için de bildiğimiz medeniyetin yeniden en baştan tasarlanması gerektiğini düşünüyoruz. Bu amaçtan daha azını hedefleyen bir girişim günümüze kadar yaşananların devamına yol açacaktır.
Hareketimiz, şu ana kadar var olmuş olan hiçbir politik ekonomik ve sosyal sistem gibi yol almayacak. Yakın gelecekte paradan, politikadan, bireysel ve ulusal çıkarlardan bahsedilmeyen, amacı yüksek bilinç ve huzur seviyesine ulaşmak olan bir toplum öngörüyoruz. Çok idealist görünüyor olabilir fakat bu düşünce yıllar süren deneysel araştırmalar sonucu ortaya çıktı. Yapmamız gereken eğitim, ulaşım ve temiz enerji kaynaklarının üstüne gitmek.
Birçok insan daha yüksek etik değerlere sahip uluslararası kanunların veya anlaşmaların sürdürülebilir bir toplum oluşturmada en etkili yol olduğuna inanıyor. Etik seviyesi en yüksek insanlar politikacı olup bizi yönetseler bile günümüzde yaşadığımız sorunları yaşamaya devam edeceğiz. Çünkü asıl ihtiyacımız olan dünyanın kaynaklarını akıllıca kullanmak...
DÜNYA KAYNAKLARI HERKESE AİT
Küresel rekabet ve teknoloji hızla ilerlerken, uluslar ve insanlar ortak tehditlerle karşı karşıya... Aşırı nüfus artışı, enerji kıtlığı, küresel ısınma çevre kirliliği, su kıtlığı, ekonomik buhranlar, kontrol edilemeyen salgınlar gibi sorunlar hepimizi tehdit ediyor. Birçok insan bu durumların ortaya çıkmasını önlemek için uğraşmasına rağmen sosyal ve çevresel problemlerin devam etmesinin nedeni, dünyanın zengin kaynakalarının çoğunun bir kaç güçlü devletin ve onların finansal çıkarları için kullanması.
Eğer hala devam eden uluslararası sorunların sona ermesini istiyorsak, Dünya’yı ve onun zengin kaynaklarını parsellemek yerine tüm insanlğın ortak mirası olarak kabul etmeliyiz.
Bu amaca ulaşmak için neler yapıyorsunuz?
Zeitgeist hareketi ve Venüs Projesi hızla büyüyor ve her gün yüzlerce kişi katılıyor. Her Çarşamba ABD’de yayınlanan radio programında proje ve fikirlerimizi anlatıyoruz. Danimarka’dan İngiltere’ye hatta Meksiya kadar uzanan paneller düzenliyoruz. 2010 yılında ise tüm dünyayı gezmeye başlayacağız. ‘Satılık gelecek’ ve ‘Dünya 2.0’ adlı iki film şu an yapılıyor. Venüs Projesi hakkında detaylı bilgileri bu filmlerle de paylaşacağız. Venüs Projesi’nin dizayn takımın başında olan Andrew Buxton benim çizimlerimi hayata geçrmek için oldukça çaba sarfediyor. Projedeki binlerce kişi insanlara bu fikri tanıtmak için çalışıyor.
İkinci Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında ABD'yi çağ atlatan bir çok tasarımda Fresco'nun imzası var. |
KAYNAĞA DAYALI EKONOMİ
Bahsettiğiniz gibi Venüs Projesi’nde paraya dayalı sistem tamamen ortadan kalkıyor fakat bu projenin hayata geçemsi için çok büyük miktarda para gerekiyor. Bu bir çelişki değil mi?
Evet öyle. Fakat günümüzde bütün hizmet ve ürünlerin parasız karşılandığı kaynak bazlı bir ekonomik sistemde yaşamıyoruz. Aslında dünyada kaynak bolluğu var. Bizim kaynakları paylaştırma fikrimiz parasal hiç bir sisteme bağlı olmayacak ve piyasa ekonomisinin yarattığı ‘kısıtlı kaynak’ yalanını ortadan kaldıracak.
Bugün çok yüksek teknolojiye saihibiz. Fakat sosyo-ekonomik yapımız çağ atlamamıza engel oluşuturuyor. Tamamen borçsuz ve herşeyin bol bulunduğu bir dünya yaratabiliriz. Teknolojinin ve bilimin insanlar için ve zekice kullanımıyla yüksek refah seviyesinde, çevreci bir toplum oluşturmak istiyoruz. Bunu gerçekleştirebilecek paramız yok, fakat ihtiyacımızdan fazla kaynağımız var dünyada. Bu nedenle kaynak bazlı ekonomiyi savunuyoruz.
Venüs Projesi'nin bir yaptırım gücü yok. Bize düşen dünya için iyi olacağını düşündüğümüz fikirleri kamuoyuyla paylaşmak. Fikirlerin beden bulması için insanların bu fikre inanmasına ve anlayışına ihtiyacımız var. Tüm dünya için bu şekilde uygulanabilir planı olan başka kimse yok. Evet şu anki parasal sistemde finansal desteğe ihtiyacımız var fakat insanların projeyle ilgili fikirleri konuşup paylaşaması bile bahsettiğmiz toplumun temellerini atıyor. Bizde bu fikirlerin paylaşımı için filmler başta olmak üzere tüm interaktif paylaşım olanaklarını kullanıyoruz.
Hareketiniz giderek sosyal bir olaya dönüşüyor. Herhangi bir hükümetten veya sivil toplum kuruluşundan destek geldi mi?
Hiçbir hükümet ve topluluktan destek almıyoruz şu anda.
Hareketiniz filmden sonra özellikle internet ortamında paylaşılan videolarla çığ gibi büyüdü. Bu olay interaktif paylaşım çağı için ilk işaretler olablir mi sizce?
Evet internet, büyük medya kuruluşları tarafından ihmal edilmesime rağmen fikir ve bilgi paylaşımı için en büyük umudumuz.
Hareketinizle New Age akımı arasında bir bağlantı var mı?
Hayır, hiç bir bağlantı bulunmuyor. İnsanlığın yön ve amaç algısını değiştirmesi ve güncellemesi gerekiyor. Temel problem insanoğlunu doğadan ayrı bir varlık gibi düşünmek. Oysa bütün değerlerimiz, inançlarımız ve davranışlarımız doğal bir süreç olduğu kadar doğanın kanunlarının bir parçası. Hepimiz dünyada varolan genel bilinçin küçük parçalarıyız.
New Age akımının idealistliği ve insanlık yararına düşünceleri lafta kalıyor ve arzularına ulaşmak için amaç ve metodları bulunmuyor.
Zeitgesit hareketinin ve Venüs Projesi’nin Türkiye'deki durumu hakkında düşünceleriniz neler?
Türkiye’de Zeitgeist hareketi ve Venüs Projesi çok fazla destek aldı. Bir çok gönüllü, hareketimize katıldı. Onların katılımıyla Venüs Projesi büyümeye ve gelişmeye devam ediyor.
Venüs Projesi'nden çizimler |
Jacques Fresco Kimdir?
1942 yılında şu anki adı Revell-Monogram olan Revell Plastics Company'de Lou Glaser ile birlikte çalışmaya başladı. Bazı konularda sonradan fikirleri uyuşmasa da havacılık ve uzay araştırma-geliştirme, mimarlık, verimli otomobil tasarımları, çıplak gözle görülebilen üç boyutlu görüntü yansıtma yöntemleri ve üç boyutlu röntgen cihazları gibi tıbbi ekipman tasarımı alanlarında çalıştı. Kendini eğitmiş bir endüstri tasarımcısı olan Fresco aynı zamanda sosyal mühendis, mucit, yazar ve dünyanın en önemli fütüristlerinden biri olarak gösteriliyor. 2008 yılında ülkemizde gerçekleşen Fütüristler Zirvesi'ne konuşmacı olarak katılmıştı. Fütüristler Zirvesin'de Fresco'nun en akılda kalıcı cümlesi; "2. Dünya Savaşı'nın başında ABD'nin elinde 600 kadar birinci sınıf savaş uçağı vardı. Bir sene içinde, 90,000 den fazla uçak yapılarak bu eksikliğin üstesinden gelindi. 2. Dünya Savaşının başında soru şuydu: Savaş için gereken donanımı üretmemizi sağlayacak yeterince finansal kaynağımız var mı? Cevap: Hayır'dı. Ne yeterince para ne de yeterince altın vardı; Ancak gereğinden fazla doğal kaynak vardı. Varolan kaynaklar sayesinde savaşı kazanmaya yetecek yüksek üretim ve etkinlik sağlandı. Maalesef bu sadece savaş zamanlarında dikkate alınıyor" oldu.
Jacque Fresco 13 Mart 1916 yılında dünyaya geldi. Büyük Buhran sonrası eğitimi bırakıp kendi Rotor Craft Helikopter Şirketi'nde profesyonel iş yaşantısına başladı. Amerika Birleşik Devletleri'nin Ohio eyaletinin Dayton şehrinde Wright-Patterson Hava Kuvvetleri Üssü'nde ve Kaliforniya eyaletinde Los Angeles şehrinde Raymond De-Icer Şirketi'nde 'askeri tasarım ve geliştirme birimi'nde hizmet verdi. Birçok şirkette çeşitli görevler üstlendi. Hollywood'da Art Center School'da sinema endüstrisi alanında teknik danışman olarak görev yaptı ve endüstriyel tasarım üzerine dersler verdi.
# Leonardo da Vinci kendi kendini yetiştirmiş bir rönesans adamıydı.
# Bir bilim adamı, sanatçı ve mucit olarak, Da Vinci'nin dehası eşi görülmemiş bir çalışma ortaya koydu.
# Ardında bıraktığı çizimler onun yeniliklerine ve özgünlüğüne vasiyeti olarak kaldı.
# Da Vinci'nin ana engellerinden biri, düşüncelerini gerçeğe dönüştürmek için ihtiyacı olduğu araçlardan yoksun olmasıydı.
# Jacque Fresco da, kendi kendini yetiştirmiş bir bilim adamı, mimar ve mucittir.
# Bütün hayatını, sorgulamaya, anlamaya ve yenilikçiliğe adamıştır.
# Verimli bir yaratıcı olan Jacque, yaşamının çoğunu kültürümüzü yeniden tasarlamakla geçirdi.
# Da Vinci, yalnızca gelişmiş malzemelere ihtiyaç duyuyorken...
# ...Fresco ise, oldukça geniş kapsamlı olan fikirlerini gerçekleştirmek için, sosyal ve politik kaynaklara erişimden yoksundu.
# Ağustos, 1974
# Konuğumuz, Miami'li sıradışı bir adam olan Dr. Jacque Fresco. Yaptıklarından biraz bahsedecek olursak;
# Sosyal mühendis, endüstri mühendisi, tasarımcı ve yenilikçi.
# Rotor Craft Helikopter danışmanlığı, Los Angeles Bilimsel Araştırma Laboratuvarları yöneticiliği...
# ...araç gereç taslaklarından x-ışını ünitelerine kadar muhtelif tasarımlar ve telif sahipliği.
# Architectural Records, Popular Mechanics, Saturday Review'de çalışmaları yayınlandı.
# Sinema sektöründe teknik ve psikolojik danışmanlık...
# ...hava kuvvetleri endüstri üyeliği, Wright Field'da geliştirme birimi tasarladı...
# ...elektrostatik anti-buzlanma sistemleri geliştirdi...
# ...önüretimli alüminyum evler tasarladı.
# Peki, sürücü ehliyetinizde ne yazıyor?
# Neyle iştigal ediyorsunuz?
# - Endüstriyel tasarımcıyım.
# - Jacque, peki sen...
# - Sosyal mühendisim.
# - İnsanların, Miami'de yaşayan Jacque Fresco hakkında konuşmaları ve...
# ...zamanımızın çok ötesinde biri demeleri, seni rahatsız ediyor mu?
# "Biz, onun gibi ileri düzey düşünme biçimine hazır değiliz" gibi söylemleri...
# Her alandaki yaratıcı insanın, bu tarz problemlerle karşılaştığını sanıyorum.
# Hayır, rahatsız etmiyor. Çünkü, daha önemli olan birçok şey var.
# Jacque Fresco bir gelecekçi.
# Bir gelecekçi, gelecekte neler olabileceği konusunda...
# ...düşünceleri ve eylemleri olan biridir.
# O, 1920'lerden bu yana geleceği planlıyor.
# Filozof ve kuramcı biri olmanın yanı sıra...
# ...mühendis, endüstri tasarımcısı ve sosyal planlamacıdır.
# İlâhiyattan davranış bilimlerine, biyolojiden fiziksel bilimlere kadar...
# ...bir çok akademik disiplin üzerinde çalıştı.
# Jacque Fresco, yarının dünyasından yalnızca bahsetmekle kalmıyor.
# Tüm dünyayı sıfırdan inşa edecek bir plânı var.
# - İlk çizim yapmaya başladığınız zamana gitmek istiyorum.
# - Çizime başladığım zaman mı? - Evet. - Çok eski zamanlardı.
# - Sekiz ya da dokuz yaşlarındaydım.
# - Gelecek hakkında mı?
# - Evet. O zamanları hatırlayabildiğim kadarıyla, ben hep geleceğe ilgi duyardım.
# "Metropolis" adında bir sinema filmi vardı. Çok farklıydı, tüm dikkatimi çekmişti.
# Standartların dışında kalan ilk filmdi.
# Kesinlikle kabul edilemez, aşırı sistematik bir gelecek tasvir ediyordu.
# Ama, filmdeki mimari ve robot teknolojisi ilginçti.
# Uçaklar ve gelecekteki kentler, su altı şehirleri, yüzen şehirler...
# ...iniş sahasına sahip gökdelenler, hepsinin resmini çizmiştim.
# Bir postanenin nasıl olması gerektiğiyle ilgili bir düşüncemi resmetmiştim.
# Havaalanı, postaneye çok uzaktı, teslimat için kamyonları vardı.
# Düşündüm ki, uzunlamasına postane binaları var fakat...
# ...neden uçakla üstlerine konup postayı kaparak havadan devam etmeyelim ki?
# Ben de, çatılarında iniş platformu olan binalar çizdim.
# Hafifçe açılıydı, böylece uçak zahmetsizce iniş yapabilirdi.
# Eğim olduğundan dolayı uçak yavaşlar, postayı alıp, aksi açıda devam eder.
# Sonra, gemileri denedim.
# Yolcu ve yük gemilerinin ve sonra da uçak gemilerinin çizimlerini yaptım.
# Sonra çizimlerimi okul müdürüme gösterdim.
# Bana dedi ki,
# "Bucky Fuller diye birini duydun mu?"
# Dedim ki, "Hayır."
# "Peki onunla tanışmak ister misin?" dedi.
# Ben de, "Tabi, olur...
# ...o ne iş yapar?" dedim.
# "O da senin gibi bir mucit...
# ...bir sürü yeni şey düşünüyor." dedi.
# Bay Fuller, 20. yüzyılın en ünlü gelecekçilerinden biriydi.
# Esasen, jeodezik kubbe'nin mucidi olarak bilinir.
# Fuller, teknolojinin insancıl yaklaşımla kullanılması yanlısıydı.
# İşte Bucky Fuller oradaydı. "Dymaxium" adını verdiği arabasıyla orada oturuyordu.
# "Dymaxium ne demek?" diye sordum. "Şekilde ulaşılabilecek en yüksek form." diye cevapladı.
# Onunla sosyal konular üzerine konuştum. Dedim ki,
# "Peki ya endüstri çalışmalarını tüm insanların menfaatine kullanarak, toplumu başka bir forma dönüştürmek?"
# "Ne demek istiyorsun?" dedi.
# Dedim ki, "Çalışan insanların greve gitmeleri yerine...
# ...çalışmalarının karşılığında onlara da bir pay versek...
# ...iktisadi faaliyet geliştiğinde, otomatik pay alırlar.
# İşler kötüye giderse de daha az pay alırlar."
# Arkasına yaslandı ve dedi ki,
# "Nesin sen, sosyal planlamacı falan mı?"
# "Olmak istediğin şey bu mu?"
# "Adının ne olduğunu bilmiyorum." dedim.
# "Ama, bence iş görür."
# "İnsanları daha istekli hâle getirebilir."
# Dedi ki, "Sana birşey söylememe izin ver. Yeni bir araba edinmek bile yeterince zor.
# Bir de sen, toplumu değiştirmeye çalışıyorsun."
# Bu olay, o ders vermeye başlamadan yıllar önceydi.
# Alber Einstein der ki;
# "Bugün dünyada var olan sorunlar...
# ...onları yaratan düşünce seviyesiyle çözülemez."
# - Einstein'la tanıştınız mı? Albert Einstein? - Evet.
# - Albert Einstein'la tanışmak nereden aklınıza geldi?
# Radio City isimli bir tiyatronun dışındaydım.
# Derken, kocaman beyaz saçları olan bir kadının dışarı geldiğini gördüm.
# "Aynı Einstein'ın ablası!"
# ...dedim arkadaşlarıma.
# Ardından, Einstein çıktı geldi.
# Bence, o gerçekten ablasıydı.
# Bense bu konuda yalnızca şaka ediyordum..
# Yanına yaklaştım ve dedim ki, "Sizinle tanışmamız mümkün mü?"
# "Niye ki?" dedi.
# Ben de, "Sormak istediğim binlerce soru var." dedim.
# Ama dedi ki, "Ben Princeton, New Jersey'de yaşıyorum."
# - Onu ziyarete gittiğiniz günü bana anlatın.
# - Evine gittim. Mütevazı bir evdi.
# Dedim ki, "Doğada bir ahenk var gibi görünüyor.
# Buna ne buyurulur?"
# Dedi ki, "Evet, evren kurallı bir yer ancak...
# ...ahenk, bununla ne demek istediğini bilmiyorum."
# Dedim ki, "Bir fare haşereleri yediğinde, bu farenin bünyesini destekliyor olabilir.
# Peki ya haşerenin bünyesi?"
# Avludaki bataklık suyundan birazını aldı ve...
# ...mikroskopun altına yerleştirdi. Ve dedi ki,
# "Bak; herşey, yek diğeriyle mücadele ediyor.
# İnsan bedeni içinde herşey, diğer herşeyle mücadele ediyor.
# Okyanusta, büyük balık, küçük balığı yiyor."
# Einstein'la, oturup bir çok konudan konuşmak için...
# ...çok fazla zamanım olmadı. Çünkü, pek bu alanda değil gibi görünüyordu.
# Bana dedi ki, "Sen matematikle alâkalı mısın?"
# "Matematikle alâkan var mı?"
# "Geometri sana ne ifade ediyor?"
# Bilirsiniz.
# Bu konuya çok fazla girmek istemedim. Çünkü bence bu konudan sapmaydı.
# Matematik sadece bir araçtır. Sosyoloji ve antropoloji gibi.
# Bunlar, geleceği şekillendirmede kullanacağımız enstrümanlardır.
# 1929'da hisse senedi piyasası çöktüğünde, Jacque yalnızca 13 yaşındadır.
# Büyük Buhran'ın gelişi sırasında...
# ...meraklı ve araştırmacı genç adamın kafasında birçok soru işareti oluşur.
# New York'ta yaşarken, etrafında anlaşılması çok zor, acı ve keder bulur.
# Gördüğü bu karışıklık, çelişkiler ve boğuşmalar, onun kişiliğinde kayda değer bir etki bırakır.
# Herşey çok kötüye gidiyordu ve başka tarafa bakmam mümkün değildi.
# Ve, nasıl olduysa oyunun kuralları bozuldu diye düşündüm.
# Birçok farklı toplantıya katıldım.
# Komünist toplantıları, sosyalist toplantıları, faşist toplantıları, "Birleşik İnsanoğlu", teknokrasi.
# Dünyaya ne öğretildiğini görmek istedim. Doğu felsefesi de bunlara dahildi.
# İnsanların ne düşündüğünü ve ne istediğini bilmek istedim. Neden tek bir sisteme yapışıp kalıyorlardı?
# Bir sisteme her ulaşıldığında...
# ...toplum, o sistemi korumaya yatkın oluyordu. Daha ötesine geçmeyi düşünmüyorlardı bile.
# Ancak konu teknolojiye gelince, ne üretirsek üretelim, daha iyisini yapmaya çalışıyoruz.
# Bana göre uygarlık tarihi, değişim tarihdir. Sosyal değişim, beşeri düzenlemeler...
# ...evler, tekneler, uçaklar, trenler. Tümü sosyal evrim sürecinin içindeydiler.
# Dilimiz, dış görünüşümüz, değerlerimiz ve davranışlarımız da dahil.
# Büyük Buhran derinleşirken, Jacque New York'tan ayrılır ve ülke çevresinde otostop çekerek gezmeye başlar.
# Seyahatleri sırasında, birbirinden farklı ve ilginç birçok insanla tanışır.
# Birçoğu, kendisi gibi adil ve eşit bir yaşam arayışındadır.
# Sonunda, Tahiti'nin ılık denizli, ilkel adalarında yolculuğunu sona erdirir.
# Güney denizlerine gitmek istemiştim, çünkü doğaya ait olanların paylaşımı fikrinden hoşlanmıştım. Bu konuda birşeyler okumuştum.
# Misal, kabile şefinin altı karısı varsa ve siz bir yabancıysanız, şef size der ki;
# "İşte bu en güzel karım. Umarım seni memnun eder."
# Karılarının kendilerine çok haz verdiğini ve...
# ...misafirine de haz verebileceğini düşünür.
# Neden biliyor musunuz? Bu konuda farklı düşünürler.
# Bu olay kafamı bulandırdı ve beni düşünmeye zorladı.
# "Hey, hay Allah...
# Benim bildiğim bu iş böyle değildi. Benim bildiğim de böyle miydi, yoksa beynim mi yıkanmıştı?
# Böylece kendime şöyle sorular sormaya başladım.
# Sana anlamlı gelen şeyin, gerçekten anlamlı olduğunu nereden biliyorsun Jacque?
# Peki ya kendi değer yargıların? Düşün bakalım, belki asıl seninkiler saçmalıktır.
# Pearl Harbor. 7 Aralık 1941
# Tahiti'nin işgal edilebileceği endişesiyle...
# ...Jacque ABD'ye geri döner ve ordu hava birliklerine katılır.
# Savaş bittiğinde, binlerce fabrika atıl durumda kalmıştır.
# Savaş ürünleri üretilmediğinden, üretim kapasitelerine ihtiyaç kalmamıştır.
# Alüminyum üretimi için kullanılabilir muazzam kapasite olduğundan...
# ...Jacque, tamamı alüminyum kalıplardan çıkarılan ve inşa edilen bir ev tasarlar.
# Ortaya çıkan sonuç hem yenilikçi, hem de zaman ve malzeme kullanımında son derece verimlidir.
# Mesela pencere montaj yerleri, kalıptan çekildiğinde, contalarıyla birlikte hazırdı.
# Tüm pencereler, 12 dakika gibi sürede...
# ...çabucak monte ediliyordu.
# Evin kurulumu da sekiz saat alıyordu..
# 1948'de Warner Bros'da görücüye çıkarıldı. Stüdyo çevresinde uzun bir kuyruk vardı.
# Binlerce insan görmeye gelmişti. Uçaklar gökyüzüne dumanla şöyle yazıyordu:
# "Trend Ev'i Warner Bros stüdyosunda ziyaret edin."
# Gazetelerde tanıtımı yapılmıştı.
# Architectural Record, seri üretim tarzı evlerin ilki olarak bahsetmişti.
# Jacque'ın, yenilikçi problem çözümlerinin değeri anlaşılmıştır.
# Becerileri sayesinde, işinin ehli bir mucit hâline geliyordur.
# Durmaksızın yeni buluşlar icat ettiği bir araştırma laboratuvarı vardır.
# Zamanının çoğunu kendi ilgi alanlarına ayırırken...
# ...aynı zamanda, girişimciler için geniş bir teknolojik yelpazede çalışarak...
# ...özel buluşlar tasarlar ve imal eder.
# Medikal ve dental aygıtlardan, üç boyutlu sinema gösterim sistemlerine...
# ...her alanda buluşlar yapar.
# Zamanında, Jack Morse isimli bir film yapımcısı vardı.
# Onunla Warner Bros stüdyolarında tanışmıştım.
# Trend Ev'i görmek için geldi.
# Herşey birbiriyle o kadar uyumluydu ki...
# ...şaşkınlık içerisindeydi.
# "Böyle şeyleri nasıl tasavvur ediyorsunuz?" dedi.
# Bilirsiniz.
# Ben de nasıl düşündüğümü açıklamaya başladım.
# Ve o beni çok ilgi çekici buldu.
# "Biraz dışarı gelsene." dedi.
# Orada büyük bir arazisi vardı.
# Ve dedi ki, "Sence, gözlük kullanmadan...
# ...üç boyutlu bir film gösterim makinesi yapabilir misin?"
# Ben de, "Evet." dedim.
# "Yapabileceğini nereden biliyorsun ki?" dedi.
# "Sanki daha önce yaptın da?"
# Dedim ki, "Evet, bu doğru.
# Ancak bu fiziksel bir hadise ve yapabileceğimi düşünüyorum."
# "Peki nasıl başaracaksın?" dedi.
# "Henüz bilmiyorum." dedim.
# Detaylarından bahsetmemeyi tercih etsem de...
# ...birbirinden farklı uygulamalarım vardı.
# Fakat, üç boyutlu görüntülemeyi farklı yollarla elde ettim.
# En kolay yolu ise, ekranın arkasından sağ göz ve sol göz görüntüsünü...
# ...sağ göze ve sol göze yansıtmaktı.
# Eğer yana doğru hareket ederseniz, görüntüyü kaybediyordunuz.
# Sonra Jack, gerisini Technicolor'ın getirmesini istedi.
# Onları alıp geldi ve gözattılar.
# "Bunu nasıl yapıyorsunuz? Oldukça ilginç."
# Dedim ki, "Bunu ifşa etme özgürlüğümüz yok...
# ...ta ki, siz sonraki gelişim aşamasına geçene kadar."
# "Peki görsel yalıtımı nasıl muhafaza ediyorsunuz?" dediler.
# "Bunu şimdilik sizinle tartışamam." dedim.
# Görüntüye baktılar, cam gibi tertemizdi, çizgiler yoktu.
# "Pekâlâ, bu şimdiye kadar gördüğümün en iyisi, fakat...
# ...30 derece açıda etki azalıyor." dediler.
# "Evet, öyle." dedim.
# "Ve geriye doğru mesafe açıldıkça, daha da kayboluyor.
# Bu konuda birşey yapabilir misin?" diye sordular.
# Dedim ki, "Evet...
# ...bu yüzden buradasınız.
# Sonraki aşamaya geçebilmek için."
# Dediler ki, "Bak Jacque, etki azalmasından kurtul...
# ...mesafe probleminden de kurtul, sonra bizi ara."
# Böylece, o proje öldü.
# Trend Ev'in öldüğü gibi.
# Ben de, insanlar arka çıkmadan Alexander Graham Bell'in telefonu icat etmeyi nasıl başardığı gibi konularda...
# ...kitaplar okudum.
# Xerox makinesi tamamen yapılabilmişti.
# Edison ampülü yapabilmişti..
# Tanınmış biri olana kadar...
# ...hiçkimse ona arka çıkmamıştı.
# - Bunlar ne için? Bütün bunlar ne işe yarıyor?
# Bunlar muhtelif cerrahi gereçler, değil mi?
# - Evet, muhtelif türlerde, ama oradakiler tamamı değil.
# Retraktörün ne olduğunu biliyor musunuz? - Hayır.
# Ameliyat sırasında deriyi açık tutmaya yarar.
# Muhtelif türde retraktörler var.
# Şunun amacı...
# ...protezi takmadan önce kemiği döndürmekti.
# Uyluk kemiğinin üst bölgesini çevirir.
# Şurada, içinde delikler olan cımbızlar var. Ön yüzündeki deliklere bakacak olursanız...
# ...kaslara zarar vermeden dikiş atılmasını sağlar.
# Kasın üzerine yerleştirirsiniz ve delikler tam olarak kas ve deri arasında kalır.
# Gözlerinizi zorlamanıza gerek kalmaz.
# - Yani, bunlar sizin tasarladığınız şeyler.
# - Evet, uzun zaman önce.
# - Sözleşmeli olarak mı? - Evet, öyle.
# - Bunları sözleşmeli olarak mı tasarladınız? - Evet.
# Binlerce farklı şey yaptım.
# Fakat doktorun biri, bunları kendi adına patentledi.
# Ama olsun, ne yapalım.
# Ne yapmak istediğimi bilmiyordum.
# Varolan şeylere baktım ve hepsini değiştirmek istedim...
# ...tekerlekli sandalyeleri falan.
# Daha iyi yapmak istedim, bilirsiniz.
# Geliştirilmesi kolay buldum.
# Ama buluşlar paraya mâl oluyordu.
# Ve patentlemek için param yoktu.
# Ben de binlerce buluş yaptım ve...
# ...dosyalayıp kaldırdım, çünkü param yoktu.
# Kazandığım bütün birikimlerimi ihtiyacım olan teçhizatlara harcadım.
# Mesela, yapay bir bacak üzerinde çalışıyorsam ve 200 dolarım varsa...
# ...kalan son 200 dolarımı bunun için harcıyordum.
# Onu çözsem, kira çıkıyordu, elektrik faturası geliyordu...
# ...ve ben ödeyemiyordum.
# Sonra icra memurları geldi ve...
# ...laboratuvarımdaki herşeyi haczetti.
# Ben de şöyle arkama yaslandım, idare edemiyordum.
# "25 dolar kira için ayırayım, 200 dolar şu makine için ayırayım." falan.
# Bunu yapamıyordum, çünkü üzerinde çalıştığım...
# ...birçok bilim dalının kapsamı dışında kalan alanlardaki...
# ...problemlerin çözümüne çok yakındım.
# Floresan tüpünde hareket halinde yüksek voltaj ve...
# ...bu voltajı üreten trafonuz vardır.
# İçine fosfor koyarsınız ve ışık verir.
# Ama tüp yuvarlaktır ve...
# ...arka kısımdaki fosfor hiçbir işe yaramaz.
# Sadece ön kısımdaki fosfor işlevseldir.
# Ben tüpü oval yapmak istedim.
# Böylece oval tüpte daha fazla ışık yüzeyine sahip olursunuz.
# Sonra tüpün dışına büyük yansıtıcı koymak yerine...
# ...aynayı tüpün içerisine koyup...
# ...tüpün arkasından geri yansıtmak istedim.
# Tüpü yapacak param yoktu.
# Sonra dedim ki: "Tüpü ne diye yapayım ki?
# Neden fosforun parladığı düz cam tabaka üzerinde çalışmayalım ki?"
# Elektrik geçiren cam yaparsınız.
# Peki, yalıtkan birşeyi nasıl iletken hale getirirsiniz?
# Fosfor ve cam içerisine metalik zerrecikler koyarak.
# O zaman ne olurdu? Elektrik akımının camın içinden geçip fosforları canlandırdığı...
# ...düz bir tabakanız olur.
# Bir lamba istemezsiniz! Bir lamba ışığı tek bir tarafa verir.
# Ben tüm yüzeyi aydınlatmak istedim.
# Zamanla, Jacque'ın gelecek hakkındaki fikirleri...
# ...daha organize ve odaklı hâle gelmeye başlar.
# Giderek, teknolojik uzmanlığıyla...
# ...insan davranışı, sosyoloji ve sosyal yapı hakkında öğrendiklerini...
# ...bir araya getirmeye başlar.
# - O alandan bu alana, iyileştirme yapmak için yıllarımı harcadım.
# Dedim ki, "Bakın, bütün toplum yaptıklarımızla yoldan sapıyor.
# Neden toplumu yeniden tasarlamıyoruz?"
# Binlerce ürün imal etmekten daha kolay olurdu.
# - Yani gerçekten toplumu yeniden tasarlamaya karar verdiniz.
# - Çünkü yamalamak...
# ...hiçbir işe yaramıyordu.
# Verimli değildi. Sonra da benim komünist olduğumu düşündüler.
# Toplumu yeniden tasarlamak isteyen biri, başka ne olabilirdi?
# - Sosyo-sibernetik nedir?
# - Sosyo-sibernetik...
# ...yeni bir organizasyondur ve sorunların çözümünde...
# ...bilim ve teknolojinin...
# ...gelişmiş seviye uygulamasını sunar.
# Böylece yıllardır kaybettiğimiz çevreyi...
# ... geri kazanabiliriz.
# Toplumumuza bugün yön veren...
# ...yapaylıktan ve aşırı devletçilikten uzaklaşarak...
# ...toplumu daha insancıl bir hâle getirip...
# ...insanların saygın bir şekilde yaşamasının yollarını inşa eder.
# Toplumumuz birçok yönden parçalanmış gibi görünüyor.
# Sosyo-sibernetik, insanî koşullarda...
# ...toplumun yeniden yapılandırılması yaklaşımıdır.
# - İnsanî koşullarda diyorsunuz, evet.
# Sosyo-sibernetiğin amacı; toplumu düzenlemeyi de içeren...
# ...yenilikçi sosyal kavramların ve yeni teknolojilerin...
# ...geliştirilip sergilendiği bir araştırma merkezi kurmaktır.
# Florida'nın merkezinde çorak ve işe yaramaz bir arazide...
# ...Jacque ve birkaç arkadaşı projeyi inşa etmeye başlar.
# Venüs Projesi.
# Venus ismi, Florida yakınlarındaki küçük bir köyden alınır.
# 10 dönüm civarı bir alanda, 10 bina inşa edilmiştir.
# Her biri, doğanın ve gelişmiş teknolojinin...
# ...uyum ve yüksek üretkenlikle bütünleştiği...
# ...tasarım, yapı ve yaşam tarzı kavramlarından faydalanır.
# Tüm kültürümüzü tamamen yeniden değerlemek ve tasarlamak...
# ...Jacque'ın çalışmasının odak noktasını oluşturur.
# Venüs Projesi ile onun oluşturduğu çevre...
# ...yaratıcılığa ve yenilikçi düşünmeye olanak sağlar.
# İnsanlar buraya gelip de, buranın eskiden...
# ...domates tarlası olduğunu duyduklarında şaşkına dönerler.
# Burayı kazarak akıntı ve su birikintilerini ortaya çıkardık ve yüzlerce ağaç diktik.
# Bir şehrin kenar mahallelerinin...
# ...nasıl olması gerektiğini göstermek için burayı inşa ettik.
# Burada birçok yapımız var. Ama birinin içindeyken diğerini göremezsiniz.
# Bu çevrede, ileri teknoloji ve doğanın...
# ...nasıl bir arada olabileceğini göstermek istedik.
# Jacque ve Roxanne, 1970'lerden beri...
# ...Venüs Projesi'nin binalarında yaşıyorlar.
# Tüm bu zaman, sürekli geliştirme süreciyle ve...
# ...yeni fikirlerin uygulanmasıyla geçti.
# Jacque işe çizimle başlıyor...
# ...ölçekli maketini hazırlıyor...
# ...ve geleceğe dair kavramları sergilemek için, maketlerin görüntülerini kayıt ediyor.
# Venus, Florida nispeten soyutlanmış olsa da...
# ...misafirler sık sık Venüs Projesi'ni görmek için ziyarete geliyorlar.
# Ve de, Jacque'la tanışmaya.
# - John. - Ben Marguerite. - Merhaba Marguerite.
# İsimlerinizi hatırlamayacağım ama, olsun.
# Ben Jacque. Merhaba, nasılsınız? - Jacque? - Seni görmek güzel. - Charlie. - Nasılsınız?
# Lütfen oturun ve başlayalım.
# Herkes burada mı?
# Bir zamanlar, birçok insan...
# ...çoğunluğun kararlarının gerçeği yansıttığına inanırdı.
# Ama yine, çoğunluğun dünyanın düz bir yer olduğuna inandığı zamanlar da vardı.
# Eğer onlara samimi olup olmadıklarını sorsanız, size derler ki:
# "Elbette öyle! Baksana, dümdüz işte!"
# Yani, samimiyet-ölçeri batırdılar.
# Ancak, dünyanın ihtiyaç duyduğu şey samimiyet değildir.
# İhtiyaç duyulan, dünya kaynaklarının akıllı yönetimidir.
# Şu anda sahip olmadığımız şey.
# Future by Design'ın esas katkısı...
# ...sorunların üstesinden gelmek için bir yöntem sunmasıdır.
# Şuna inandırılarak büyüdünüz.
# Herkesin kendine özgü fikirleri olması gerektiğine inandırıldınız. Bu söylediğim doğru mu?
# - Evet efendim. - Tamam.
# Etrafınızdaki herkesin kendine özgü fikirleri olduğunda, mesela...
# "Sana Jim'in ne derdi olduğunu söyleyeyim!" Gördünüz mü? Bu da bir görüştür.
# Fakat mühendisler birbiri ile konuşurken, "İnan bana." demezler. Onun yerine:
# "Şu yeni metali gördün mü?
# 2,54 santimetre karede, 1814 kilogram ağırlık taşıyabilir."
# Metali makineye koyup ölçer...
# ...ve der ki, "Evet, haklıymışsın!"
# Diyorum ki, günümüz insanlarının çoğunluğunun aklı başında değil.
# Geri zekalı demiyorum, aklı başında değil.
# Yani, artık hükümsüz kalmış...
# ...değerlendirme yöntemlerine maruz kalan kişiler.
# Gelecekte kullanacağımız dil, polemik oluşturmayan...
# ...daha makul bir dile dönüşecektir.
# Peki böyle bir dil var mı?
# Evet, var.
# Mühendisler birbiriyle konuşurken, yanlış anlaşılma mevzu bahis değildir.
# Onlar matematiği kullanır, tanımsal yöntemleri kullanır.
# Eğer ben, başka bir mühendisin söylediğini, "sandığım" gibi yorumlarsam...
# ...köprüleri inşa edemezsiniz! Barajları inşa edemezsiniz, güç iletim hatlarını kuramazsınız.
# Dilin anlamı olmak zorundadır.
# Bu yüzden, bir doktor reçete yazdığında...
# ...bilirsiniz ki dünyanın her tarafında aynı anlama gelir.
# Velhasıl, bahsettiğim dünya farklı.
# Jacque'ın geçmişte yaptığı herşeyi gören ve onu tam olarak anlayan...
# ...çok fazla kişi yok.
# Ve ilginç olay şey ise...
# ...o, dünyanın nasıl olması gerektiği hakkında konuşan bir filozof değil.
# O, parçaların nasıl bir araya getirileceğini bilen bir teknisyen.
# İnsanlarla çalıştı ve onları değiştirmenin...
# ...neye mâl olduğunu anlıyor ve...
# ...onların neden böyle olduklarına anlam verebiliyor.
# Yani, bir kitapta okunan birşey değil, ilk elden öğrenilmiştir.
# Kişisel tecrübelerinden yola çıkarak...
# ...ulaştığı sonuçlardır.
# Çünkü, deneyimleri ve deneyleri temel alır.
# Bir mühendisin aklına bir fikir geldiğinde, bilgisayarla bu fikir hakkında konuşur.
# Mühendisler konuşurken, bütünleşik bilgisayar sistemi...
# ...konuşmadaki unsurları alıp, konuşma dilini imgeye dönüştürür.
# İmge oluşturulur ve...
# ...tüm izleyenler sunumu açıkça görürler.
# Mühendisler sunuma sorular soracaklar ve imge sistemi bu soruları cevaplayacak.
# Binalar nasıl üretilir, su nasıl tedarik edilir, depremler nasıl ele alınır...
# ...ve benzeri sorular.
# İnsanların oturup kendi kafalarında canlandırmasından ziyade...
# ...cevaplar, saydam kubbenin içinde görünür hâle gelir.
# Yani, fikirler sadece sözden ibaret değildir.
# Çünkü, sözel olarak konuşmak, insanlara yeteri kadar bilgi vermez.
# Daha kapsamlı bir iletişim sistemi olan, üç boyutlu imgeleme her zaman...
# ...insanlara aklınızda olan şeyi gösterir.
# Aklınızda var olduğunu "sandıkları" şeyi değil.
# Holografik bilgisayarla tasarlanan ve önüretimli malzemelerden üretilen...
# ...geleceğin evleri, yalnızca bir konut olmaktan çok uzakta olacaklar.
# Yaşam biçiminin ana unsuru, öğrenim, ilhâm ve iletişim mekanı hâline geleceklerdir.
# Yarının uygarlığının en ilginç bakış açılarından biri ise...
# ...yakından tanıdığınız birinin evine, kısa zaman aralıklarıyla ziyarete gidiyorsanız...
# ...birkaç yıl içinde, evleri değişecektir.
# Çünkü içlerinde yaşayan insanlar değişir.
# Gereksinimleri ve bilgi çapları epeyce büyür...
# ...aynı şekilde, içlerinde yaşadıkları çevre de dönüşür.
# Bir insanın, hayatı boyunca değişmeyen, durağan bir evde yaşaması söz konusu değildir.
# İnsanlar değerlerini, dış görünüşlerini ve edinilen bilgilerini değiştirirler.
# - Binaların, işleve göre tasarlandığıyla ilgili birşey söylemiştiniz.
# - Evet.
# - Tüm bu eğimler ve malzemeler... - Evet.
# - Doğal fizyoloji ile karşılaştırın.
# Bir hayvanın şekli, dışarıdan içeriye doğru tasarlanmamıştır.
# İçeriden, dışarıya doğru evrimleşir.
# Neyi arzularsanız...
# ...dış yüzey, sizin yaşamayı tercih ettiğiniz gibi şekillenecek.
# Bazı binalar kubbe şeklinde olup...
# ...kubbe şeklindeki binaları yumurtlar gibi sürekli üretecek...
# ...bir makine olacak.
# Kubbenin dış kısmı ve iç kısmı aynı anda imal edilir.
# Herkes bir kubbede yaşamayı seçmeyebilir.
# Nasıl bir mimari şekle gereksinimleri varsa, o şekli tercih edecekler.
# Bizim kubbe önerme gerekçemiz...
# ...daha fazla alanın kullanıma hazır olup, daha az miktarda malzeme kullanılmasıdır.
# Ayrıca, azami dayanıklılık arzeder.
# Kubbe şekline, doğanın her tarafında rastlanır.
# Mesela, beyniniz bir kubbedir.
# Kafatasınız bir kubbedir.
# Birisi, "Evet ama, ben bir kubbede yaşamak istemiyorum." diyorsa,
# ...zaten hayatın boyunca bir kubbede yaşadın.
# Binanın iç mekanında hiçbir ışık kaynağı olmayacak.
# Hiçbir lamba ya da ışık kaynağı göremeyeceksiniz.
# Bütün duvarlar eşit olarak aydınlatılacak.
# Ayrıca, aydınlatma rengini de arzunuza göre belirleyebileceksiniz.
# İster tüm iç yüzey için, ister bölgesel alanlar için farklı renkler seçebileceksiniz.
# Bu en basit banyo odası türü olacak.
# Duş, lavabo ve klozet tek bir sistem.
# Aslında burada hiçbir teçhizat yok.
# Ama burada bir oluk var, su buraya şerit olarak gelir ve...
# ...ellerin durulanmasında, normal kullanıma göre 1/60 oranında daha az su tüketilir.
# Lavabodaki atık su...
# ...buradaki borudan aşağı iner ve klozeti doldurur. Ve sifonu çekeriz.
# İnsanlara suyu insaflı kullanmalarını söylemek yerine, bunu sistem hâline getirin.
# Suyu muhafaza ederseniz, bu şekilde kullanılır.
# Banyolar, en basit olanından...
# ...birazcık daha karmaşık olanına kadar, çeşitlilik gösterebilir.
# Fakat hepsi yekparedir.
# Bir banyo, elli kadar farklı çeşitte olabilir.
# Hangisini istiyorsanız seçin ve kurulsun.
# Binadan ayrıldığınızda, tüm bina tertemizdir.
# Binamızda, hafifçe arttırılmış hava basıncımız da var.
# Bu sayede, dışarıdan toz toprak girmez.
# Eğer havada herhangi bir pislik ya da mikrop varsa...
# ...elektrostatik yük arttırılarak, hava temizlenir.
# Akıllı bir ev olduğunu söyleyebiliriz, çünkü evin bir sinir sistemi vardır.
# Söylediğim gibi.
# Gelecekteki evlerde, çok sayıda algılayıcı aygıt bulunacaktır.
# İnsan hayatını tehdit eden, yangın, zehirli madde gibi...
# ...herşey tespit edilebilecektir.
# Gelecekte, evime geldiğinizde şöyle diyebilirsiniz: "Telefonunuzu kullanabilir miyim?"
# Ben de derim ki: "Telefon mu? O da ne?"
# Şöyle dersiniz:
# "Arabistan'daki Sami ile konuşmak istiyorum."
# Yapmak istediğiniz şeyi anons edersiniz. Ve ses sistemi size odaklanır.
# Tam olarak kulağınızın olduğu yere.
# Arabistan'daki Sami'nin sesini rahatça duyarsınız.
# Güney Florida'da, milyon dolarlık binalar, büyük bir kasırga ile yıkılıp, yokoldu.
# Ve onlar nedense, binaları tekrar aynı şekilde inşaa ettiler.
# Kasırganın hasar vermesini istemiyorsanız...
# ...işte size ters koni. Herhangi bir hortumun ters koniyi çekebilmesi, neredeyse imkansızdır.
# Batı Hint Adaları'nda, ya da her nerede kasırgalar oluyorsa orada, bu sığınaklarımızdan olur.
# İçinde çekyatlar, yiyecek deposu ve acil durum suyu bulunur.
# Bu formdaki bir yapıyı, hiçbir kasırga ya da hortum çekip alamaz.
# Nemli parmaklarla tutmayı deneyin.
# Rüzgarın girdabı da aynı bu şekilde davranır.
# Apartman binaları ve diğer büyük yapılar için...
# ...Jacque, sibernetik inşaat sistemi tasarladı.
# Bilgisayar kontrollü robotlar...
# ...önüretimli bileşenlerin yerleştirilmesinde, işin %90'ı ile başa çıkabilecek.
# Geliştirilecek ileri seviye malzemeler...
# ...bedene dayanan işgücü ihtiyacını ve hataları en aza indirgeyecek.
# Uydunun rehberliğinde ve yapay zekanın geliştirilmiş biçimini kullanarak...
# ...binalar kendilerini inşa edecekler.
# Jacque bu tekniğe, "kendini yükselten binalar" adını vermiş.
# Bu gördüğünüz şey kısmen, kalıptan alüminyum çıkartmayı temsil ediyor.
# Eğer bir diş macunu tüpünü alıp, ağzını "T" harfi şeklinde keserseniz...
# ...tüpü sıktığınızda, diş macunu "T" harfi şeklinde çıkacaktır.
# İşte kalıptan çıkartma bu şekilde yapılır.
# Gelecekte ise, apartman dairelerinin, apartman bina ünitelerinin ve modüllerin...
# ...tamamını kalıptan çıkartmak mümkün olacaktır.
# Bu çıkartıcı, kalıptan değişik biçimler çıkartmak için...
# ...farklı şekillere bürünebilir.
# Neredeyse sonsuz sayıda şekil, kalıptan çekilebilir.
# Böylece daire, tamemen sizin tercihinize göre kalıptan çekilir.
# Yani, herhangi bir şekil veya hemen hemen her kalıptan çekilen şekil...
# ...birçok farklı mimari düzenlemeye uyması için tasarlanabilir.
# Bu, binanın parçalarını kaldırmak için...
# ...vinçleri kullanan geçici bir yapıdır.
# Neticede, binanın kendisi, kendini yükselten yapının bir parçası olacaktır.
# Unutmayın ki yaptığım tüm modeller yalnızca geçiş amaçlıdır.
# Gelecekte, insanların üreteceklerinden daha iyi değildirler.
# Çünkü kimse geleceğin neyi getireceğini bilemez.
# Değiştirilebilecek o kadar çok şey var ki.
# Bu nedenle yaptığım modellerin hepsi bir geçiştir.
# Ve çoğu sadece düşünce aşamasındadır.
# Tabii ki, gelecekte böyle görünmek zorunda değiller.
# Sadece benziyorlar, yani onlar günümüzden alınanlarla...
# ...bir tahmin ve bir gelecek görüşüdür.
# Ama çok ileriyi göremeyiz...
# ...çünkü oluşacak yeni şeyleri bilmiyoruz.
# Şimdi, bu, bir tren istasyonuna benziyor.
# Manyetik itici bir alan üzerinde asılı olan...
# ...saatteki hızı 3200 km'ye çıkabilen ulaşım araçları tasarlayarak...
# ...uçakları yavaş yavaş kullanımdan kaldırmayı umuyoruz.
# Geleceğin büyük trenlerinde, bugün olduğu gibi yalnızca bir grup sıralı koltuk değil...
# ... televizyon, radyo, eğlence alanları, sanat merkezleri, derslikler bulunacaktır.
# Eğer 40 ya da 50 kişinin trenden ayrılması gerekiyorsa...
# ...saatteki hızımızı 160 km.'ye düşürürüz...
# ...yolcu bölmesini yükseltiriz veya trenin dışına kaydırırız...
# ...binen yolcuların olduğu bölümü de trene kaydırıp alırız.
# Bütün bir uçağı ya da treni durdurmak zorunda değilsiniz.
# Gelecekte, inen yolcuları bölmeyle birlikte itip ayıracağız.
# Bu gördüğünüz, sizi yalnızca birkaç saatte, dünyada istediğiniz yere götürebilen...
# ...doğrusal hızlanma treninin parçasıdır.
# Karda, yağmurda, denizde güvenle yolculuk edersiniz.
# - Tüm bu söylediklerin harika şeyler, Jacque.
# Tekray, ulaşım yöntemlerinden biridir.
# Bazıları, manyetik yükselme ile havada asılı olabilirken...
# ...diğerleri de ray üzerinde tekerlek kullanabilir.
# Burada gördüğünüz, otoyol yanında giriş ve çıkışları olan...
# ...bir tekray istasyonu görünümüdür.
# Buna aslında çift tekray diyebiliriz.
# Çünkü bir ray sistemi, iki treni destekler.
# Birçok tekray, aslında gerçekten tek ray değildir.
# İki hattan ibarettirler.
# Bu, tek bir hat üzerinden gerçekleştirilir.
# Geleceğin taşıtları, son derece aerodinamik bir şekle sahip olacak.
# Bu şekil, minimum miktarda dış yüzey direnci sağlarken...
# ...minimum yakıt tüketimi ile maksimum mesafe katedebilmenizi sağlayacak.
# Arabanın ön tarafında, radar veya sonar donanımı veya...
# ...diğer araçlardan uzaklığınızı tespit eden, başka algılayıcılar olacak.
# Ve takip mesafesini otomatik olarak koruyacak.
# Başka bir deyişle, iki arabanın çarpışabileceği otoban veya benzeri bir yerde...
# ...elektronik algılayıcılar, mesafeyi otomatik olarak algılayacaklar.
# Ve arabalar, yandan çarpmaktan veyahut, herhangi bir temastan korunacaktır.
# Olur da, çarpışırsalar ve arabada hafif bir göçük oluşursa...
# ...araba hafızalı malzemelerden yeniden yapılacaktır.
# Göçük oluşsa bile, özgün şekline geri dönebilen...
# ...şekil hafızalı alaşımlar.
# Nitinol adı verilen bu metali alıyorum.
# Bu tel veya yay etrafına dolanmıştır.
# Belirli bir sıcaklıkta ısıtılmış ve soğuyana kadar bekletilmiştir.
# Esneme limitlerinin ötesinde tutup çektiğinizde...
# ...yay özgün şekline artık geri dönmez.
# İstediğiniz gibi biçimini bozup, değiştirin.
# Daha sonra, eğer ısıtılırsa, buraya koyalım ki düşmesin.
# Ve şimdi bu metali ısıtacağım...
# ...ve siz de özgün şekline dönmesini izleyebilirsiniz.
# Buna "şekil hafızalı alaşım" deniyor.
# Plastik, metal ya da gelecekte, herhangi bir malzemede kullanılabilir.
# Nasıl geri döndüğünü izleyin.
# Araban kaldırıp çıkarttığımız bir bölge dahi olsa...
# ...kendilerini yeniden yapabilirler, otomatik olarak.
# Arabanın donanım yapısında, bir hafıza sistemi vardır.
# Aynı insan bedeni gibi.
# Belki de aynı kertenkeleler ve semenderler gibi, bugün bilinen belli başlı organizma türlerinin...
# ...vücut parçalarını yeniden oluşturabilmeleri gibi.
# Geleceğin teknolojisi, taşıtlara hasarlı kısımlarını tamir edebilme ve...
# ...yeniden oluşturabilme olanağı sağlayacaktır.
# Bu bir ulaşım birimi veya hava destekli bir birimdir.
# Yerden bir , bir buçuk metre kadar yukarıda seyahat edilir ve...
# ...otoban ya da köprülere ihtiyaç duymaz.
# Havanın sağ ya da sol tarafından tahliyesi ile...
# ...elektrodinamik olarak etrafında döndürebilirsiniz.
# Havayı itip çekerek çalıştığından, tünellerden yapılmış havasal yollara ihtiyaç duymaz.
# Bunu yaklaşık 65 yıl önce yapmıştım.
# Gelecekte, bir otomobil buna benzer olacaktır.
# Üzerinde algılayıcıları olacaktır.
# Eğer deli gibi üzerine sürersem, belli bir mesafeye geldiğimde, frenler devreye girer.
# Eğer geri gidiyorsam ve bir çocuk arkamdan geçiyorsa, araba durur.
# Hiç kimse yüzme havuzunda boğulmaz, çünkü evde olmadığınızda bir ağ yükselir.
# Anlaşıldı mı? Biri havuza düşerse ve siz yemek pişirmekle meşgulseniz...
# ...çocuk dibe batar, gergin bir ağ hemen yerden yükselir.
# Daha ne istiyorsunuz? Nasıl bir dünyada yaşamak isterdiniz?
# Burada geleceğe kısa bir bakış attınız.
# Şuraya gideceğiz ve daha iyi bir fikre sahip olacaksınız.
# Şurada suyun karşısındaki alanda, oldukça büyük bir kubbe inşa ediyoruz.
# Farklı insanları buraya davet ettiğimiz, bir söyleşi merkezi gibi olacak.
# Bu, ayrık bölümlerden oluşan bir yük gemisi.
# Bu yük gemisi, burayı Filipinler'e teslim edebilir, şurasını Hawaii'ye bırakabilir.
# Bütün navlun koylara bırakılınca...
# ...otomatik olarak yükleme limanlarına sevk edilir.
# Geminin baş ve kıç kısmı...
# ...ki itici gücü sağlayan kısımlardır...
# ...bir araya gelir. Böylece her zaman dengeli bir yükle yolculuk edersiniz.
# Asla boş bir tekne gövdesi ile yolculuk yapmazsınız.
# Enerjiyi bu şekilde kullanmak, milyonlarca galon yakıt tasarrufu sağlar.
# Eğer geleneksel anlamda, akaryakıt kullanıyorsanız.
# Bu, olası bir itiş gücü yöntemidir.
# Bu örnekte, su geminin yüzeyine doğru, elektrodinamik olarak çekilir...
# ...ve dönüşte de, geminin tepkisi ileriye doğru olur.
# Kıçtaki basınçtan uzağa doğru.
# Bir şeftali çekirdeğini tutup, sıkıştırmaya benzer. İleriye doğru hareket eder.
# Ağırlığı çok azdır.
# Daha az su türbülansı vardır.
# Ve çok az enerji tüketir.
# Burada gördüğünüz şey, gelecekteki su altı ulaşımın bir çizimidir.
# Birimin ön tarafında, su kabarcıkları çok hızlı bir şekilde dışarı verilir.
# Ve bu, direnci epey kesip atar.
# Eğer binlerce hava kabarcığını, geminin altına bırakırsanız, batacaktır.
# Çünkü, içinde hava kabarcıklarının bulunduğu su, batmaz durumdadır.
# Hava kabarcıkları gelecekte, ileri doğru direnci azaltan bir sistem olacaktır.
# Ulaşımı su altından sağlamak çok daha ekonomiktir.
# Ve çok daha az direnç sunar.
# Su üstünde seyahat ederken, dalgalarla ve dalga hareketleriyle yüzleşirsiniz.
# Suyun altında bu tarz sorunlarınız olmaz.
# Uygarlıktan, güya, durağan bir durummuş gibi bahsediyoruz.
# Ancak, henüz uygar insanlar yok.
# Bu, durmaksızın yürüyen bir süreç.
# Bizler uygar değiliz, bu devam eden bir süreç.
# Ve biz asla, tam anlamıyla uygar olamayız. Çünkü, olumlu davranmak konusunda...
# ...birazcık daha bilgi sahibi olmalıyız.
# Bu da bizi zeka konusuna getiriyor.
# 75 yıl önce tanıdığım bir elektrik mühendisinden size bahsettim mi, bilmiyorum.
# Çok zeki biriydi.
# Ama bugün, iş bulamıyor.
# Yani, zeka hakkında konuştuğunuzda, aslında neden bahsediyorsunuz?
# Zeka, devam eden bir süreçtir.
# İşte bu yüzden, zeki insan diye birşey yoktur.
# Misal, A ve B alanlarında epey bilgili insanlar var.
# Ama, C alanında bilgileri yok.
# Yani, uygarlık gibi bir kelime telaffuz ettiğinizde..
# ...kulağa sanki, ulaşılmış birşeymiş gibi geliyor.
# Savaşlara, polislere, cezaevlerine, suça sahip olduğunuz sürece...
# ...uygarlığın erken aşamalarındasınız. Bir de öyle diyorlar.
# Uygarlıkmış!
# Böyle bir helikopter ya da hava aracının...
# ...kanat uçlarında, itiş birimi olacak.
# Alçak ya da yüksek itiş gücü olacak.
# Diskin merkezi veya yolcu bölmesi, kanatçıklar dönerken...
# ...durağan olarak kalacaktır.
# Motor arızası durumunda...
# ...kanatçıklar otomatik olarak dönerek aracı yere indirir.
# Sadece dikey değil, öne yatarak ileriye doğru da gidebilir.
# Bu uçakta hareketli kanatçıkların ve kuyruk kanadının olmadığına dikkat edin.
# İyon iticisi vasıtasıyla, farklı bir biçimde işletilir.
# Elektron boşaltımı, çok daha hafif, ucuz, güvenli...
# ...hızlı ve düşük enerji tüketimlidir.
# Gelecekte, hava akımının kanatlar arasından yönlendirilip kontrol edilmesiyle...
# ...kuyruk dümenine olan gereksinim, ortadan kalkacaktır.
# Küçük grupların ferdi ulaşımı için...
# ...dikey olarak inip kalkabilen, geleceğin hava aracı var.
# Buna "uçan gövde" denir.
# Bu tarz hava araçlarında...
# ...gövdenin kendisi kaldırma kuvvetini üretir. Araç elektronik olarak itilir.
# Yani, aracın kıç tarafından elektriklenen ve deşarj olan parçacıklar...
# ...ileriye doğru itiş gücü sağlar.
# Süzülme için ise, aynı itiş gücü aşağıya doğru püskürtülür ve...
# ...aracın altına doğru dairesel olarak dönen bir girdap üretilir.
# Bu girdabın kontrolü, aşağıya doğru hızı belirler .
# Gelecekteki binalar ve nasıl bir araya getirildikleriyle ilgili maketlerimizin olduğu...
# ...maket kubbemize doğru gidiyoruz.
# İşte şehir sisteminiz.
# Buraya bazı kubbeler koydum, fakat ileride çok daha fazla çeşit olacak.
# Evet?
# - Şunlar nedir?
# - Bunlar, araştırma merkezleri. Bunlar da, ilaç, tarımbilim, nüfus tasarım...
# ...ürün geliştirme ve enerji sistemleri binaları.
# Gelecekte çoğunlukla, jeotermal enerji kullanılacak. Dünyadan rahatça elde edebilirsiniz.
# Dünyada, binlerce yıl yetecek kadar jeotermal enerji var.
# Endişe etmeye gerek kalmaksızın.
# Ve güneş enerjisi, rüzgar gücü, dalga gücü ya da gelgit gücünden bahsetmiyorum bile.
# Onlar hariç, binlerce yıl.
# Washington'daki beyinler dışında, hiçbir bir kıtlık yok.
# - Güneşten para kazanamazsınız.
# - Efendim?
# - Güneşten para kazanamazsınız.
# - Evet, kazanamazsınız. Aynen öyle.
# Tüm bu binalar, parçalar hâline getirilebilir ve bu parçalar geri dönüştürülebilir.
# Şimdi eğer beni takip ederseniz, geleceğe gidelim.
# - Pekâla, şimdi Jacque Fresco'nun düşünme biçimini ve toplumu ne şekilde gördüğünü keşfedelim.
# Şimdi bununla başlayalım.
# Lütfen gösterin.
# - Şehirlerin çoğu, doğal yapılanma tabanına dayanır.
# Doğadaki ana tasarımlar.
# Şehrin merkezi, çekirdek, elektronik bir bilgisayara ev sahipliği yapmaktadır.
# Bu bilgisayar, su arıtma sistemini...
# atmosfer koşullarını, hava kirliliğini kontrol eder...
# ...güvenli kalmalarını sağlar, çevrenin denetlenmesini...
# ...bitki ve hayvan yaşamları arasındaki ekolojik dengenin devam ettirilmesi sağlar.
# Şehir merkezi bir üniversitedir.
# Üniversite, insanoğluyla ilintili tüm konuları kapsar.
# Bir insanın diğerini, kötü emellerine alet etmesini sağlayacak dersler yoktur.
# Bütün rutin işler...
# ...aşamalı hâle gelecektir.
# Sürekli tekrarlanan, kirli ve can sıkıcı işler, makineler tarafından yapılacaktır.
# İnsan, özgür olmak zorundadır.
# Daha yüce amaçların peşinde koşabilmek için.
# Tabiri caizse...
# - Siz de şu yuvarlak kent fikrine geldiniz.
# - Yuvarlak bir kent. Yönetimsel amaçlı dairesel bir şehir.
# Dışa doğru uzadıkça, tarım, eğitim ve okyanusbilim disiplinlerine ait...
# ...departmanlar olacaktır.
# Dairesel şema veya plan, her bir bölgeyi merkez kubbeye yakın kılar.
# İnsanların ihtiyaç duyduğu, tıbbi bakım, beslenme, parasız alışveriş gibi tüm bölümler...
# ...merkez kubbe içerisinde bulunur.
# Dairesel düzenleme, başka bir sistemle karşılaştırıldığında...
# ...idareyi kolaylaştırır ve çok daha az enerji kullanır.
# Şehrin bir ucundan başlayıp, içinden geçerseniz...
# ...her zaman aynı yere geri dönersiniz.
# Hâlbuki, doğrusal bir şehirde, bir uca gidersiniz ve...
# ...aynı noktaya dönmek için, aynı yolu geriye doğru tekrar katedersiniz.
# Bildiğim kadarıyla, dairesel şema en verimli olanı.
# Gelecekte, şehirler sıkıştırıldığında...
# ...sistemin bütünü sıkıştıralacaktır.
# Bu şekilde, bütün parçalar ve bileşenler, aşamalı olarak teslim edilecektir.
# Yer altından itibaren sistemler sırasıyla dizilir:
# Isınma sistemi, elektrik jeneratörleri, boru tesisatları ve geri dönüşüm sistemleri.
# Sonraki katman, tüm binaların mimari temellerini sağlayan...
# ...ilk katman olarak hizmet vermektedir.
# Sonrasında, şehrin merkez kısmından başlayarak, dışarıya doğru...
# ...farklı dairesel kesimler şeklinde mimari temellerin üzerinde binalar yükselir.
# Dışarı doğru, nihai barınma kesimlerinden...
# ...tarımsal kuşağa ve...
# ...istirahat ve etkinlik alanlarına kadar devam edilir.
# Şehirlerin kendileri önüretimlidir.
# Şehirlerin yapılarının ihtiva ettiği pek çok parça...
# ...birbiri ile değiştirilebilir, birbirine kilitlenebilir.
# Parçalar, birleştikleri gibi ayrılabilecek şekilde tasarlanmıştır.
# Yeni şehirler sürekli olarak güncellenecektir.
# Şehrin içine doğru kurulan su tesisatı kontrollüdür.
# Suda herhangi bir kirlenme olduğunda, su işleme tesisleri...
# ...suyu önce buharlaştırır, tekrar sıvılaştırır ve arıtır.
# Diğer deyişle, şehir içindeki tüm su boruları sürekli olarak izlenecektir.
# Bir tek izleme sistemi tarafından değil, muhtelif sistemler tarafından izlenir.
# Aynısı şehrin etrafındaki ve üstündeki hava için de geçerlidir. Sürekli izlenir.
# Tüm binaların çatısı güneş pilinden oluşur.
# Tüm dış yüzey, güneş ışınlarını elektrik enerjisine dönüştürür.
# Üçüncü kesimin ötesine ilerlediğimizde, tenis kortlarına ve parklara geliyoruz.
# Daha ötesi yerleşim alanıdır.
# Göller, şelaleler ve baştan sona...
# ...her türden harika bitkilerle çevrilidir.
# Ve her evin etrafı bitkilerle kaplıdır.
# Böylece başka bir yapı göremezsiniz.
# Bir sonraki kesimde, bazı insanların yaşamayı tercih ettikleri apartman daireleri yer alır. Apartmanlar, tiyatro gruplarına, boş zaman etkinliklerine, yüzme havuzlarına...
# ...tartışma gruplarına ve bir çok diğer tesise ev sahipliği yapar.
# Müstakil bir evde yaşamanın sakıncası ise, aynı şeylere erişmek için...
# ...muhtelif yerlere gitmek zorunda olmanızdır.
# Şehirdeki tüm ulaşımı, motorlu araçlar yerine...
# ...dairesel sevk araçları üstlenir. Biz bunlara "transveyor" diyoruz.
# Dairesel, dikey ve merkezden kenarlara doğru hareket ederler.
# Asansör, otobüs ve sevk araçlarının işlevlerini sağlar.
# Olur da, başka bir şehire gitmek isterseniz...
# ...bir asansöre binip merkez kubbenin altına inersiniz.
# Burada Maglev trenler bulunur.
# Sizi, herhangi bir şehrin merkezine veya herhangi bir bölgeye nakleder.
# Hiçbir ürün ziyan edilmez. Aynı doğada olduğu gibi.
# Vaktiyle çöp dediğimiz tüm materyâller...
# ...geri kazanılıp, yeni ürünlere dönüştürülür.
# Şehir nüfusu belli bir seviyeye eriştiğinde...
# ...gelişmeyi durdurup, bu ve diğer şehir arasındaki herşeyi...
# ...doğaya bırakıyoruz.
# Bu tüm sorunları çözebiliriz anlamına gelmiyor.
# Biz yalnızca insanların gelişimi için, daha iyi bir çevre...
# ...tasarlayabilir ve inşa edebiliriz.
# Söylediğim gibi, herkes bir kubbede yaşamayacak.
# Bunlar farklı türde mimariler. Bu belki bir yazlık olabilir.
# Bilemiyorum, dediğim gibi. İnsanlar hangisinde yaşamak isterlerse.
# Tamamen kişisel tercihlerine kalmış.
# Denizde bir şehir inşa etmek istiyoruz.
# Yaşamak için bir şehir seçin.
# Bu şehirlerden bazıları, okyanus madenciliği içindir.
# Okyanuslar, volfram, manganez, fosfor gibi...
# ...ihtiyacımız olabilecek birçok kimyasal madde içerir.
# Ve bütün insanlar için kullanılabilir olacaktır.
# Ve gelecekte, kör olmakla ilgili endişeniz yoktur.
# Şehirleri, açık bir kapıyı duyabileceğiniz ve bir masayı hissedebileceğiniz şekilde tasarlarız.
# Çünkü üzerinizde algılayıcılar vardır.
# Herkes için, yapay görsel yöntemler üzerinde çalışıyoruz.
# Çünkü herkes görme duyusunu yitirebilir.
# Artık, tıbbi araştırmalar için üç beş kuruş paraya da ihtiyaç yoktur.
# Bahsettiğim şey geleceğin ordusu. Kaptınız mı? Tamamdır.
# Genellikle, şurada uyuyan bir timsah oluyor.
# - Eğer bu yapıları kurabilirseniz...
# ...insanların birbirlerine savaş ilan etmeyeceğine bahse girer misiniz?
# - Çok fazla seçeneğimiz yok. Ya birbirimizi yokedeceğiz, ya da bunu başaracağız.
# - Bu, su altında bir stadyum gibi görünüyor.
# - Dairesel şehirleri, denize de kurabiliriz.
# Suyun 9-10 metre derinlikte olduğu yerlere.
# Birçok apartman dairesi, denize açılacak.
# Deniz yaşamını ve balıkları gözlemleyebilirsiniz.
# Hayvanat bahçeleri ve akvaryumlar olmayacak.
# Herşey doğal koşullarda gözlemlenecek.
# Deniz gezintisi, tüplü dalış, boş zaman etkinlikleri ve denize yerleşik üniversiteler olacak.
# - Bu çizimlerin tamamı size mi ait? - Evet.
# - Bu gördüğünüz, deniz şehrindeki en temel yapının ayrıntılı planıdır.
# Üst kesiminde, helikopter iniş sahaları bulunur.
# Yapının tüm üst kısmı boyunca gezinen vinçler vardır.
# Bacaklar, aşağı ve yukarı hareket edebilecek şekilde tasarlanmıştır.
# Yapının, deniz yatağına oturmasını destekler.
# Peki, denizdeki şehirler de ne için?
# Bazıları hastaneleri temsil eder.
# Afrika veya Hindistan kıyılarına çekildiğini düşünün.
# İnşaat malzemelerini gönderip...
# ...hastaneleri oraya inşa edip, sonra da teçhizatları oraya göndermek yerine...
# ...yüzen bir hastane inşa etmek ve...
# ...Afrika kıyısına çekip kullanmak, çok daha kolaydır.
# Zamanla, o bölgede yeni hastaneler kurulur ve yüzen hastaneyi başka bir bölgeye taşıyabilir...
# ...yani başka bir bölgeye yüzdürebilirsiniz.
# Birçok şehir, otomatik sistemler tarafından...
# ...tersanelerde inşa edilir.
# Tamamlandıktan sonra, havuz kilitleri açılır ve suyla doldurulur.
# Römorkör benzeri birimler...
# ...şehirleri, belirlenen mevkiye teslim eder.
# Bazıları, milyonlarca insana ev sahipliği yapacaktır.
# Birbirine yakın olan şehirler, su altı tünelleri ve...
# ... su üstündeki köprülerle birleştirilerek, taşıma sistemleri tarafından...
# ...birbirine bağlanır.
# Bu, muhtelif deniz şehirlerinden birinin havadan görünümüdür.
# Kuleler, ikamet amacıyla kullanılır.
# Şehri kuşatan rıhtımlar...
# ...deniz araştırmaları ve yeniden geliştirme, yani...
# ...hasar görmüş resiflerin eski hâline getirilmesi için kullanılır.
# Merkezdeki birimde, topraksız tarım ürünü yetiştirilen...
# ...hidrofonik bahçeler yeralır.
# Birçok deniz şehri, deniz taşıtlarının yanaşmaları olanağına sahiptir.
# Bir bakıma, insanların farklı yerleri ziyaret etmelerini sağlayan...
# ...su altı otobüslerine benzerler.
# Okyanustan nasıl yararlanacağımız, kullanacağımız, sürekliliğini sağlayıp koruyacağımız hakkında...
# ...kafanızda net bir fikir oluşacaktır.
# Böylece, gelecek nesiller de okyanusun tadını çıkartabilirler.
# Bu çizim, üst güvertede iniş sahası ve gözlem platformu bulunan...
# ...deniz altı şehirlerinden birini tasavvur eder.
# Deniz seviyesinin gelgit ile yükselip alçalmasına bağlı olarak...
# ...hareket eden yüzer iskele sistemi, teknelerin yanaşmasını kolaylaştırır.
# Hava kilidine giden asansöre giriş yaparak...
# ...denizin dibine veya deniz zeminine inersiniz.
# Deniz zemini, resifleri ve deniz yaşamını...
# ...gözlemlemek için kullanılır.
# İnsanlar, resifleri yalnızca izlemez, onarır, değiştirir...
# ...yeniden kurar ve yeniden tasarlarlar.
# Birgün, resiflerin şekillerini ve yapısını kontrol etmeye muktedir olacağız.
# Böylece, deniz yaşamını daha fazla destekleyebiliriz.
# Bence insanlar doğanın gelişimine...
# ...katkıda bulunabilirler.
# Bu ne anlama gelir?
# Bu bütün insanlar için yüksek yaşam standardı anlamına gelir.
# Bu binaların ve tasarımların çizimlerini yaparken...
# ...nasıl imal edileceğini ve nasıl bir araya getirileceğini düşünüyor.
# Gördüğüm çizimlerden bazıları, neredeyse 60 yıllıktı.
# Ve bu şeylerin olabilirliklerinden bahsetmek, ancak bugünlerde mümkün oluyor.
# Bilirsiniz, insanlar geçmişte şöyle diyorlardı:
# "Önümüzdeki bin yılda aya gidemeyeceksiniz!"
# Ve ertesi gün bir de baktılar, birileri aya gidiyor.
# 25 yıl önce, Jacque ile ilk tanıştığımda...
# ...insanlarla belli başlı buluşları hakkında konuşuyordu.
# Onlar, "Önümüzdeki bin yılda bunun gerçekleştiği göremezsin!" dediler.
# Ve on yıl sonra, Popüler Bilim dergisinin kapağında buluşlarıyla karşılaştılar.
# Teknolojinin tüm dayanağı yüksek standartlı yaşam sağlamaktır.
# İnsanların yaşamını iyileştirmedikçe, teknolojinin hiçbir kıymeti yoktur.
# Bugün insanlar, bilim ve teknolojiden korkar hâle geldiler.
# Çünkü, birçok şekilde kötüye kullanılmaya müsait.
# Fakat, endişelenmemiz gereken bilim ve teknoloji değildir.
# Endişelenilmesi gereken, bilimin kötüye kullanımı ve suistimal edilmesidir.
# Bir roket alıp uzaya fırlatabilir ve dış uzayı keşfedebilirsiniz.
# Veya tutup, diğer ülkeyi bombalamak için kullanabilirsiniz.
# Tamamen cansız bir nesne, kullanımı bizim elimizde.
# Ne yapacağımız bize kalmış.
# Bilimin, olması muhtemel bir sonraki şeyi tahmin etme yeteneği vardır.
# İşte bilimin gerçek anlamı budur.
# Olması muhtemel bir sonraki şeyi tahmin yeteneği kazanmak.
# Bilimden bahsettiğimiz zaman, bir duruma bakış yönteminden bahsediyoruz.
# Bir değerlendirme yönteminden bahsediyoruz.
# Bu, önyargılı düşünme sisteminden farklıdır.
# "Bana sorarsan, sana anlatırım!" değil.
# Bilimsel yöntemin hakikâtla, öyle özel bir bağı yoktur.
# Gerçekten olan bitene bakmanın, çok daha iyi bir yoludur.
# Eski toplumlarda herşey...
# ...tanrılarla ya da iblislerle ilişkilendirilirdi.
# - Bu da bizi, bilimsel yöntemin topluma uygulanması konusuna getiriyor.
# - Evet.
# Şimdilik, bu bir kitap falan değil.
# Bilimsel yöntemin topluma uygulanışı...
# ...insanların, üzerinde pek düşünmeyeceği birşey.
# Ancak, cevapların nerede olduğunu bilmek isterseniz...
# ...bilimsel yöntemlerin uygulanışındadır.
# İnsanı ve çevreyi de gözeterek.
# The Future By Design, bilimsel yöntemlerin uygulamasına başvurur.
# Bilim insanlarının değil, bilimsel yöntemlerin sosyal düzene uygulanışı.
# Doğal olarak, bilimsel yöntemler bile değişebilir.
# Ve değiştikçe, gelecek de değişir.
# Eğer dünyanın her tarafında bilimsel yöntemi kullanırsak...
# ...savaş çıkma olasılığı sıfıra düşer.
# İnsanların ızdırap çekme olasılıkları yokolur.
# Fakirlik, yoksulluk, suç...
# Bunların hepsi kaybolma eğilimindedir.
# Çünkü, dayanağı kalmaz.
# Jacque, insanlarla çalışmadan önce...
# ...hayvanların nasıl davrandığı ve...
# ...davranışlarının nasıl değiştirileceği veya tahmin edileceği üzerinde, uzun zaman harcadı.
# Ve, şimdiki davranışımıza şekil veren ve davranışımızı değiştiren şeyin...
# ...çevre olduğu sonucuna vardı.
# Önyargılı, bağnaz, öfkeli ya da açgözlü olarak dünyaya gelmedik.
# Bunlar, içinde yaşadığımız çevre tarafından üretildi ve beslendi.
# Bu yüzden, çevrenizi ve deneyimlerinizi değiştirmedikçe...
# ...o çevre değiştirilene kadar...
# ...insanlarda aynı anormal davranışların alınacağına inanıyoruz.
# - Bugün dünyadaki tüm kültürler...
# ...kendi kültürlerine hizmet etmeleri için...
# ...insanlarını eğitmeye çalışıyor.
# Başka bir ifadeyle, Nazi kültüründe yetiştiyseniz...
# ...bayrak sallamak, gamalı haç gibi şeyler içinize işler.
# Eğer ilkel bir kabilede yetiştiyseniz...
# ...mızrak atmak, ok ve yay kullanmak gibi şeylere maruz kalacaktınız.
# Yani insanlar, kurulu düzenin menfaatlerine...
# ...hizmet etmeye şartlandırılmıştır.
# Peki bunu bize kim yapıyor?
# Kuruluşların sahipleri!
# Egemen çevre.
# Yani bize, yalnızca varolan yapıları destekleyecek bir değer sistemi aşıladılar.
# Dindar, dinsiz, endüstriyel veya askeri, farketmez.
# Çocuklar sorar, "Babacığım, dünyadaki en büyük ülke hangisi?"
# "Elbette ki, bizim ülkemiz dünyadaki en büyük ülke."
# "Peki hangi tanrı gerçek tanrı, baba?"
# "Bizim tanrımız! Diğerleri yalandan tanrı."
# Şunu hayâl edin;
# Romalı bir aile, çocuklarını da alıp...
# ...hıristiyanların aslanlara atılmasını izlemeye gidiyor.
# Ve ufaklıklar izliyor;
# "Baba, önümüzdeki hafta yine gelip, aslanların hıristiyanları yemesini görebilir miyiz?"
# Peki bu çocuklar ruh hastası mı? Hayır!
# Onların değerler sistemi çarpıtılmış.
# Ben kesinlikle, insanların içinde yetiştikleri çevreyle ilgiliyim.
# Eğer çevre değiştirilirse, davranış da değiştirilir.
# Çevreyi yeniden yönlendiriyorsunuz...
# ...ve bu, insanları yeniden yönlendirmeye dönüşüyor.
# Ama, çevreye dokunmadan insanları yeniden yönlendirirseniz...
# ...bu sefer geriye dönecektir.
# Gelecek hakkında düşünmeye çalışırken, şunu hatırlayın:
# Olan bitenle ilgili düşünme biçiminiz, toplum tarafından...
# ...size verilen ve kabul ettirilen düşüncelere dayanır.
# Yani düşünme kapsamınız...
# ...toplumun egemen değerleriyle sınırlıdır.
# Değerler üzerinde esnek olmayı öğrenmek, uzun zaman alır.
# Ben gençliğimde çocuklarla konuşurken, çok sabırlı olmaya çalışırdım.
# Eğer biraz ilerleme kaydedersem...
# ...onlarla tanrı kavramı hakkında konuşurdum.
# Sizin tanrı kavramınız, benim tanrı kavramım, onun tanrı kavramı.
# Hepsi farklıdır. Acaba tanrı nasıl birşey diye merak ettim.
# Tabi, bir tanrı varsa.
# Peki neden tanrı, tüm o koşulsuz sevgisiyle, savaşlara ve hastalıklara izin veriyordu.
# Bir türlü anlam veremedim. Çok fazla tutarsızlık vardı.
# Ben de bunu sorguladım.
# Elbette, tanrı kavramını sorgularken kendimi biraz rahatsız hissettim.
# Ama, tarih ve tanrıların ortaya çıkışı gibi konularda okuduktan sonra farketim ki...
# ...bir sürü farklı tanrı vardı.
# Savaş tanrısı, barış tanrısı, aşk tanrısı...
# Daha çok, insanlar tarafından uydurulmuş gibiydi.
# Öfkelenmeleri, kurban istemeleri...
# ...insanların yaptıklarından hoşlanmadıklarında, tufanlar yaratmaları...
# Bütün bunlar, yüce bir akıldan gelmiyordu.
# Zamanda geriye gidelim, ilkel insanlar yıldırım düştüğünü gördüğünde...
# ...tanrının öfkeli olduğu düşündüler.
# Başka neden böyle bir olay "cereyan" edebilirdi ki?
# Kasırga topraklarını silip süpürdüğünde, tanrıların ikinci bir kasırga göndermemesi umuduyla...
# ...kabilelerindeki mimli insanları kurban edip, elemanlardan kurtuldular.
# Ola ki tekrar olursa...
# ...bu sefer daha genç insanları kurban ettiler.
# Nedense, kabile reisinin kendini kurban ettiği pek görülmez.
# Ama her zaman, kurban olmak için gönüllü insanlar sırada hazır bekler.
# Görüyorsunuz, insanoğluyla sorunlarımız var.
# Kendi idraklarının ötesinde ne meydana gelirse, bunun için mazeret uydurmak zorundalar.
# Bu tarz şeyleri açıklamak için, tanrılar ve şeytanlar yaratmak zorundalar.
# Çünkü insanlar, o topluluğun önderlerine gelip çatarlar.
# Kabilenin ne kadar ilkel olduğu önemli değil, gelip derler ki:
# "Bu bedbaht rüzgar, nasıl adamızın insanlarına gelip çatar?"
# Ve kabile reisi der ki, "Siz uslu durmadınız!
# Sizler volkana yeterince katkı sağlamadınız!
# Enişteni volkana at, belki o zaman yanardağ patlamaz."
# Eğer eniştenizi volkana atarsanız ve volkan yine de püskürürse...
# ...bu sefer yengenizi atmak zorundasınız.
# Böylece metafizik oluşur, din oluşur, batıl inanç oluşur.
# "Tahtaya vur!"
# Veya uğur için tavşan ayağı taşı. Ama unutma, o tavşanın dört ayağı vardı ve sonu hiç iyi olmadı.
# Toparlarsak, cehaletin olduğu yerde, batıl inanç hüküm sürer.
# Efsane, tarlada çalışan küçük adama anlatma yoludur.
# Adam şöyle dediğinde: "Bütün bunlar neye tekabül ediyor? Hiçbir anlam veremiyorum."
# "Nalları diktiğinde, herşey senin için oradadır.
# Eğer bu hayatında elde edemezsen, sonraki yaşamında elde edeceksin. Tabi uslu durursan."
# Bir kültürün özümsediği batıl inanç miktarı...
# ...insanlarının sahip olduğu bilgi miktarı ile ters orantılı olacaktır.
# Gelecekte, yeteri düzeyde bilgi sağlanmasıyla...
# ...ki, günümüzde sunulanın kat be kat fazlasıdır...
# "Tahtaya vur. Bugün benim şanslı günüm." gibi sözleriniz olmayacak. Hepsi yokolacak.
# Onun yaptığı herşeyde, son derece ruhanî bir yön olduğunu düşünüyorum.
# Öldükten sonra daha iyi bir yere gitmeyi beklemek yerine...
# ...dinsel öğretilerde tasvir edilen cenneti, burada, dünyada kurabiliriz.
# Bunun için ölmeyi beklemek zorunda değiliz.
# Bugün problemlerimize göğüs gerebiliriz.
# Mesih'in beyaz kaftanıyla gelip...
# ...herşeyi değiştirmesini beklemek yerine...
# ...ya da, hepimizin cennete gideceği ahir zamanı beklemek yerine...
# ...veya, inananların ahir zamanda cennete gideceğini düşünmek yerine...
# ...bugünkü sorunlarımızın tamamından kurtulabiliriz.
# Örneğin, bir din herşeyi tanrının buyruğu olarak açıklar.
# Eğer bir kaza olmuşsa, bu tanrının buyruğudur.
# Ve bu sizi düşünmekten alıkoyar. Sizi, yaratıcı düşünmekten alıkoyar.
# Mesela şöyle düşünmekten alıkoyar, "Ulaşım sistemimizi nasıl yeniden tasarlarız...
# ...ki ulaşımdaki sorunlar ortadan kalksın?"
# Jacque, rahiplerle ve dindar insanlarla...
# ...daha yaratıcı olabilmeleri için, dünya görüşlerini genişletmeleri konusunda çalıştı.
# İnsanların davranışına şekil veren çevreye bakıyorlar ve...
# ...artık hiçkimseyi, "iyi" ya da "kötü" şeklinde yaftalamıyorlar.
# Çevreyi şekillendirmenin...
# ...daha yapıcı davranışlar getirdiğini düşünüyorlar.
# Eğer insanlar bana dünyayı ve insanların yaşam biçimini yeniden tasarlamayı soruyorsa...
# ...yapmak zorunda olacağım ilk şey, bir envanter çıkartmaktır.
# Neye ne kadar sahip olduğumuzu bulmak için.
# Ne kadar suyumuz var, ne kadar insanımız var, ne kadar tarımsal alana sahibiz gibi.
# Neye sahip olduğumuzu öğrendikten sonra, bu parametreleri...
# ...tasarımda temel alabilirim.
# İhtiyacınız olan şey, dünya kaynakları anlayışıdır.
# Bilimsel tarım uzmanları, yerbilimciler, jeofizikçiler, dünya alanınında çalışan kişiler.
# Onlar size görüş belirtmezler, derler ki:
# "Güney kutbunda daha fazla yaşam var."
# Bu bir görüş değildir. Bu bir bulgudur.
# Yani gelecekte, görüş falan olmayacak.
# "Bu alanda bilginiz var mı?" "Hayır, yok."
# "Güzel! İşte buradan bilgi alabilirsiniz." Veya, "İşte şuraya gidip bilgi edinebilirsiniz."
# Ben diyorum ki, bütün insanların temiz havaya, tarımsal araziye...
# ...ve iyi bir iletişim diline ihtiyacı var.
# Fresco kavramlarını üst üste bindiriyor değilim.
# Dünyayı ölçüt olarak kullanıyorum.
# Başka bir deyişle, dünyanın taşıyabileceği kapasiteye uyumlu yaşamak zorundayız.
# Bu size mantıklı geliyor mu? - Evet efendim, mantıklı.
# Merak edip duruyorum, bu sosyal değişim ne kadar hiddetli olacak ve...
# ...ve dünyamız toplamda ne kadar farklı bir yer olacak?
# Ve, evet, buradan oraya...
# ...insanlar bunu nasıl kabul edecek? - Tamam, işte nasıl yapacağımız.
# Nihayetinde, tüm karar mekanizması makinelere aktarılacak.
# Başta insanlar, "Makinelerin karar vermesi fikrinden hoşlanmadım." diyebilirler.
# Öncelikle, bir terazinin yaptığına bakalım.
# Eğer bir kasaba giderseniz ve kasap size satın almadan önce, "Bu piliç 2,5 kilo." derse...
# "Bana pek 2,5 kilo gibi gelmedi!" dersiniz.
# Elinden kaparsınız ve dersiniz ki, "Bence bu anca 1,5 kilo eder."
# Çünkü siz daha hafif olduğunu düşünmeye meyillisinizdir.
# Sonra teraziyi kullanırız ve kararı teraziye bırakırız.
# Doğru mu? - Evet efendim.
# - Gelelim pilotlara.
# Uçarken, "Bence 1,5 mil irtifadayım."
# Oradaki bir göstergeye bakar ve gösterge ona, yerden 4,203 fit yükseklikte olduğunu söyler.
# Bu, makine tarafından verilmiş bir karardır.
# Çünkü makine tarafından verilen bir karar, çok daha kesindir.
# Şimdi de, birçok normal insanın sorduğu soruya gelelim.
# "Tamam ama, bir makine tasarımcısından daha zeki olabilir mi?"
# Trendeki yükleri alıp boşaltan bir makine tasarlayan ufak tefek bir adam tanıyorum.
# O adam bu işi yapamaz.
# Makineler her zaman tasarımcısından hızlıdır.
# Hiç, kola şişelerini sırasıyla dolduran bir makine gördünüz mü?
# Tasarımcısı, şişeleri o şekilde hareket ettiremez.
# Peki, toplumumuzda neler oluyor?
# Karar mekanizmasını gün geçtikçe otomatikleştirip...
# ...kararı makinelere bırakıyoruz.
# Toprağa bağlı elektriksel kablolarla, bilgisayarlardan oluşan...
# ...bir tarım bakanlığı hayal edin.
# Eğer su düzeyi düşerse, oraya su pompalanır.
# Bitki besin maddesi değişirse, o maddeyi pompalar.
# Orada, şöyle şeyler söyleyen bir herife ihtiyacınız yok.
# "Sayın Başkan, burada bir kıtlık sorunumuz var."
# Ve Başkan der ki, "Durumumuz ne kadar kötü?"
# "Şey, 5.000 evsiz var ve önümüzdeki üç günde 15.000 evsiz olacak."
# Başkan, "Hmm." der ve üzerlerinden uçar, "Evet, bir kıtlık sorununuz var...
# Ne olmuş yani?!"
# Ülkenin tamamını bilgisayarlarla birbirine bağlarsanız...
# ...üretim, dağıtım ve tarım gibi alanlarda...
# ...dinamik dengeyi sağlayan bir sinir sistemine sahip olursunuz.
# Mal ve hizmetlerin üretimi ve dağıtımında para kullanmaksızın.
# İşte devlet orada, başınızı çevirip bakarsanız.
# Küre gibi görünüyor.
# Bu, tüm kararların alınabildiği bir küredir, çünkü bağlıdır.
# Dünyayı bir hologram olarak yansıtan, dünya çevresinde uydularımız bulunur.
# Dünyanın sanal bir görüntüsü.
# Yani gerçek dünyaya, eş zamanlı olarak bakıyorsunuz.
# Kalkıp, ekranların yanına gider ve konuşursunuz.
# "Şu an itibariyle havada kaç tane uçak var?"
# Bilgisayar, dünya üzerindeki noktaları lazer noktasıyla işaretler ve size, "7.320" cevabını verir.
# Havadaki her uçak, her kasırga, tüm dünyadaki koşullar, bitki hastalıkları...
# Hiçbir insan bunu yapamaz.
# Yani, devlet içinde insanlara ihtiyacımız yok, elektroniğe ihtiyacımız var.
# Arazide, üretimde, dağıtımda, hava durumunda.
# Bilmek istediğimiz herşeyi öğrenip, eve gelebiliriz.
# İnsanların kişisel görüşlerine dayanmaksızın.
# Future By Design, arz ve talebin...
# ...sibernetik bir sistemle yönetildiği...
# ...kendi kendini düzenleyen bir toplumdur.
# Politik sistemlerin yerini, genel nüfusun bilgi girdilerinden oluşan çizelgeler alır.
# Mal ve hizmet teslimi de buna göredir.
# Ekonomik sistem ise, aynı şekilde...
# ...tüm kültürün ihtiyaçlarının...
# ...mevcut kaynakların kullanımıyla sağlanmasına dayanır.
# Ekonomide bir çoküş veya bunalım olduğunda ve birçok insanın birşeyler satın alacak paraları olmadığında...
# ...mallar hâlâ oradadır, hâlâ malları üretme imkanı vardır, kaynaklar ve tarlalar hâlâ mevcuttur.
# İnsanlar çalışmak ve birşeyler üretmek isterler.
# Ama paraları yoktur ve hiçbirşey satın alamazlar.
# Yani burada korkunç bir yanlışlık var.
# Açlıktan ölen ve acılar çeken çok büyük bir dünya nüfusu var.
# Kaynaklar orada, üretme imkanımız ve...
# ...becerimiz de var.
# Yine de, bazı insanlar çoğuna sahipken, bazılarının hiçbirşeyi yok.
# Bugünkü teknolojimiz ile, bu gerçekten utanç verici birşey.
# Gerçekten çok kötü ve çok saçma.
# Çünkü bugün sahip olduğumuz teknolojiyle, dünyadaki herkese bolluk sağlayabiliriz.
# İnsanlar hep şöyle sorar, "Bu yeni şehirleri kurmak ne kadara mâl olacak?"
# Kurmak için kaynaklara sahip miyiz?
# Asıl soru budur, "Ne kadara mâl olacak?" değil.
# Bu para sisteminden kalma eski sorudur.
# Para, kıtlığın olduğu bir ortamda, mal ve hizmetleri satın almak için...
# ...zamanında kullanılan bir icattır.
# Eğer diyelim ki tatlı suda bir kıtlık varsa, değeri yükselir.
# Ve fiyatı da yükselir.
# Eğer birdenbire dünya yarılsa ve bütün vadileri dolduracak kadar tatlı su bulursak...
# ...o zaman kimse umursamaz.
# İnsanların ihtiyaç duyduğu ve erişimlerinin olmadığı birşeyin önünde...
# ...bir polis var. Oraya bir bekçi koyarsınız.
# Fakat, limon ağaçları, portakal ağaçları ve elma ağaçları her tarafta varsa...
# ...meyvelerini satamazdınız.
# 10.000 kişilik bir adada yaşadığınızı hayal edin.
# Ve adada 10 milyar dolar mevcut.
# Hiçbir kaynak yok. Ne tarımsal arazi, ne su, ne de balık.
# Hiçbirşeyiniz olmazdı.
# Peki gelecekteki gerçek değer nedir?
# Kaynaklar.
# Paranın olmadığı toplumda, yani kaynak bazlı toplumda...
# ...insanlar, ihtiyaçları olan herşeye erişime sahiptir.
# Halka açık kütüphane gibi birşey.
# Oraya gidip, kamera, bisiklet veya kol saati gibi...
# ...neye ihtiyaçları varsa, ücret ödemeden erişebilirler.
# Bu demektir ki, üretim düzeyinde öyle yüksek bir seviyeye ulaşmalıyız ki...
# ...kıtlık diye birşey kalmasın.
# Birçok kişi, insanları neyin güdülediğini merak eder.
# Eğer tüm ihtiyaçlarına erişimleri olsaydı, o zaman dürtülere ne olurdu?
# İnsanları ne motive edecek?
# Veya buna kazanım diyelim. Kazanım nedir?
# Bütün materyâllere sahiplerse...
# ...sahip olduklarından daha iyisini yapmak için, onları ne motive edecek?
# İhtiyaç.
# Her zaman bir eksiğimiz olacaktır.
# Gerçek şudur ki, her zaman birşeylere gereksinimimiz olacaktır.
# Yani, mükemmelliğe erişemeyiz.
# Tam olarak dinamik dengeye erişemeyiz.
# Her zaman dengesizliğin bir formu içinde olacağız.
# Kıtlığın bertaraf edilmesiyle, temel dürtüler...
# ...sorunların çözümüne doğru değişir, genel olarak.
# Ulusların veya grupların kaynaklara erişimleri olmadığında...
# ...davranışlarının yönetilmesi zordur.
# Doğru yoldan sapmaya ve akli dengelerini kaybetmeye başlarlar.
# Mantıklı sonuçlara varamazlar.
# İnsanlar borçtan, yükümlülükten, kölelikten kurtulup...
# ...zihinsel olarak özgürleştiklerinde...
# ...önceden hayal bile edemedikleri...
# ...yeni ufuklara yelken açarlar.
# Future by Design'da, demokratik sürecin çekirdek mekanizması...
# ...kamusal teşhir salonlarının kullanımıdır.
# Teşhir salonu ile, toplumun yönetimi için önceliklerin belirlenmesinde...
# ...herkesin katılımına fırsat tanınacaktır.
# Adeta, yenilikleri ve kullanılabilir durumdakileri gösteren bir dünya fuarı gibi.
# Etrafınıza bakıp dersiniz ki; "Şunlardan ben de istiyorum."
# veya, "Böyle birşeyi mutfağımda kullanabilirim.", o şey her neyse.
# Ve hep insanların fikirleri sorulur.
# Mesela yeni birşey çıktığında, "Bunun hakkında ne düşünüyorsun?
# Sence verimli mi? Eksik yönleri var mı?"
# Bu husustaki görüşünüzü, bilgisayara girin.
# İşte size yerleşik demokrasi.
# Tüm insanların iştirak ettiği, katılımcı bir kültüre sahip olursunuz.
# Ve bu, insanların anında bilgi sahibi olduğu...
# ...daimi bir süreçtir.
# Ne çıkıyor, neler var, elde ne var, ne yok, gibi.
# Başka bir deyişle, gereksinimler konusunda, bir çok bülten, duyuru ve...
# ...görsel yayın olacaktır.
# İnsanların neye feci bir şekilde ihtiyaç duyduklarıyla ilgili, herkesten fikirler alınacak, önerileri sorulacak...
# ...ve tüm dünyadaki insanlar, sürekli olarak haberdar edilecektir.
# Size şunu söylemek istiyorum.
# Teknolojinin onca mucizesi ve görkemi...
# ...insanların potansiyelini yüceltmedikçe, hiçbirşey ifade etmez.
# Bu, Future by Design'ın ana gayesidir.
# Jacque hergün; icat etmeye, yazmaya ve çalışmaya devam ediyor.
# Yaşama dair hazzı, çalışmaya devam etmesini sağlıyor.
# Ve birçok konuya ilgi duyuyor.
# Dışarıda olanlarla, bunun nasıl yürüyeceği ve nasıl değiştirileceğiyle çok ilgileniyor.
# Bu projeyi dünyaya tanıtmayı çok istiyor. Bu onun esas odak noktası.
# Her yolu deniyor.
# Aslında gösteriyor diyebiliriz. Geleceğin neye benzeyeceğini yalnızca anlatmak yeterli değil.
# İnsanlara, neyi kaçırdıkları göstermek daha iyi.
# Elinde olanları geliştirip, yeni fikirlerle, yeni buluşlarla ve yeni tasarımlarla çıkageliyor.
# Daha iyi tasvir edilmesi için, daha çok maket yapıp, daha fazla görüntü kaydediyor.
# Bu fikirlerin gerçekleşmesi için, dur durak bilmeden çabalıyor.
# Bence o, toplumun mevcut durumundan kaygı duyuyor. Ona göre bu kabul edilemez.
# Ancak, sadece şikayet etmek yerine, bir alternatif öneriyor.
# İnsanlar bana, "Mükemmel bir toplum mu öneriyorsun?" diye soruyor.
# Mükemmel toplum gibi bir hevesim yok. Onun ne demek olduğunu da bilmiyorum.
# Şu anda elimizde olandan çok daha iyisini yapabileceğimizi biliyorum.
# Ben, hayalperest değilim.
# Herkesi birbiriyle samimi ve uyumlu yaşıyor gibi gören bir hümanist de değilim.
# Ama, bu şekilde yaşamaya devam edersek, birbirimizi öldürüp, dünyayı da yok edeceğimizi biliyorum.
# Bizler şu anda, evrim sahnelerindeki ilkel yaşam formlarıyız.
# Uygarlığımız ise, henüz uygarlık bile değil.
# Bütün dünya birleştikten sonra ve...
# ...askeri sistemler, hapishaneler, işkence, açlık, yoksulluk ve mahrumiyet konuları...
# ...tamamen yokolduğunda...
# ...işte o zaman uygar dünyanın başlangıcı olacaktır.
# Henüz orada değiliz.
# "www.TheZeitgeistMovement.com" adresine tıklayın, bu vizyonu gerçeğe dönüştürmemize yardım edin.
1
00:00:09,000 --> 00:00:13,000
Leonardo da Vinci kendi kendini yetiştirmiş bir rönesans adamıydı.
2
00:00:14,000 --> 00:00:21,000
Bir bilim adamı, sanatçı ve mucit olarak, Da Vinci'nin dehası eşi görülmemiş bir çalışma ortaya koydu.
3
00:00:23,000 --> 00:00:28,000
Ardında bıraktığı çizimler onun yeniliklerine ve özgünlüğüne vasiyeti olarak kaldı.
4
00:00:29,000 --> 00:00:36,000
Da Vinci'nin ana engellerinden biri, düşüncelerini gerçeğe dönüştürmek için ihtiyacı olduğu araçlardan yoksun olmasıydı.
5
00:00:37,000 --> 00:00:43,000
Jacque Fresco da, kendi kendini yetiştirmiş bir bilim adamı, mimar ve mucittir.
6
00:00:45,000 --> 00:00:52,000
Bütün hayatını, sorgulamaya, anlamaya ve yenilikçiliğe adamıştır.
7
00:00:54,000 --> 00:01:01,000
Verimli bir yaratıcı olan Jacque, yaşamının çoğunu kültürümüzü yeniden tasarlamakla geçirdi.
8
00:01:03,000 --> 00:01:06,000
Da Vinci, yalnızca gelişmiş malzemelere ihtiyaç duyuyorken...
9
00:01:07,000 --> 00:01:14,000
...Fresco ise, oldukça geniş kapsamlı olan fikirlerini gerçekleştirmek için, sosyal ve politik kaynaklara erişimden yoksundu.
10
00:01:26,000 --> 00:01:29,000
Ağustos, 1974
11
00:01:33,000 --> 00:01:39,000
Konuğumuz, Miami'li sıradışı bir adam olan Dr. Jacque Fresco. Yaptıklarından biraz bahsedecek olursak;
12
00:01:40,000 --> 00:01:43,000
Sosyal mühendis, endüstri mühendisi, tasarımcı ve yenilikçi.
13
00:01:44,000 --> 00:01:49,000
Rotor Craft Helikopter danışmanlığı, Los Angeles Bilimsel Araştırma Laboratuvarları yöneticiliği...
14
00:01:50,000 --> 00:01:54,000
...araç gereç taslaklarından x-ışını ünitelerine kadar muhtelif tasarımlar ve telif sahipliği.
15
00:01:55,000 --> 00:01:59,000
Architectural Records, Popular Mechanics, Saturday Review'de çalışmaları yayınlandı.
16
00:02:00,000 --> 00:02:02,000
Sinema sektöründe teknik ve psikolojik danışmanlık...
17
00:02:02,000 --> 00:02:06,000
...hava kuvvetleri endüstri üyeliği, Wright Field'da geliştirme birimi tasarladı...
18
00:02:06,000 --> 00:02:09,000
...elektrostatik anti-buzlanma sistemleri geliştirdi...
19
00:02:09,000 --> 00:02:12,000
...önüretimli alüminyum evler tasarladı.
20
00:02:12,000 --> 00:02:14,000
Peki, sürücü ehliyetinizde ne yazıyor?
21
00:02:15,000 --> 00:02:16,000
Neyle iştigal ediyorsunuz?
22
00:02:16,000 --> 00:02:18,000
- Endüstriyel tasarımcıyım.
23
00:02:18,000 --> 00:02:19,000
- Jacque, peki sen...
24
00:02:19,000 --> 00:02:20,000
- Sosyal mühendisim.
25
00:02:21,000 --> 00:02:25,000
- İnsanların, Miami'de yaşayan Jacque Fresco hakkında konuşmaları ve...
26
00:02:25,000 --> 00:02:29,000
...zamanımızın çok ötesinde biri demeleri, seni rahatsız ediyor mu?
27
00:02:29,000 --> 00:02:33,000
"Biz, onun gibi ileri düzey düşünme biçimine hazır değiliz" gibi söylemleri...
28
00:02:33,000 --> 00:02:38,000
Her alandaki yaratıcı insanın, bu tarz problemlerle karşılaştığını sanıyorum.
29
00:02:38,000 --> 00:02:43,000
Hayır, rahatsız etmiyor. Çünkü, daha önemli olan birçok şey var.
30
00:04:34,000 --> 00:04:37,000
Jacque Fresco bir gelecekçi.
31
00:04:38,000 --> 00:04:41,000
Bir gelecekçi, gelecekte neler olabileceği konusunda...
32
00:04:41,000 --> 00:04:44,000
...düşünceleri ve eylemleri olan biridir.
33
00:04:45,000 --> 00:04:49,000
O, 1920'lerden bu yana geleceği planlıyor.
34
00:04:49,000 --> 00:04:53,000
Filozof ve kuramcı biri olmanın yanı sıra...
35
00:04:53,000 --> 00:04:57,000
...mühendis, endüstri tasarımcısı ve sosyal planlamacıdır.
36
00:05:02,000 --> 00:05:07,000
İlâhiyattan davranış bilimlerine, biyolojiden fiziksel bilimlere kadar...
37
00:05:07,000 --> 00:05:10,000
...bir çok akademik disiplin üzerinde çalıştı.
38
00:05:12,000 --> 00:05:18,000
Jacque Fresco, yarının dünyasından yalnızca bahsetmekle kalmıyor.
39
00:05:19,000 --> 00:05:24,000
Tüm dünyayı sıfırdan inşa edecek bir plânı var.
40
00:05:31,000 --> 00:05:37,000
- İlk çizim yapmaya başladığınız zamana gitmek istiyorum.
41
00:05:37,000 --> 00:05:41,000
- Çizime başladığım zaman mı? - Evet. - Çok eski zamanlardı.
42
00:05:42,000 --> 00:05:45,000
- Sekiz ya da dokuz yaşlarındaydım.
43
00:05:46,000 --> 00:05:47,000
- Gelecek hakkında mı?
44
00:05:47,000 --> 00:05:52,000
- Evet. O zamanları hatırlayabildiğim kadarıyla, ben hep geleceğe ilgi duyardım.
45
00:05:54,000 --> 00:05:59,000
"Metropolis" adında bir sinema filmi vardı. Çok farklıydı, tüm dikkatimi çekmişti.
46
00:05:59,000 --> 00:06:02,000
Standartların dışında kalan ilk filmdi.
47
00:06:08,000 --> 00:06:14,000
Kesinlikle kabul edilemez, aşırı sistematik bir gelecek tasvir ediyordu.
48
00:06:16,000 --> 00:06:22,000
Ama, filmdeki mimari ve robot teknolojisi ilginçti.
49
00:06:32,000 --> 00:06:37,000
Uçaklar ve gelecekteki kentler, su altı şehirleri, yüzen şehirler...
50
00:06:37,000 --> 00:06:44,000
...iniş sahasına sahip gökdelenler, hepsinin resmini çizmiştim.
51
00:06:44,000 --> 00:06:47,000
Bir postanenin nasıl olması gerektiğiyle ilgili bir düşüncemi resmetmiştim.
52
00:06:47,000 --> 00:06:52,000
Havaalanı, postaneye çok uzaktı, teslimat için kamyonları vardı.
53
00:06:52,000 --> 00:06:56,000
Düşündüm ki, uzunlamasına postane binaları var fakat...
54
00:06:56,000 --> 00:06:59,000
...neden uçakla üstlerine konup postayı kaparak havadan devam etmeyelim ki?
55
00:06:59,000 --> 00:07:03,000
Ben de, çatılarında iniş platformu olan binalar çizdim.
56
00:07:03,000 --> 00:07:10,000
Hafifçe açılıydı, böylece uçak zahmetsizce iniş yapabilirdi.
57
00:07:10,000 --> 00:07:16,000
Eğim olduğundan dolayı uçak yavaşlar, postayı alıp, aksi açıda devam eder.
58
00:07:16,000 --> 00:07:18,000
Sonra, gemileri denedim.
59
00:07:18,000 --> 00:07:23,000
Yolcu ve yük gemilerinin ve sonra da uçak gemilerinin çizimlerini yaptım.
60
00:07:23,000 --> 00:07:25,000
Sonra çizimlerimi okul müdürüme gösterdim.
61
00:07:26,000 --> 00:07:27,000
Bana dedi ki,
62
00:07:27,000 --> 00:07:30,000
"Bucky Fuller diye birini duydun mu?"
63
00:07:30,000 --> 00:07:31,000
Dedim ki, "Hayır."
64
00:07:31,000 --> 00:07:33,000
"Peki onunla tanışmak ister misin?" dedi.
65
00:07:33,000 --> 00:07:34,000
Ben de, "Tabi, olur...
66
00:07:34,000 --> 00:07:36,000
...o ne iş yapar?" dedim.
67
00:07:36,000 --> 00:07:38,000
"O da senin gibi bir mucit...
68
00:07:38,000 --> 00:07:41,000
...bir sürü yeni şey düşünüyor." dedi.
69
00:07:41,000 --> 00:07:45,000
Bay Fuller, 20. yüzyılın en ünlü gelecekçilerinden biriydi.
70
00:07:45,000 --> 00:07:48,000
Esasen, jeodezik kubbe'nin mucidi olarak bilinir.
71
00:07:48,000 --> 00:07:52,000
Fuller, teknolojinin insancıl yaklaşımla kullanılması yanlısıydı.
72
00:07:53,000 --> 00:07:59,000
İşte Bucky Fuller oradaydı. "Dymaxium" adını verdiği arabasıyla orada oturuyordu.
73
00:07:59,000 --> 00:08:05,000
"Dymaxium ne demek?" diye sordum. "Şekilde ulaşılabilecek en yüksek form." diye cevapladı.
74
00:08:05,000 --> 00:08:13,000
Onunla sosyal konular üzerine konuştum. Dedim ki,
75
00:08:13,000 --> 00:08:18,000
"Peki ya endüstri çalışmalarını tüm insanların menfaatine kullanarak, toplumu başka bir forma dönüştürmek?"
76
00:08:18,000 --> 00:08:19,000
"Ne demek istiyorsun?" dedi.
77
00:08:19,000 --> 00:08:23,000
Dedim ki, "Çalışan insanların greve gitmeleri yerine...
78
00:08:23,000 --> 00:08:26,000
...çalışmalarının karşılığında onlara da bir pay versek...
79
00:08:26,000 --> 00:08:29,000
...iktisadi faaliyet geliştiğinde, otomatik pay alırlar.
80
00:08:29,000 --> 00:08:32,000
İşler kötüye giderse de daha az pay alırlar."
81
00:08:33,000 --> 00:08:35,000
Arkasına yaslandı ve dedi ki,
82
00:08:36,000 --> 00:08:38,000
"Nesin sen, sosyal planlamacı falan mı?"
83
00:08:38,000 --> 00:08:40,000
"Olmak istediğin şey bu mu?"
84
00:08:40,000 --> 00:08:42,000
"Adının ne olduğunu bilmiyorum." dedim.
85
00:08:42,000 --> 00:08:44,000
"Ama, bence iş görür."
86
00:08:44,000 --> 00:08:47,000
"İnsanları daha istekli hâle getirebilir."
87
00:08:47,000 --> 00:08:53,000
Dedi ki, "Sana birşey söylememe izin ver. Yeni bir araba edinmek bile yeterince zor.
88
00:08:53,000 --> 00:08:56,000
Bir de sen, toplumu değiştirmeye çalışıyorsun."
89
00:08:56,000 --> 00:09:00,000
Bu olay, o ders vermeye başlamadan yıllar önceydi.
90
00:09:01,000 --> 00:09:03,000
Alber Einstein der ki;
91
00:09:03,000 --> 00:09:06,000
"Bugün dünyada var olan sorunlar...
92
00:09:06,000 --> 00:09:09,000
...onları yaratan düşünce seviyesiyle çözülemez."
93
00:09:10,000 --> 00:09:14,000
- Einstein'la tanıştınız mı? Albert Einstein? - Evet.
94
00:09:14,000 --> 00:09:17,000
- Albert Einstein'la tanışmak nereden aklınıza geldi?
95
00:09:17,000 --> 00:09:21,000
Radio City isimli bir tiyatronun dışındaydım.
96
00:09:21,000 --> 00:09:25,000
Derken, kocaman beyaz saçları olan bir kadının dışarı geldiğini gördüm.
97
00:09:26,000 --> 00:09:28,000
"Aynı Einstein'ın ablası!"
98
00:09:28,000 --> 00:09:30,000
...dedim arkadaşlarıma.
99
00:09:30,000 --> 00:09:32,000
Ardından, Einstein çıktı geldi.
100
00:09:32,000 --> 00:09:34,000
Bence, o gerçekten ablasıydı.
101
00:09:36,000 --> 00:09:38,000
Bense bu konuda yalnızca şaka ediyordum..
102
00:09:38,000 --> 00:09:43,000
Yanına yaklaştım ve dedim ki, "Sizinle tanışmamız mümkün mü?"
103
00:09:43,000 --> 00:09:44,000
"Niye ki?" dedi.
104
00:09:44,000 --> 00:09:47,000
Ben de, "Sormak istediğim binlerce soru var." dedim.
105
00:09:47,000 --> 00:09:52,000
Ama dedi ki, "Ben Princeton, New Jersey'de yaşıyorum."
106
00:09:52,000 --> 00:09:54,000
- Onu ziyarete gittiğiniz günü bana anlatın.
107
00:09:54,000 --> 00:09:58,000
- Evine gittim. Mütevazı bir evdi.
108
00:09:58,000 --> 00:10:03,000
Dedim ki, "Doğada bir ahenk var gibi görünüyor.
109
00:10:03,000 --> 00:10:05,000
Buna ne buyurulur?"
110
00:10:05,000 --> 00:10:09,000
Dedi ki, "Evet, evren kurallı bir yer ancak...
111
00:10:09,000 --> 00:10:12,000
...ahenk, bununla ne demek istediğini bilmiyorum."
112
00:10:12,000 --> 00:10:16,000
Dedim ki, "Bir fare haşereleri yediğinde, bu farenin bünyesini destekliyor olabilir.
113
00:10:16,000 --> 00:10:18,000
Peki ya haşerenin bünyesi?"
114
00:10:18,000 --> 00:10:23,000
Avludaki bataklık suyundan birazını aldı ve...
115
00:10:23,000 --> 00:10:25,000
...mikroskopun altına yerleştirdi. Ve dedi ki,
116
00:10:25,000 --> 00:10:28,000
"Bak; herşey, yek diğeriyle mücadele ediyor.
117
00:10:28,000 --> 00:10:32,000
İnsan bedeni içinde herşey, diğer herşeyle mücadele ediyor.
118
00:10:32,000 --> 00:10:34,000
Okyanusta, büyük balık, küçük balığı yiyor."
119
00:10:35,000 --> 00:10:40,000
Einstein'la, oturup bir çok konudan konuşmak için...
120
00:10:40,000 --> 00:10:45,000
...çok fazla zamanım olmadı. Çünkü, pek bu alanda değil gibi görünüyordu.
121
00:10:45,000 --> 00:10:49,000
Bana dedi ki, "Sen matematikle alâkalı mısın?"
122
00:10:49,000 --> 00:10:52,000
"Matematikle alâkan var mı?"
123
00:10:52,000 --> 00:10:55,000
"Geometri sana ne ifade ediyor?"
124
00:10:55,000 --> 00:10:56,000
Bilirsiniz.
125
00:10:56,000 --> 00:11:00,000
Bu konuya çok fazla girmek istemedim. Çünkü bence bu konudan sapmaydı.
126
00:11:00,000 --> 00:11:05,000
Matematik sadece bir araçtır. Sosyoloji ve antropoloji gibi.
127
00:11:05,000 --> 00:11:08,000
Bunlar, geleceği şekillendirmede kullanacağımız enstrümanlardır.
128
00:11:15,000 --> 00:11:20,000
1929'da hisse senedi piyasası çöktüğünde, Jacque yalnızca 13 yaşındadır.
129
00:11:24,000 --> 00:11:26,000
Büyük Buhran'ın gelişi sırasında...
130
00:11:26,000 --> 00:11:30,000
...meraklı ve araştırmacı genç adamın kafasında birçok soru işareti oluşur.
131
00:11:30,000 --> 00:11:35,000
New York'ta yaşarken, etrafında anlaşılması çok zor, acı ve keder bulur.
132
00:11:36,000 --> 00:11:41,000
Gördüğü bu karışıklık, çelişkiler ve boğuşmalar, onun kişiliğinde kayda değer bir etki bırakır.
133
00:11:43,000 --> 00:11:47,000
Herşey çok kötüye gidiyordu ve başka tarafa bakmam mümkün değildi.
134
00:11:47,000 --> 00:11:51,000
Ve, nasıl olduysa oyunun kuralları bozuldu diye düşündüm.
135
00:11:52,000 --> 00:11:54,000
Birçok farklı toplantıya katıldım.
136
00:11:55,000 --> 00:12:01,000
Komünist toplantıları, sosyalist toplantıları, faşist toplantıları, "Birleşik İnsanoğlu", teknokrasi.
137
00:12:02,000 --> 00:12:06,000
Dünyaya ne öğretildiğini görmek istedim. Doğu felsefesi de bunlara dahildi.
138
00:12:06,000 --> 00:12:12,000
İnsanların ne düşündüğünü ve ne istediğini bilmek istedim. Neden tek bir sisteme yapışıp kalıyorlardı?
139
00:12:13,000 --> 00:12:17,000
Bir sisteme her ulaşıldığında...
140
00:12:17,000 --> 00:12:22,000
...toplum, o sistemi korumaya yatkın oluyordu. Daha ötesine geçmeyi düşünmüyorlardı bile.
141
00:12:22,000 --> 00:12:27,000
Ancak konu teknolojiye gelince, ne üretirsek üretelim, daha iyisini yapmaya çalışıyoruz.
142
00:12:28,000 --> 00:12:34,000
Bana göre uygarlık tarihi, değişim tarihdir. Sosyal değişim, beşeri düzenlemeler...
143
00:12:35,000 --> 00:12:41,000
...evler, tekneler, uçaklar, trenler. Tümü sosyal evrim sürecinin içindeydiler.
144
00:12:41,000 --> 00:12:46,000
Dilimiz, dış görünüşümüz, değerlerimiz ve davranışlarımız da dahil.
145
00:12:49,000 --> 00:12:53,000
Büyük Buhran derinleşirken, Jacque New York'tan ayrılır ve ülke çevresinde otostop çekerek gezmeye başlar.
146
00:12:54,000 --> 00:12:57,000
Seyahatleri sırasında, birbirinden farklı ve ilginç birçok insanla tanışır.
147
00:12:57,000 --> 00:13:01,000
Birçoğu, kendisi gibi adil ve eşit bir yaşam arayışındadır.
148
00:13:02,000 --> 00:13:07,000
Sonunda, Tahiti'nin ılık denizli, ilkel adalarında yolculuğunu sona erdirir.
149
00:13:08,000 --> 00:13:15,000
Güney denizlerine gitmek istemiştim, çünkü doğaya ait olanların paylaşımı fikrinden hoşlanmıştım. Bu konuda birşeyler okumuştum.
150
00:13:15,000 --> 00:13:20,000
Misal, kabile şefinin altı karısı varsa ve siz bir yabancıysanız, şef size der ki;
151
00:13:20,000 --> 00:13:22,000
"İşte bu en güzel karım. Umarım seni memnun eder."
152
00:13:23,000 --> 00:13:26,000
Karılarının kendilerine çok haz verdiğini ve...
153
00:13:26,000 --> 00:13:28,000
...misafirine de haz verebileceğini düşünür.
154
00:13:29,000 --> 00:13:31,000
Neden biliyor musunuz? Bu konuda farklı düşünürler.
155
00:13:31,000 --> 00:13:35,000
Bu olay kafamı bulandırdı ve beni düşünmeye zorladı.
156
00:13:35,000 --> 00:13:37,000
"Hey, hay Allah...
157
00:13:37,000 --> 00:13:42,000
Benim bildiğim bu iş böyle değildi. Benim bildiğim de böyle miydi, yoksa beynim mi yıkanmıştı?
158
00:13:42,000 --> 00:13:44,000
Böylece kendime şöyle sorular sormaya başladım.
159
00:13:44,000 --> 00:13:47,000
Sana anlamlı gelen şeyin, gerçekten anlamlı olduğunu nereden biliyorsun Jacque?
160
00:13:47,000 --> 00:13:52,000
Peki ya kendi değer yargıların? Düşün bakalım, belki asıl seninkiler saçmalıktır.
161
00:13:53,000 --> 00:13:55,000
Pearl Harbor. 7 Aralık 1941
162
00:13:55,000 --> 00:13:58,000
Tahiti'nin işgal edilebileceği endişesiyle...
163
00:13:58,000 --> 00:14:01,000
...Jacque ABD'ye geri döner ve ordu hava birliklerine katılır.
164
00:14:02,000 --> 00:14:05,000
Savaş bittiğinde, binlerce fabrika atıl durumda kalmıştır.
165
00:14:05,000 --> 00:14:09,000
Savaş ürünleri üretilmediğinden, üretim kapasitelerine ihtiyaç kalmamıştır.
166
00:14:09,000 --> 00:14:13,000
Alüminyum üretimi için kullanılabilir muazzam kapasite olduğundan...
167
00:14:13,000 --> 00:14:18,000
...Jacque, tamamı alüminyum kalıplardan çıkarılan ve inşa edilen bir ev tasarlar.
168
00:14:19,000 --> 00:14:23,000
Ortaya çıkan sonuç hem yenilikçi, hem de zaman ve malzeme kullanımında son derece verimlidir.
169
00:14:24,000 --> 00:14:29,000
Mesela pencere montaj yerleri, kalıptan çekildiğinde, contalarıyla birlikte hazırdı.
170
00:14:29,000 --> 00:14:34,000
Tüm pencereler, 12 dakika gibi sürede...
171
00:14:34,000 --> 00:14:35,000
...çabucak monte ediliyordu.
172
00:14:36,000 --> 00:14:38,000
Evin kurulumu da sekiz saat alıyordu..
173
00:14:39,000 --> 00:14:45,000
1948'de Warner Bros'da görücüye çıkarıldı. Stüdyo çevresinde uzun bir kuyruk vardı.
174
00:14:45,000 --> 00:14:48,000
Binlerce insan görmeye gelmişti. Uçaklar gökyüzüne dumanla şöyle yazıyordu:
175
00:14:48,000 --> 00:14:53,000
"Trend Ev'i Warner Bros stüdyosunda ziyaret edin."
176
00:14:53,000 --> 00:14:56,000
Gazetelerde tanıtımı yapılmıştı.
177
00:14:56,000 --> 00:15:02,000
Architectural Record, seri üretim tarzı evlerin ilki olarak bahsetmişti.
178
00:15:04,000 --> 00:15:07,000
Jacque'ın, yenilikçi problem çözümlerinin değeri anlaşılmıştır.
179
00:15:07,000 --> 00:15:10,000
Becerileri sayesinde, işinin ehli bir mucit hâline geliyordur.
180
00:15:11,000 --> 00:15:15,000
Durmaksızın yeni buluşlar icat ettiği bir araştırma laboratuvarı vardır.
181
00:15:16,000 --> 00:15:19,000
Zamanının çoğunu kendi ilgi alanlarına ayırırken...
182
00:15:19,000 --> 00:15:24,000
...aynı zamanda, girişimciler için geniş bir teknolojik yelpazede çalışarak...
183
00:15:24,000 --> 00:15:27,000
...özel buluşlar tasarlar ve imal eder.
184
00:15:28,000 --> 00:15:31,000
Medikal ve dental aygıtlardan, üç boyutlu sinema gösterim sistemlerine...
185
00:15:31,000 --> 00:15:34,000
...her alanda buluşlar yapar.
186
00:15:34,000 --> 00:15:38,000
Zamanında, Jack Morse isimli bir film yapımcısı vardı.
187
00:15:38,000 --> 00:15:41,000
Onunla Warner Bros stüdyolarında tanışmıştım.
188
00:15:41,000 --> 00:15:43,000
Trend Ev'i görmek için geldi.
189
00:15:44,000 --> 00:15:46,000
Herşey birbiriyle o kadar uyumluydu ki...
190
00:15:46,000 --> 00:15:49,000
...şaşkınlık içerisindeydi.
191
00:15:50,000 --> 00:15:52,000
"Böyle şeyleri nasıl tasavvur ediyorsunuz?" dedi.
192
00:15:52,000 --> 00:15:53,000
Bilirsiniz.
193
00:15:53,000 --> 00:15:55,000
Ben de nasıl düşündüğümü açıklamaya başladım.
194
00:15:55,000 --> 00:15:57,000
Ve o beni çok ilgi çekici buldu.
195
00:15:58,000 --> 00:16:01,000
"Biraz dışarı gelsene." dedi.
196
00:16:01,000 --> 00:16:03,000
Orada büyük bir arazisi vardı.
197
00:16:03,000 --> 00:16:07,000
Ve dedi ki, "Sence, gözlük kullanmadan...
198
00:16:07,000 --> 00:16:12,000
...üç boyutlu bir film gösterim makinesi yapabilir misin?"
199
00:16:13,000 --> 00:16:14,000
Ben de, "Evet." dedim.
200
00:16:14,000 --> 00:16:17,000
"Yapabileceğini nereden biliyorsun ki?" dedi.
201
00:16:17,000 --> 00:16:18,000
"Sanki daha önce yaptın da?"
202
00:16:18,000 --> 00:16:19,000
Dedim ki, "Evet, bu doğru.
203
00:16:19,000 --> 00:16:23,000
Ancak bu fiziksel bir hadise ve yapabileceğimi düşünüyorum."
204
00:16:23,000 --> 00:16:24,000
"Peki nasıl başaracaksın?" dedi.
205
00:16:24,000 --> 00:16:26,000
"Henüz bilmiyorum." dedim.
206
00:16:26,000 --> 00:16:31,000
Detaylarından bahsetmemeyi tercih etsem de...
207
00:16:31,000 --> 00:16:34,000
...birbirinden farklı uygulamalarım vardı.
208
00:16:34,000 --> 00:16:37,000
Fakat, üç boyutlu görüntülemeyi farklı yollarla elde ettim.
209
00:16:37,000 --> 00:16:44,000
En kolay yolu ise, ekranın arkasından sağ göz ve sol göz görüntüsünü...
210
00:16:44,000 --> 00:16:46,000
...sağ göze ve sol göze yansıtmaktı.
211
00:16:46,000 --> 00:16:50,000
Eğer yana doğru hareket ederseniz, görüntüyü kaybediyordunuz.
212
00:16:51,000 --> 00:16:55,000
Sonra Jack, gerisini Technicolor'ın getirmesini istedi.
213
00:16:55,000 --> 00:16:58,000
Onları alıp geldi ve gözattılar.
214
00:16:59,000 --> 00:17:01,000
"Bunu nasıl yapıyorsunuz? Oldukça ilginç."
215
00:17:01,000 --> 00:17:04,000
Dedim ki, "Bunu ifşa etme özgürlüğümüz yok...
216
00:17:04,000 --> 00:17:07,000
...ta ki, siz sonraki gelişim aşamasına geçene kadar."
217
00:17:07,000 --> 00:17:10,000
"Peki görsel yalıtımı nasıl muhafaza ediyorsunuz?" dediler.
218
00:17:11,000 --> 00:17:13,000
"Bunu şimdilik sizinle tartışamam." dedim.
219
00:17:13,000 --> 00:17:16,000
Görüntüye baktılar, cam gibi tertemizdi, çizgiler yoktu.
220
00:17:17,000 --> 00:17:19,000
"Pekâlâ, bu şimdiye kadar gördüğümün en iyisi, fakat...
221
00:17:19,000 --> 00:17:22,000
...30 derece açıda etki azalıyor." dediler.
222
00:17:22,000 --> 00:17:23,000
"Evet, öyle." dedim.
223
00:17:24,000 --> 00:17:28,000
"Ve geriye doğru mesafe açıldıkça, daha da kayboluyor.
224
00:17:28,000 --> 00:17:30,000
Bu konuda birşey yapabilir misin?" diye sordular.
225
00:17:30,000 --> 00:17:31,000
Dedim ki, "Evet...
226
00:17:31,000 --> 00:17:33,000
...bu yüzden buradasınız.
227
00:17:33,000 --> 00:17:35,000
Sonraki aşamaya geçebilmek için."
228
00:17:35,000 --> 00:17:38,000
Dediler ki, "Bak Jacque, etki azalmasından kurtul...
229
00:17:38,000 --> 00:17:41,000
...mesafe probleminden de kurtul, sonra bizi ara."
230
00:17:42,000 --> 00:17:45,000
Böylece, o proje öldü.
231
00:17:46,000 --> 00:17:49,000
Trend Ev'in öldüğü gibi.
232
00:17:50,000 --> 00:17:55,000
Ben de, insanlar arka çıkmadan Alexander Graham Bell'in telefonu icat etmeyi nasıl başardığı gibi konularda...
233
00:17:55,000 --> 00:17:56,000
...kitaplar okudum.
234
00:17:56,000 --> 00:17:59,000
Xerox makinesi tamamen yapılabilmişti.
235
00:17:59,000 --> 00:18:01,000
Edison ampülü yapabilmişti..
236
00:18:01,000 --> 00:18:04,000
Tanınmış biri olana kadar...
237
00:18:04,000 --> 00:18:05,000
...hiçkimse ona arka çıkmamıştı.
238
00:18:05,000 --> 00:18:08,000
- Bunlar ne için? Bütün bunlar ne işe yarıyor?
239
00:18:08,000 --> 00:18:11,000
Bunlar muhtelif cerrahi gereçler, değil mi?
240
00:18:11,000 --> 00:18:15,000
- Evet, muhtelif türlerde, ama oradakiler tamamı değil.
241
00:18:15,000 --> 00:18:17,000
Retraktörün ne olduğunu biliyor musunuz? - Hayır.
242
00:18:17,000 --> 00:18:19,000
Ameliyat sırasında deriyi açık tutmaya yarar.
243
00:18:20,000 --> 00:18:22,000
Muhtelif türde retraktörler var.
244
00:18:24,000 --> 00:18:29,000
Şunun amacı...
245
00:18:29,000 --> 00:18:33,000
...protezi takmadan önce kemiği döndürmekti.
246
00:18:33,000 --> 00:18:38,000
Uyluk kemiğinin üst bölgesini çevirir.
247
00:18:40,000 --> 00:18:45,000
Şurada, içinde delikler olan cımbızlar var. Ön yüzündeki deliklere bakacak olursanız...
248
00:18:45,000 --> 00:18:48,000
...kaslara zarar vermeden dikiş atılmasını sağlar.
249
00:18:48,000 --> 00:18:52,000
Kasın üzerine yerleştirirsiniz ve delikler tam olarak kas ve deri arasında kalır.
250
00:18:52,000 --> 00:18:54,000
Gözlerinizi zorlamanıza gerek kalmaz.
251
00:18:54,000 --> 00:18:56,000
- Yani, bunlar sizin tasarladığınız şeyler.
252
00:18:56,000 --> 00:18:57,000
- Evet, uzun zaman önce.
253
00:18:57,000 --> 00:18:59,000
- Sözleşmeli olarak mı? - Evet, öyle.
254
00:18:59,000 --> 00:19:01,000
- Bunları sözleşmeli olarak mı tasarladınız? - Evet.
255
00:19:01,000 --> 00:19:03,000
Binlerce farklı şey yaptım.
256
00:19:03,000 --> 00:19:06,000
Fakat doktorun biri, bunları kendi adına patentledi.
257
00:19:06,000 --> 00:19:09,000
Ama olsun, ne yapalım.
258
00:19:10,000 --> 00:19:12,000
Ne yapmak istediğimi bilmiyordum.
259
00:19:12,000 --> 00:19:16,000
Varolan şeylere baktım ve hepsini değiştirmek istedim...
260
00:19:16,000 --> 00:19:18,000
...tekerlekli sandalyeleri falan.
261
00:19:18,000 --> 00:19:20,000
Daha iyi yapmak istedim, bilirsiniz.
262
00:19:20,000 --> 00:19:23,000
Geliştirilmesi kolay buldum.
263
00:19:23,000 --> 00:19:25,000
Ama buluşlar paraya mâl oluyordu.
264
00:19:26,000 --> 00:19:28,000
Ve patentlemek için param yoktu.
265
00:19:28,000 --> 00:19:31,000
Ben de binlerce buluş yaptım ve...
266
00:19:31,000 --> 00:19:34,000
...dosyalayıp kaldırdım, çünkü param yoktu.
267
00:19:35,000 --> 00:19:40,000
Kazandığım bütün birikimlerimi ihtiyacım olan teçhizatlara harcadım.
268
00:19:41,000 --> 00:19:47,000
Mesela, yapay bir bacak üzerinde çalışıyorsam ve 200 dolarım varsa...
269
00:19:47,000 --> 00:19:51,000
...kalan son 200 dolarımı bunun için harcıyordum.
270
00:19:52,000 --> 00:19:55,000
Onu çözsem, kira çıkıyordu, elektrik faturası geliyordu...
271
00:19:55,000 --> 00:19:57,000
...ve ben ödeyemiyordum.
272
00:19:57,000 --> 00:19:58,000
Sonra icra memurları geldi ve...
273
00:19:58,000 --> 00:20:01,000
...laboratuvarımdaki herşeyi haczetti.
274
00:20:02,000 --> 00:20:05,000
Ben de şöyle arkama yaslandım, idare edemiyordum.
275
00:20:05,000 --> 00:20:09,000
"25 dolar kira için ayırayım, 200 dolar şu makine için ayırayım." falan.
276
00:20:10,000 --> 00:20:14,000
Bunu yapamıyordum, çünkü üzerinde çalıştığım...
277
00:20:14,000 --> 00:20:17,000
...birçok bilim dalının kapsamı dışında kalan alanlardaki...
278
00:20:17,000 --> 00:20:21,000
...problemlerin çözümüne çok yakındım.
279
00:20:21,000 --> 00:20:26,000
Floresan tüpünde hareket halinde yüksek voltaj ve...
280
00:20:26,000 --> 00:20:28,000
...bu voltajı üreten trafonuz vardır.
281
00:20:29,000 --> 00:20:31,000
İçine fosfor koyarsınız ve ışık verir.
282
00:20:32,000 --> 00:20:34,000
Ama tüp yuvarlaktır ve...
283
00:20:34,000 --> 00:20:37,000
...arka kısımdaki fosfor hiçbir işe yaramaz.
284
00:20:37,000 --> 00:20:40,000
Sadece ön kısımdaki fosfor işlevseldir.
285
00:20:40,000 --> 00:20:43,000
Ben tüpü oval yapmak istedim.
286
00:20:44,000 --> 00:20:47,000
Böylece oval tüpte daha fazla ışık yüzeyine sahip olursunuz.
287
00:20:47,000 --> 00:20:51,000
Sonra tüpün dışına büyük yansıtıcı koymak yerine...
288
00:20:51,000 --> 00:20:54,000
...aynayı tüpün içerisine koyup...
289
00:20:55,000 --> 00:20:57,000
...tüpün arkasından geri yansıtmak istedim.
290
00:20:57,000 --> 00:21:00,000
Tüpü yapacak param yoktu.
291
00:21:00,000 --> 00:21:03,000
Sonra dedim ki: "Tüpü ne diye yapayım ki?
292
00:21:03,000 --> 00:21:07,000
Neden fosforun parladığı düz cam tabaka üzerinde çalışmayalım ki?"
293
00:21:07,000 --> 00:21:11,000
Elektrik geçiren cam yaparsınız.
294
00:21:11,000 --> 00:21:14,000
Peki, yalıtkan birşeyi nasıl iletken hale getirirsiniz?
295
00:21:14,000 --> 00:21:18,000
Fosfor ve cam içerisine metalik zerrecikler koyarak.
296
00:21:18,000 --> 00:21:23,000
O zaman ne olurdu? Elektrik akımının camın içinden geçip fosforları canlandırdığı...
297
00:21:23,000 --> 00:21:24,000
...düz bir tabakanız olur.
298
00:21:24,000 --> 00:21:28,000
Bir lamba istemezsiniz! Bir lamba ışığı tek bir tarafa verir.
299
00:21:28,000 --> 00:21:30,000
Ben tüm yüzeyi aydınlatmak istedim.
300
00:21:30,000 --> 00:21:34,000
Zamanla, Jacque'ın gelecek hakkındaki fikirleri...
301
00:21:34,000 --> 00:21:37,000
...daha organize ve odaklı hâle gelmeye başlar.
302
00:21:37,000 --> 00:21:41,000
Giderek, teknolojik uzmanlığıyla...
303
00:21:41,000 --> 00:21:44,000
...insan davranışı, sosyoloji ve sosyal yapı hakkında öğrendiklerini...
304
00:21:44,000 --> 00:21:47,000
...bir araya getirmeye başlar.
305
00:21:47,000 --> 00:21:50,000
- O alandan bu alana, iyileştirme yapmak için yıllarımı harcadım.
306
00:21:50,000 --> 00:21:55,000
Dedim ki, "Bakın, bütün toplum yaptıklarımızla yoldan sapıyor.
307
00:21:55,000 --> 00:21:58,000
Neden toplumu yeniden tasarlamıyoruz?"
308
00:21:58,000 --> 00:22:01,000
Binlerce ürün imal etmekten daha kolay olurdu.
309
00:22:01,000 --> 00:22:04,000
- Yani gerçekten toplumu yeniden tasarlamaya karar verdiniz.
310
00:22:04,000 --> 00:22:06,000
- Çünkü yamalamak...
311
00:22:06,000 --> 00:22:09,000
...hiçbir işe yaramıyordu.
312
00:22:10,000 --> 00:22:13,000
Verimli değildi. Sonra da benim komünist olduğumu düşündüler.
313
00:22:13,000 --> 00:22:17,000
Toplumu yeniden tasarlamak isteyen biri, başka ne olabilirdi?
314
00:22:20,000 --> 00:22:23,000
- Sosyo-sibernetik nedir?
315
00:22:24,000 --> 00:22:29,000
- Sosyo-sibernetik...
316
00:22:29,000 --> 00:22:34,000
...yeni bir organizasyondur ve sorunların çözümünde...
317
00:22:34,000 --> 00:22:36,000
...bilim ve teknolojinin...
318
00:22:36,000 --> 00:22:38,000
...gelişmiş seviye uygulamasını sunar.
319
00:22:38,000 --> 00:22:41,000
Böylece yıllardır kaybettiğimiz çevreyi...
320
00:22:41,000 --> 00:22:43,000
... geri kazanabiliriz.
321
00:22:43,000 --> 00:22:46,000
Toplumumuza bugün yön veren...
322
00:22:46,000 --> 00:22:49,000
...yapaylıktan ve aşırı devletçilikten uzaklaşarak...
323
00:22:49,000 --> 00:22:53,000
...toplumu daha insancıl bir hâle getirip...
324
00:22:53,000 --> 00:22:55,000
...insanların saygın bir şekilde yaşamasının yollarını inşa eder.
325
00:22:55,000 --> 00:22:59,000
Toplumumuz birçok yönden parçalanmış gibi görünüyor.
326
00:22:59,000 --> 00:23:06,000
Sosyo-sibernetik, insanî koşullarda...
327
00:23:06,000 --> 00:23:08,000
...toplumun yeniden yapılandırılması yaklaşımıdır.
328
00:23:08,000 --> 00:23:10,000
- İnsanî koşullarda diyorsunuz, evet.
329
00:23:14,000 --> 00:23:18,000
Sosyo-sibernetiğin amacı; toplumu düzenlemeyi de içeren...
330
00:23:18,000 --> 00:23:21,000
...yenilikçi sosyal kavramların ve yeni teknolojilerin...
331
00:23:21,000 --> 00:23:24,000
...geliştirilip sergilendiği bir araştırma merkezi kurmaktır.
332
00:23:27,000 --> 00:23:30,000
Florida'nın merkezinde çorak ve işe yaramaz bir arazide...
333
00:23:31,000 --> 00:23:34,000
...Jacque ve birkaç arkadaşı projeyi inşa etmeye başlar.
334
00:23:35,000 --> 00:23:37,000
Venüs Projesi.
335
00:23:37,000 --> 00:23:41,000
Venus ismi, Florida yakınlarındaki küçük bir köyden alınır.
336
00:23:41,000 --> 00:23:45,000
10 dönüm civarı bir alanda, 10 bina inşa edilmiştir.
337
00:23:45,000 --> 00:23:51,000
Her biri, doğanın ve gelişmiş teknolojinin...
338
00:23:51,000 --> 00:23:55,000
...uyum ve yüksek üretkenlikle bütünleştiği...
339
00:23:55,000 --> 00:23:59,000
...tasarım, yapı ve yaşam tarzı kavramlarından faydalanır.
340
00:23:59,000 --> 00:24:05,000
Tüm kültürümüzü tamamen yeniden değerlemek ve tasarlamak...
341
00:24:05,000 --> 00:24:08,000
...Jacque'ın çalışmasının odak noktasını oluşturur.
342
00:24:08,000 --> 00:24:11,000
Venüs Projesi ile onun oluşturduğu çevre...
343
00:24:11,000 --> 00:24:14,000
...yaratıcılığa ve yenilikçi düşünmeye olanak sağlar.
344
00:24:22,000 --> 00:24:24,000
İnsanlar buraya gelip de, buranın eskiden...
345
00:24:24,000 --> 00:24:27,000
...domates tarlası olduğunu duyduklarında şaşkına dönerler.
346
00:24:27,000 --> 00:24:32,000
Burayı kazarak akıntı ve su birikintilerini ortaya çıkardık ve yüzlerce ağaç diktik.
347
00:24:32,000 --> 00:24:35,000
Bir şehrin kenar mahallelerinin...
348
00:24:35,000 --> 00:24:38,000
...nasıl olması gerektiğini göstermek için burayı inşa ettik.
349
00:24:38,000 --> 00:24:43,000
Burada birçok yapımız var. Ama birinin içindeyken diğerini göremezsiniz.
350
00:24:43,000 --> 00:24:46,000
Bu çevrede, ileri teknoloji ve doğanın...
351
00:24:47,000 --> 00:24:50,000
...nasıl bir arada olabileceğini göstermek istedik.
352
00:24:50,000 --> 00:24:55,000
Jacque ve Roxanne, 1970'lerden beri...
353
00:24:55,000 --> 00:24:57,000
...Venüs Projesi'nin binalarında yaşıyorlar.
354
00:24:57,000 --> 00:25:00,000
Tüm bu zaman, sürekli geliştirme süreciyle ve...
355
00:25:01,000 --> 00:25:03,000
...yeni fikirlerin uygulanmasıyla geçti.
356
00:25:05,000 --> 00:25:08,000
Jacque işe çizimle başlıyor...
357
00:25:08,000 --> 00:25:10,000
...ölçekli maketini hazırlıyor...
358
00:25:10,000 --> 00:25:15,000
...ve geleceğe dair kavramları sergilemek için, maketlerin görüntülerini kayıt ediyor.
359
00:25:30,000 --> 00:25:33,000
Venus, Florida nispeten soyutlanmış olsa da...
360
00:25:33,000 --> 00:25:36,000
...misafirler sık sık Venüs Projesi'ni görmek için ziyarete geliyorlar.
361
00:25:36,000 --> 00:25:38,000
Ve de, Jacque'la tanışmaya.
362
00:25:39,000 --> 00:25:41,000
- John. - Ben Marguerite. - Merhaba Marguerite.
363
00:25:41,000 --> 00:25:44,000
İsimlerinizi hatırlamayacağım ama, olsun.
364
00:25:44,000 --> 00:25:49,000
Ben Jacque. Merhaba, nasılsınız? - Jacque? - Seni görmek güzel. - Charlie. - Nasılsınız?
365
00:25:49,000 --> 00:25:52,000
Lütfen oturun ve başlayalım.
366
00:25:53,000 --> 00:25:55,000
Herkes burada mı?
367
00:25:55,000 --> 00:26:00,000
Bir zamanlar, birçok insan...
368
00:26:00,000 --> 00:26:05,000
...çoğunluğun kararlarının gerçeği yansıttığına inanırdı.
369
00:26:05,000 --> 00:26:11,000
Ama yine, çoğunluğun dünyanın düz bir yer olduğuna inandığı zamanlar da vardı.
370
00:26:11,000 --> 00:26:14,000
Eğer onlara samimi olup olmadıklarını sorsanız, size derler ki:
371
00:26:14,000 --> 00:26:16,000
"Elbette öyle! Baksana, dümdüz işte!"
372
00:26:16,000 --> 00:26:18,000
Yani, samimiyet-ölçeri batırdılar.
373
00:26:18,000 --> 00:26:21,000
Ancak, dünyanın ihtiyaç duyduğu şey samimiyet değildir.
374
00:26:22,000 --> 00:26:27,000
İhtiyaç duyulan, dünya kaynaklarının akıllı yönetimidir.
375
00:26:27,000 --> 00:26:28,000
Şu anda sahip olmadığımız şey.
376
00:26:29,000 --> 00:26:34,000
Future by Design'ın esas katkısı...
377
00:26:34,000 --> 00:26:38,000
...sorunların üstesinden gelmek için bir yöntem sunmasıdır.
378
00:26:38,000 --> 00:26:42,000
Şuna inandırılarak büyüdünüz.
379
00:26:42,000 --> 00:26:47,000
Herkesin kendine özgü fikirleri olması gerektiğine inandırıldınız. Bu söylediğim doğru mu?
380
00:26:47,000 --> 00:26:48,000
- Evet efendim. - Tamam.
381
00:26:48,000 --> 00:26:51,000
Etrafınızdaki herkesin kendine özgü fikirleri olduğunda, mesela...
382
00:26:51,000 --> 00:26:55,000
"Sana Jim'in ne derdi olduğunu söyleyeyim!" Gördünüz mü? Bu da bir görüştür.
383
00:26:55,000 --> 00:27:00,000
Fakat mühendisler birbiri ile konuşurken, "İnan bana." demezler. Onun yerine:
384
00:27:00,000 --> 00:27:01,000
"Şu yeni metali gördün mü?
385
00:27:02,000 --> 00:27:04,000
2,54 santimetre karede, 1814 kilogram ağırlık taşıyabilir."
386
00:27:04,000 --> 00:27:05,000
Metali makineye koyup ölçer...
387
00:27:05,000 --> 00:27:07,000
...ve der ki, "Evet, haklıymışsın!"
388
00:27:07,000 --> 00:27:13,000
Diyorum ki, günümüz insanlarının çoğunluğunun aklı başında değil.
389
00:27:13,000 --> 00:27:16,000
Geri zekalı demiyorum, aklı başında değil.
390
00:27:16,000 --> 00:27:19,000
Yani, artık hükümsüz kalmış...
391
00:27:19,000 --> 00:27:22,000
...değerlendirme yöntemlerine maruz kalan kişiler.
392
00:27:22,000 --> 00:27:26,000
Gelecekte kullanacağımız dil, polemik oluşturmayan...
393
00:27:26,000 --> 00:27:29,000
...daha makul bir dile dönüşecektir.
394
00:27:29,000 --> 00:27:31,000
Peki böyle bir dil var mı?
395
00:27:31,000 --> 00:27:32,000
Evet, var.
396
00:27:32,000 --> 00:27:36,000
Mühendisler birbiriyle konuşurken, yanlış anlaşılma mevzu bahis değildir.
397
00:27:36,000 --> 00:27:39,000
Onlar matematiği kullanır, tanımsal yöntemleri kullanır.
398
00:27:39,000 --> 00:27:44,000
Eğer ben, başka bir mühendisin söylediğini, "sandığım" gibi yorumlarsam...
399
00:27:44,000 --> 00:27:50,000
...köprüleri inşa edemezsiniz! Barajları inşa edemezsiniz, güç iletim hatlarını kuramazsınız.
400
00:27:50,000 --> 00:27:53,000
Dilin anlamı olmak zorundadır.
401
00:27:53,000 --> 00:27:56,000
Bu yüzden, bir doktor reçete yazdığında...
402
00:27:56,000 --> 00:27:59,000
...bilirsiniz ki dünyanın her tarafında aynı anlama gelir.
403
00:27:59,000 --> 00:28:02,000
Velhasıl, bahsettiğim dünya farklı.
404
00:28:04,000 --> 00:28:08,000
Jacque'ın geçmişte yaptığı herşeyi gören ve onu tam olarak anlayan...
405
00:28:08,000 --> 00:28:10,000
...çok fazla kişi yok.
406
00:28:11,000 --> 00:28:14,000
Ve ilginç olay şey ise...
407
00:28:14,000 --> 00:28:18,000
...o, dünyanın nasıl olması gerektiği hakkında konuşan bir filozof değil.
408
00:28:18,000 --> 00:28:21,000
O, parçaların nasıl bir araya getirileceğini bilen bir teknisyen.
409
00:28:21,000 --> 00:28:25,000
İnsanlarla çalıştı ve onları değiştirmenin...
410
00:28:25,000 --> 00:28:26,000
...neye mâl olduğunu anlıyor ve...
411
00:28:26,000 --> 00:28:29,000
...onların neden böyle olduklarına anlam verebiliyor.
412
00:28:29,000 --> 00:28:34,000
Yani, bir kitapta okunan birşey değil, ilk elden öğrenilmiştir.
413
00:28:34,000 --> 00:28:37,000
Kişisel tecrübelerinden yola çıkarak...
414
00:28:40,000 --> 00:28:42,000
...ulaştığı sonuçlardır.
415
00:28:42,000 --> 00:28:47,000
Çünkü, deneyimleri ve deneyleri temel alır.
416
00:28:50,000 --> 00:28:55,000
Bir mühendisin aklına bir fikir geldiğinde, bilgisayarla bu fikir hakkında konuşur.
417
00:28:55,000 --> 00:29:00,000
Mühendisler konuşurken, bütünleşik bilgisayar sistemi...
418
00:29:00,000 --> 00:29:05,000
...konuşmadaki unsurları alıp, konuşma dilini imgeye dönüştürür.
419
00:29:05,000 --> 00:29:08,000
İmge oluşturulur ve...
420
00:29:08,000 --> 00:29:12,000
...tüm izleyenler sunumu açıkça görürler.
421
00:29:12,000 --> 00:29:19,000
Mühendisler sunuma sorular soracaklar ve imge sistemi bu soruları cevaplayacak.
422
00:29:19,000 --> 00:29:24,000
Binalar nasıl üretilir, su nasıl tedarik edilir, depremler nasıl ele alınır...
423
00:29:24,000 --> 00:29:26,000
...ve benzeri sorular.
424
00:29:26,000 --> 00:29:29,000
İnsanların oturup kendi kafalarında canlandırmasından ziyade...
425
00:29:29,000 --> 00:29:36,000
...cevaplar, saydam kubbenin içinde görünür hâle gelir.
426
00:29:36,000 --> 00:29:39,000
Yani, fikirler sadece sözden ibaret değildir.
427
00:29:39,000 --> 00:29:44,000
Çünkü, sözel olarak konuşmak, insanlara yeteri kadar bilgi vermez.
428
00:29:44,000 --> 00:29:50,000
Daha kapsamlı bir iletişim sistemi olan, üç boyutlu imgeleme her zaman...
429
00:29:50,000 --> 00:29:53,000
...insanlara aklınızda olan şeyi gösterir.
430
00:29:53,000 --> 00:29:56,000
Aklınızda var olduğunu "sandıkları" şeyi değil.
431
00:29:58,000 --> 00:30:02,000
Holografik bilgisayarla tasarlanan ve önüretimli malzemelerden üretilen...
432
00:30:02,000 --> 00:30:06,000
...geleceğin evleri, yalnızca bir konut olmaktan çok uzakta olacaklar.
433
00:30:06,000 --> 00:30:14,000
Yaşam biçiminin ana unsuru, öğrenim, ilhâm ve iletişim mekanı hâline geleceklerdir.
434
00:30:14,000 --> 00:30:18,000
Yarının uygarlığının en ilginç bakış açılarından biri ise...
435
00:30:18,000 --> 00:30:25,000
...yakından tanıdığınız birinin evine, kısa zaman aralıklarıyla ziyarete gidiyorsanız...
436
00:30:25,000 --> 00:30:27,000
...birkaç yıl içinde, evleri değişecektir.
437
00:30:27,000 --> 00:30:30,000
Çünkü içlerinde yaşayan insanlar değişir.
438
00:30:30,000 --> 00:30:33,000
Gereksinimleri ve bilgi çapları epeyce büyür...
439
00:30:33,000 --> 00:30:36,000
...aynı şekilde, içlerinde yaşadıkları çevre de dönüşür.
440
00:30:36,000 --> 00:30:40,000
Bir insanın, hayatı boyunca değişmeyen, durağan bir evde yaşaması söz konusu değildir.
441
00:30:40,000 --> 00:30:45,000
İnsanlar değerlerini, dış görünüşlerini ve edinilen bilgilerini değiştirirler.
442
00:30:45,000 --> 00:30:49,000
- Binaların, işleve göre tasarlandığıyla ilgili birşey söylemiştiniz.
443
00:30:49,000 --> 00:30:50,000
- Evet.
444
00:30:51,000 --> 00:30:53,000
- Tüm bu eğimler ve malzemeler... - Evet.
445
00:30:53,000 --> 00:30:57,000
- Doğal fizyoloji ile karşılaştırın.
446
00:30:57,000 --> 00:31:02,000
Bir hayvanın şekli, dışarıdan içeriye doğru tasarlanmamıştır.
447
00:31:02,000 --> 00:31:05,000
İçeriden, dışarıya doğru evrimleşir.
448
00:31:05,000 --> 00:31:07,000
Neyi arzularsanız...
449
00:31:07,000 --> 00:31:13,000
...dış yüzey, sizin yaşamayı tercih ettiğiniz gibi şekillenecek.
450
00:31:16,000 --> 00:31:19,000
Bazı binalar kubbe şeklinde olup...
451
00:31:19,000 --> 00:31:23,000
...kubbe şeklindeki binaları yumurtlar gibi sürekli üretecek...
452
00:31:23,000 --> 00:31:26,000
...bir makine olacak.
453
00:31:26,000 --> 00:31:31,000
Kubbenin dış kısmı ve iç kısmı aynı anda imal edilir.
454
00:31:37,000 --> 00:31:40,000
Herkes bir kubbede yaşamayı seçmeyebilir.
455
00:31:43,000 --> 00:31:48,000
Nasıl bir mimari şekle gereksinimleri varsa, o şekli tercih edecekler.
456
00:31:48,000 --> 00:31:51,000
Bizim kubbe önerme gerekçemiz...
457
00:31:51,000 --> 00:31:58,000
...daha fazla alanın kullanıma hazır olup, daha az miktarda malzeme kullanılmasıdır.
458
00:31:58,000 --> 00:32:00,000
Ayrıca, azami dayanıklılık arzeder.
459
00:32:00,000 --> 00:32:07,000
Kubbe şekline, doğanın her tarafında rastlanır.
460
00:32:07,000 --> 00:32:09,000
Mesela, beyniniz bir kubbedir.
461
00:32:09,000 --> 00:32:11,000
Kafatasınız bir kubbedir.
462
00:32:11,000 --> 00:32:14,000
Birisi, "Evet ama, ben bir kubbede yaşamak istemiyorum." diyorsa,
463
00:32:14,000 --> 00:32:17,000
...zaten hayatın boyunca bir kubbede yaşadın.
464
00:32:18,000 --> 00:32:22,000
Binanın iç mekanında hiçbir ışık kaynağı olmayacak.
465
00:32:22,000 --> 00:32:25,000
Hiçbir lamba ya da ışık kaynağı göremeyeceksiniz.
466
00:32:25,000 --> 00:32:30,000
Bütün duvarlar eşit olarak aydınlatılacak.
467
00:32:30,000 --> 00:32:34,000
Ayrıca, aydınlatma rengini de arzunuza göre belirleyebileceksiniz.
468
00:32:34,000 --> 00:32:41,000
İster tüm iç yüzey için, ister bölgesel alanlar için farklı renkler seçebileceksiniz.
469
00:32:44,000 --> 00:32:47,000
Bu en basit banyo odası türü olacak.
470
00:32:47,000 --> 00:32:51,000
Duş, lavabo ve klozet tek bir sistem.
471
00:32:51,000 --> 00:32:56,000
Aslında burada hiçbir teçhizat yok.
472
00:32:56,000 --> 00:33:00,000
Ama burada bir oluk var, su buraya şerit olarak gelir ve...
473
00:33:00,000 --> 00:33:05,000
...ellerin durulanmasında, normal kullanıma göre 1/60 oranında daha az su tüketilir.
474
00:33:05,000 --> 00:33:08,000
Lavabodaki atık su...
475
00:33:08,000 --> 00:33:15,000
...buradaki borudan aşağı iner ve klozeti doldurur. Ve sifonu çekeriz.
476
00:33:15,000 --> 00:33:20,000
İnsanlara suyu insaflı kullanmalarını söylemek yerine, bunu sistem hâline getirin.
477
00:33:20,000 --> 00:33:24,000
Suyu muhafaza ederseniz, bu şekilde kullanılır.
478
00:33:24,000 --> 00:33:26,000
Banyolar, en basit olanından...
479
00:33:26,000 --> 00:33:30,000
...birazcık daha karmaşık olanına kadar, çeşitlilik gösterebilir.
480
00:33:30,000 --> 00:33:32,000
Fakat hepsi yekparedir.
481
00:33:32,000 --> 00:33:36,000
Bir banyo, elli kadar farklı çeşitte olabilir.
482
00:33:36,000 --> 00:33:40,000
Hangisini istiyorsanız seçin ve kurulsun.
483
00:33:44,000 --> 00:33:47,000
Binadan ayrıldığınızda, tüm bina tertemizdir.
484
00:33:50,000 --> 00:33:53,000
Binamızda, hafifçe arttırılmış hava basıncımız da var.
485
00:33:53,000 --> 00:33:56,000
Bu sayede, dışarıdan toz toprak girmez.
486
00:33:59,000 --> 00:34:01,000
Eğer havada herhangi bir pislik ya da mikrop varsa...
487
00:34:01,000 --> 00:34:06,000
...elektrostatik yük arttırılarak, hava temizlenir.
488
00:34:08,000 --> 00:34:13,000
Akıllı bir ev olduğunu söyleyebiliriz, çünkü evin bir sinir sistemi vardır.
489
00:34:13,000 --> 00:34:15,000
Söylediğim gibi.
490
00:34:18,000 --> 00:34:22,000
Gelecekteki evlerde, çok sayıda algılayıcı aygıt bulunacaktır.
491
00:34:22,000 --> 00:34:25,000
İnsan hayatını tehdit eden, yangın, zehirli madde gibi...
492
00:34:25,000 --> 00:34:28,000
...herşey tespit edilebilecektir.
493
00:34:28,000 --> 00:34:33,000
Gelecekte, evime geldiğinizde şöyle diyebilirsiniz: "Telefonunuzu kullanabilir miyim?"
494
00:34:33,000 --> 00:34:35,000
Ben de derim ki: "Telefon mu? O da ne?"
495
00:34:35,000 --> 00:34:38,000
Şöyle dersiniz:
496
00:34:38,000 --> 00:34:40,000
"Arabistan'daki Sami ile konuşmak istiyorum."
497
00:34:40,000 --> 00:34:44,000
Yapmak istediğiniz şeyi anons edersiniz. Ve ses sistemi size odaklanır.
498
00:34:44,000 --> 00:34:46,000
Tam olarak kulağınızın olduğu yere.
499
00:34:46,000 --> 00:34:49,000
Arabistan'daki Sami'nin sesini rahatça duyarsınız.
500
00:34:53,000 --> 00:34:59,000
Güney Florida'da, milyon dolarlık binalar, büyük bir kasırga ile yıkılıp, yokoldu.
501
00:34:59,000 --> 00:35:04,000
Ve onlar nedense, binaları tekrar aynı şekilde inşaa ettiler.
502
00:35:04,000 --> 00:35:06,000
Kasırganın hasar vermesini istemiyorsanız...
503
00:35:06,000 --> 00:35:13,000
...işte size ters koni. Herhangi bir hortumun ters koniyi çekebilmesi, neredeyse imkansızdır.
504
00:35:13,000 --> 00:35:19,000
Batı Hint Adaları'nda, ya da her nerede kasırgalar oluyorsa orada, bu sığınaklarımızdan olur.
505
00:35:19,000 --> 00:35:25,000
İçinde çekyatlar, yiyecek deposu ve acil durum suyu bulunur.
506
00:35:25,000 --> 00:35:31,000
Bu formdaki bir yapıyı, hiçbir kasırga ya da hortum çekip alamaz.
507
00:35:31,000 --> 00:35:34,000
Nemli parmaklarla tutmayı deneyin.
508
00:35:34,000 --> 00:35:37,000
Rüzgarın girdabı da aynı bu şekilde davranır.
509
00:35:53,000 --> 00:35:55,000
Apartman binaları ve diğer büyük yapılar için...
510
00:35:55,000 --> 00:36:00,000
...Jacque, sibernetik inşaat sistemi tasarladı.
511
00:36:00,000 --> 00:36:02,000
Bilgisayar kontrollü robotlar...
512
00:36:02,000 --> 00:36:07,000
...önüretimli bileşenlerin yerleştirilmesinde, işin %90'ı ile başa çıkabilecek.
513
00:36:07,000 --> 00:36:09,000
Geliştirilecek ileri seviye malzemeler...
514
00:36:09,000 --> 00:36:13,000
...bedene dayanan işgücü ihtiyacını ve hataları en aza indirgeyecek.
515
00:36:13,000 --> 00:36:18,000
Uydunun rehberliğinde ve yapay zekanın geliştirilmiş biçimini kullanarak...
516
00:36:18,000 --> 00:36:21,000
...binalar kendilerini inşa edecekler.
517
00:36:21,000 --> 00:36:25,000
Jacque bu tekniğe, "kendini yükselten binalar" adını vermiş.
518
00:36:29,000 --> 00:36:35,000
Bu gördüğünüz şey kısmen, kalıptan alüminyum çıkartmayı temsil ediyor.
519
00:36:35,000 --> 00:36:40,000
Eğer bir diş macunu tüpünü alıp, ağzını "T" harfi şeklinde keserseniz...
520
00:36:40,000 --> 00:36:45,000
...tüpü sıktığınızda, diş macunu "T" harfi şeklinde çıkacaktır.
521
00:36:45,000 --> 00:36:48,000
İşte kalıptan çıkartma bu şekilde yapılır.
522
00:36:48,000 --> 00:36:55,000
Gelecekte ise, apartman dairelerinin, apartman bina ünitelerinin ve modüllerin...
523
00:36:55,000 --> 00:36:58,000
...tamamını kalıptan çıkartmak mümkün olacaktır.
524
00:37:01,000 --> 00:37:04,000
Bu çıkartıcı, kalıptan değişik biçimler çıkartmak için...
525
00:37:04,000 --> 00:37:07,000
...farklı şekillere bürünebilir.
526
00:37:07,000 --> 00:37:11,000
Neredeyse sonsuz sayıda şekil, kalıptan çekilebilir.
527
00:37:11,000 --> 00:37:16,000
Böylece daire, tamemen sizin tercihinize göre kalıptan çekilir.
528
00:37:17,000 --> 00:37:21,000
Yani, herhangi bir şekil veya hemen hemen her kalıptan çekilen şekil...
529
00:37:21,000 --> 00:37:25,000
...birçok farklı mimari düzenlemeye uyması için tasarlanabilir.
530
00:37:30,000 --> 00:37:33,000
Bu, binanın parçalarını kaldırmak için...
531
00:37:33,000 --> 00:37:38,000
...vinçleri kullanan geçici bir yapıdır.
532
00:37:38,000 --> 00:37:44,000
Neticede, binanın kendisi, kendini yükselten yapının bir parçası olacaktır.
533
00:37:50,000 --> 00:37:53,000
Unutmayın ki yaptığım tüm modeller yalnızca geçiş amaçlıdır.
534
00:37:53,000 --> 00:37:58,000
Gelecekte, insanların üreteceklerinden daha iyi değildirler.
535
00:37:58,000 --> 00:38:00,000
Çünkü kimse geleceğin neyi getireceğini bilemez.
536
00:38:00,000 --> 00:38:05,000
Değiştirilebilecek o kadar çok şey var ki.
537
00:38:05,000 --> 00:38:09,000
Bu nedenle yaptığım modellerin hepsi bir geçiştir.
538
00:38:09,000 --> 00:38:11,000
Ve çoğu sadece düşünce aşamasındadır.
539
00:38:11,000 --> 00:38:15,000
Tabii ki, gelecekte böyle görünmek zorunda değiller.
540
00:38:16,000 --> 00:38:19,000
Sadece benziyorlar, yani onlar günümüzden alınanlarla...
541
00:38:19,000 --> 00:38:24,000
...bir tahmin ve bir gelecek görüşüdür.
542
00:38:24,000 --> 00:38:26,000
Ama çok ileriyi göremeyiz...
543
00:38:26,000 --> 00:38:30,000
...çünkü oluşacak yeni şeyleri bilmiyoruz.
544
00:38:41,000 --> 00:38:44,000
Şimdi, bu, bir tren istasyonuna benziyor.
545
00:38:45,000 --> 00:38:47,000
Manyetik itici bir alan üzerinde asılı olan...
546
00:38:47,000 --> 00:38:53,000
...saatteki hızı 3200 km'ye çıkabilen ulaşım araçları tasarlayarak...
547
00:38:53,000 --> 00:38:57,000
...uçakları yavaş yavaş kullanımdan kaldırmayı umuyoruz.
548
00:38:57,000 --> 00:39:03,000
Geleceğin büyük trenlerinde, bugün olduğu gibi yalnızca bir grup sıralı koltuk değil...
549
00:39:03,000 --> 00:39:06,000
... televizyon, radyo, eğlence alanları, sanat merkezleri, derslikler bulunacaktır.
550
00:39:06,000 --> 00:39:09,000
Eğer 40 ya da 50 kişinin trenden ayrılması gerekiyorsa...
551
00:39:09,000 --> 00:39:11,000
...saatteki hızımızı 160 km.'ye düşürürüz...
552
00:39:11,000 --> 00:39:14,000
...yolcu bölmesini yükseltiriz veya trenin dışına kaydırırız...
553
00:39:14,000 --> 00:39:17,000
...binen yolcuların olduğu bölümü de trene kaydırıp alırız.
554
00:39:17,000 --> 00:39:20,000
Bütün bir uçağı ya da treni durdurmak zorunda değilsiniz.
555
00:39:20,000 --> 00:39:25,000
Gelecekte, inen yolcuları bölmeyle birlikte itip ayıracağız.
556
00:39:25,000 --> 00:39:27,000
Bu gördüğünüz, sizi yalnızca birkaç saatte, dünyada istediğiniz yere götürebilen...
557
00:39:27,000 --> 00:39:31,000
...doğrusal hızlanma treninin parçasıdır.
558
00:39:31,000 --> 00:39:34,000
Karda, yağmurda, denizde güvenle yolculuk edersiniz.
559
00:39:34,000 --> 00:39:37,000
- Tüm bu söylediklerin harika şeyler, Jacque.
560
00:39:47,000 --> 00:39:52,000
Tekray, ulaşım yöntemlerinden biridir.
561
00:39:52,000 --> 00:39:56,000
Bazıları, manyetik yükselme ile havada asılı olabilirken...
562
00:39:56,000 --> 00:39:59,000
...diğerleri de ray üzerinde tekerlek kullanabilir.
563
00:40:02,000 --> 00:40:06,000
Burada gördüğünüz, otoyol yanında giriş ve çıkışları olan...
564
00:40:06,000 --> 00:40:10,000
...bir tekray istasyonu görünümüdür.
565
00:40:10,000 --> 00:40:12,000
Buna aslında çift tekray diyebiliriz.
566
00:40:12,000 --> 00:40:18,000
Çünkü bir ray sistemi, iki treni destekler.
567
00:40:18,000 --> 00:40:21,000
Birçok tekray, aslında gerçekten tek ray değildir.
568
00:40:21,000 --> 00:40:23,000
İki hattan ibarettirler.
569
00:40:23,000 --> 00:40:26,000
Bu, tek bir hat üzerinden gerçekleştirilir.
570
00:40:43,000 --> 00:40:47,000
Geleceğin taşıtları, son derece aerodinamik bir şekle sahip olacak.
571
00:40:47,000 --> 00:40:51,000
Bu şekil, minimum miktarda dış yüzey direnci sağlarken...
572
00:40:51,000 --> 00:40:56,000
...minimum yakıt tüketimi ile maksimum mesafe katedebilmenizi sağlayacak.
573
00:40:56,000 --> 00:41:00,000
Arabanın ön tarafında, radar veya sonar donanımı veya...
574
00:41:00,000 --> 00:41:06,000
...diğer araçlardan uzaklığınızı tespit eden, başka algılayıcılar olacak.
575
00:41:06,000 --> 00:41:09,000
Ve takip mesafesini otomatik olarak koruyacak.
576
00:41:09,000 --> 00:41:14,000
Başka bir deyişle, iki arabanın çarpışabileceği otoban veya benzeri bir yerde...
577
00:41:14,000 --> 00:41:20,000
...elektronik algılayıcılar, mesafeyi otomatik olarak algılayacaklar.
578
00:41:20,000 --> 00:41:24,000
Ve arabalar, yandan çarpmaktan veyahut, herhangi bir temastan korunacaktır.
579
00:41:24,000 --> 00:41:30,000
Olur da, çarpışırsalar ve arabada hafif bir göçük oluşursa...
580
00:41:30,000 --> 00:41:32,000
...araba hafızalı malzemelerden yeniden yapılacaktır.
581
00:41:32,000 --> 00:41:36,000
Göçük oluşsa bile, özgün şekline geri dönebilen...
582
00:41:36,000 --> 00:41:38,000
...şekil hafızalı alaşımlar.
583
00:41:38,000 --> 00:41:42,000
Nitinol adı verilen bu metali alıyorum.
584
00:41:42,000 --> 00:41:46,000
Bu tel veya yay etrafına dolanmıştır.
585
00:41:46,000 --> 00:41:52,000
Belirli bir sıcaklıkta ısıtılmış ve soğuyana kadar bekletilmiştir.
586
00:41:52,000 --> 00:41:56,000
Esneme limitlerinin ötesinde tutup çektiğinizde...
587
00:41:56,000 --> 00:42:00,000
...yay özgün şekline artık geri dönmez.
588
00:42:00,000 --> 00:42:03,000
İstediğiniz gibi biçimini bozup, değiştirin.
589
00:42:03,000 --> 00:42:10,000
Daha sonra, eğer ısıtılırsa, buraya koyalım ki düşmesin.
590
00:42:10,000 --> 00:42:12,000
Ve şimdi bu metali ısıtacağım...
591
00:42:12,000 --> 00:42:16,000
...ve siz de özgün şekline dönmesini izleyebilirsiniz.
592
00:42:16,000 --> 00:42:19,000
Buna "şekil hafızalı alaşım" deniyor.
593
00:42:19,000 --> 00:42:23,000
Plastik, metal ya da gelecekte, herhangi bir malzemede kullanılabilir.
594
00:42:23,000 --> 00:42:26,000
Nasıl geri döndüğünü izleyin.
595
00:42:36,000 --> 00:42:39,000
Araban kaldırıp çıkarttığımız bir bölge dahi olsa...
596
00:42:39,000 --> 00:42:44,000
...kendilerini yeniden yapabilirler, otomatik olarak.
597
00:42:44,000 --> 00:42:48,000
Arabanın donanım yapısında, bir hafıza sistemi vardır.
598
00:42:48,000 --> 00:42:51,000
Aynı insan bedeni gibi.
599
00:42:51,000 --> 00:42:56,000
Belki de aynı kertenkeleler ve semenderler gibi, bugün bilinen belli başlı organizma türlerinin...
600
00:42:56,000 --> 00:42:59,000
...vücut parçalarını yeniden oluşturabilmeleri gibi.
601
00:42:59,000 --> 00:43:04,000
Geleceğin teknolojisi, taşıtlara hasarlı kısımlarını tamir edebilme ve...
602
00:43:05,000 --> 00:43:07,000
...yeniden oluşturabilme olanağı sağlayacaktır.
603
00:43:18,000 --> 00:43:22,000
Bu bir ulaşım birimi veya hava destekli bir birimdir.
604
00:43:22,000 --> 00:43:25,000
Yerden bir , bir buçuk metre kadar yukarıda seyahat edilir ve...
605
00:43:26,000 --> 00:43:29,000
...otoban ya da köprülere ihtiyaç duymaz.
606
00:43:29,000 --> 00:43:32,000
Havanın sağ ya da sol tarafından tahliyesi ile...
607
00:43:32,000 --> 00:43:34,000
...elektrodinamik olarak etrafında döndürebilirsiniz.
608
00:43:34,000 --> 00:43:39,000
Havayı itip çekerek çalıştığından, tünellerden yapılmış havasal yollara ihtiyaç duymaz.
609
00:43:49,000 --> 00:43:52,000
Bunu yaklaşık 65 yıl önce yapmıştım.
610
00:43:52,000 --> 00:43:55,000
Gelecekte, bir otomobil buna benzer olacaktır.
611
00:43:55,000 --> 00:43:57,000
Üzerinde algılayıcıları olacaktır.
612
00:43:57,000 --> 00:44:01,000
Eğer deli gibi üzerine sürersem, belli bir mesafeye geldiğimde, frenler devreye girer.
613
00:44:01,000 --> 00:44:04,000
Eğer geri gidiyorsam ve bir çocuk arkamdan geçiyorsa, araba durur.
614
00:44:04,000 --> 00:44:08,000
Hiç kimse yüzme havuzunda boğulmaz, çünkü evde olmadığınızda bir ağ yükselir.
615
00:44:10,000 --> 00:44:13,000
Anlaşıldı mı? Biri havuza düşerse ve siz yemek pişirmekle meşgulseniz...
616
00:44:13,000 --> 00:44:16,000
...çocuk dibe batar, gergin bir ağ hemen yerden yükselir.
617
00:44:16,000 --> 00:44:18,000
Daha ne istiyorsunuz? Nasıl bir dünyada yaşamak isterdiniz?
618
00:44:21,000 --> 00:44:24,000
Burada geleceğe kısa bir bakış attınız.
619
00:44:24,000 --> 00:44:30,000
Şuraya gideceğiz ve daha iyi bir fikre sahip olacaksınız.
620
00:44:32,000 --> 00:44:38,000
Şurada suyun karşısındaki alanda, oldukça büyük bir kubbe inşa ediyoruz.
621
00:44:38,000 --> 00:44:42,000
Farklı insanları buraya davet ettiğimiz, bir söyleşi merkezi gibi olacak.
622
00:45:16,000 --> 00:45:19,000
Bu, ayrık bölümlerden oluşan bir yük gemisi.
623
00:45:20,000 --> 00:45:24,000
Bu yük gemisi, burayı Filipinler'e teslim edebilir, şurasını Hawaii'ye bırakabilir.
624
00:45:24,000 --> 00:45:28,000
Bütün navlun koylara bırakılınca...
625
00:45:28,000 --> 00:45:33,000
...otomatik olarak yükleme limanlarına sevk edilir.
626
00:45:33,000 --> 00:45:36,000
Geminin baş ve kıç kısmı...
627
00:45:36,000 --> 00:45:38,000
...ki itici gücü sağlayan kısımlardır...
628
00:45:38,000 --> 00:45:43,000
...bir araya gelir. Böylece her zaman dengeli bir yükle yolculuk edersiniz.
629
00:45:43,000 --> 00:45:46,000
Asla boş bir tekne gövdesi ile yolculuk yapmazsınız.
630
00:45:46,000 --> 00:45:51,000
Enerjiyi bu şekilde kullanmak, milyonlarca galon yakıt tasarrufu sağlar.
631
00:45:51,000 --> 00:45:55,000
Eğer geleneksel anlamda, akaryakıt kullanıyorsanız.
632
00:45:56,000 --> 00:45:59,000
Bu, olası bir itiş gücü yöntemidir.
633
00:45:59,000 --> 00:46:05,000
Bu örnekte, su geminin yüzeyine doğru, elektrodinamik olarak çekilir...
634
00:46:05,000 --> 00:46:08,000
...ve dönüşte de, geminin tepkisi ileriye doğru olur.
635
00:46:09,000 --> 00:46:11,000
Kıçtaki basınçtan uzağa doğru.
636
00:46:11,000 --> 00:46:16,000
Bir şeftali çekirdeğini tutup, sıkıştırmaya benzer. İleriye doğru hareket eder.
637
00:46:16,000 --> 00:46:18,000
Ağırlığı çok azdır.
638
00:46:19,000 --> 00:46:21,000
Daha az su türbülansı vardır.
639
00:46:21,000 --> 00:46:24,000
Ve çok az enerji tüketir.
640
00:46:27,000 --> 00:46:33,000
Burada gördüğünüz şey, gelecekteki su altı ulaşımın bir çizimidir.
641
00:46:33,000 --> 00:46:39,000
Birimin ön tarafında, su kabarcıkları çok hızlı bir şekilde dışarı verilir.
642
00:46:39,000 --> 00:46:42,000
Ve bu, direnci epey kesip atar.
643
00:46:42,000 --> 00:46:47,000
Eğer binlerce hava kabarcığını, geminin altına bırakırsanız, batacaktır.
644
00:46:47,000 --> 00:46:51,000
Çünkü, içinde hava kabarcıklarının bulunduğu su, batmaz durumdadır.
645
00:46:51,000 --> 00:46:57,000
Hava kabarcıkları gelecekte, ileri doğru direnci azaltan bir sistem olacaktır.
646
00:46:58,000 --> 00:47:02,000
Ulaşımı su altından sağlamak çok daha ekonomiktir.
647
00:47:02,000 --> 00:47:04,000
Ve çok daha az direnç sunar.
648
00:47:05,000 --> 00:47:10,000
Su üstünde seyahat ederken, dalgalarla ve dalga hareketleriyle yüzleşirsiniz.
649
00:47:10,000 --> 00:47:12,000
Suyun altında bu tarz sorunlarınız olmaz.
650
00:47:18,000 --> 00:47:23,000
Uygarlıktan, güya, durağan bir durummuş gibi bahsediyoruz.
651
00:47:23,000 --> 00:47:26,000
Ancak, henüz uygar insanlar yok.
652
00:47:26,000 --> 00:47:28,000
Bu, durmaksızın yürüyen bir süreç.
653
00:47:28,000 --> 00:47:32,000
Bizler uygar değiliz, bu devam eden bir süreç.
654
00:47:32,000 --> 00:47:38,000
Ve biz asla, tam anlamıyla uygar olamayız. Çünkü, olumlu davranmak konusunda...
655
00:47:38,000 --> 00:47:42,000
...birazcık daha bilgi sahibi olmalıyız.
656
00:47:42,000 --> 00:47:45,000
Bu da bizi zeka konusuna getiriyor.
657
00:47:45,000 --> 00:47:49,000
75 yıl önce tanıdığım bir elektrik mühendisinden size bahsettim mi, bilmiyorum.
658
00:47:49,000 --> 00:47:51,000
Çok zeki biriydi.
659
00:47:51,000 --> 00:47:53,000
Ama bugün, iş bulamıyor.
660
00:47:54,000 --> 00:47:56,000
Yani, zeka hakkında konuştuğunuzda, aslında neden bahsediyorsunuz?
661
00:47:56,000 --> 00:47:58,000
Zeka, devam eden bir süreçtir.
662
00:47:59,000 --> 00:48:02,000
İşte bu yüzden, zeki insan diye birşey yoktur.
663
00:48:02,000 --> 00:48:06,000
Misal, A ve B alanlarında epey bilgili insanlar var.
664
00:48:06,000 --> 00:48:08,000
Ama, C alanında bilgileri yok.
665
00:48:09,000 --> 00:48:11,000
Yani, uygarlık gibi bir kelime telaffuz ettiğinizde..
666
00:48:11,000 --> 00:48:15,000
...kulağa sanki, ulaşılmış birşeymiş gibi geliyor.
667
00:48:15,000 --> 00:48:19,000
Savaşlara, polislere, cezaevlerine, suça sahip olduğunuz sürece...
668
00:48:19,000 --> 00:48:22,000
...uygarlığın erken aşamalarındasınız. Bir de öyle diyorlar.
669
00:48:22,000 --> 00:48:24,000
Uygarlıkmış!
670
00:48:41,000 --> 00:48:44,000
Böyle bir helikopter ya da hava aracının...
671
00:48:44,000 --> 00:48:48,000
...kanat uçlarında, itiş birimi olacak.
672
00:48:48,000 --> 00:48:51,000
Alçak ya da yüksek itiş gücü olacak.
673
00:48:51,000 --> 00:48:57,000
Diskin merkezi veya yolcu bölmesi, kanatçıklar dönerken...
674
00:48:57,000 --> 00:48:59,000
...durağan olarak kalacaktır.
675
00:49:00,000 --> 00:49:02,000
Motor arızası durumunda...
676
00:49:02,000 --> 00:49:07,000
...kanatçıklar otomatik olarak dönerek aracı yere indirir.
677
00:49:07,000 --> 00:49:11,000
Sadece dikey değil, öne yatarak ileriye doğru da gidebilir.
678
00:49:16,000 --> 00:49:21,000
Bu uçakta hareketli kanatçıkların ve kuyruk kanadının olmadığına dikkat edin.
679
00:49:21,000 --> 00:49:25,000
İyon iticisi vasıtasıyla, farklı bir biçimde işletilir.
680
00:49:25,000 --> 00:49:29,000
Elektron boşaltımı, çok daha hafif, ucuz, güvenli...
681
00:49:30,000 --> 00:49:33,000
...hızlı ve düşük enerji tüketimlidir.
682
00:49:35,000 --> 00:49:40,000
Gelecekte, hava akımının kanatlar arasından yönlendirilip kontrol edilmesiyle...
683
00:49:40,000 --> 00:49:44,000
...kuyruk dümenine olan gereksinim, ortadan kalkacaktır.
684
00:49:50,000 --> 00:49:53,000
Küçük grupların ferdi ulaşımı için...
685
00:49:53,000 --> 00:49:58,000
...dikey olarak inip kalkabilen, geleceğin hava aracı var.
686
00:49:58,000 --> 00:50:02,000
Buna "uçan gövde" denir.
687
00:50:02,000 --> 00:50:05,000
Bu tarz hava araçlarında...
688
00:50:05,000 --> 00:50:08,000
...gövdenin kendisi kaldırma kuvvetini üretir. Araç elektronik olarak itilir.
689
00:50:08,000 --> 00:50:14,000
Yani, aracın kıç tarafından elektriklenen ve deşarj olan parçacıklar...
690
00:50:14,000 --> 00:50:17,000
...ileriye doğru itiş gücü sağlar.
691
00:50:17,000 --> 00:50:22,000
Süzülme için ise, aynı itiş gücü aşağıya doğru püskürtülür ve...
692
00:50:22,000 --> 00:50:28,000
...aracın altına doğru dairesel olarak dönen bir girdap üretilir.
693
00:50:28,000 --> 00:50:32,000
Bu girdabın kontrolü, aşağıya doğru hızı belirler .
694
00:50:44,000 --> 00:50:48,000
Gelecekteki binalar ve nasıl bir araya getirildikleriyle ilgili maketlerimizin olduğu...
695
00:50:48,000 --> 00:50:51,000
...maket kubbemize doğru gidiyoruz.
696
00:50:57,000 --> 00:50:59,000
İşte şehir sisteminiz.
697
00:51:00,000 --> 00:51:03,000
Buraya bazı kubbeler koydum, fakat ileride çok daha fazla çeşit olacak.
698
00:51:03,000 --> 00:51:05,000
Evet?
699
00:51:05,000 --> 00:51:06,000
- Şunlar nedir?
700
00:51:07,000 --> 00:51:13,000
- Bunlar, araştırma merkezleri. Bunlar da, ilaç, tarımbilim, nüfus tasarım...
701
00:51:13,000 --> 00:51:17,000
...ürün geliştirme ve enerji sistemleri binaları.
702
00:51:17,000 --> 00:51:21,000
Gelecekte çoğunlukla, jeotermal enerji kullanılacak. Dünyadan rahatça elde edebilirsiniz.
703
00:51:21,000 --> 00:51:24,000
Dünyada, binlerce yıl yetecek kadar jeotermal enerji var.
704
00:51:24,000 --> 00:51:26,000
Endişe etmeye gerek kalmaksızın.
705
00:51:26,000 --> 00:51:31,000
Ve güneş enerjisi, rüzgar gücü, dalga gücü ya da gelgit gücünden bahsetmiyorum bile.
706
00:51:32,000 --> 00:51:33,000
Onlar hariç, binlerce yıl.
707
00:51:34,000 --> 00:51:38,000
Washington'daki beyinler dışında, hiçbir bir kıtlık yok.
708
00:51:38,000 --> 00:51:40,000
- Güneşten para kazanamazsınız.
709
00:51:40,000 --> 00:51:41,000
- Efendim?
710
00:51:41,000 --> 00:51:43,000
- Güneşten para kazanamazsınız.
711
00:51:43,000 --> 00:51:46,000
- Evet, kazanamazsınız. Aynen öyle.
712
00:51:46,000 --> 00:51:49,000
Tüm bu binalar, parçalar hâline getirilebilir ve bu parçalar geri dönüştürülebilir.
713
00:51:51,000 --> 00:51:53,000
Şimdi eğer beni takip ederseniz, geleceğe gidelim.
714
00:51:57,000 --> 00:52:02,000
- Pekâla, şimdi Jacque Fresco'nun düşünme biçimini ve toplumu ne şekilde gördüğünü keşfedelim.
715
00:52:02,000 --> 00:52:06,000
Şimdi bununla başlayalım.
716
00:52:06,000 --> 00:52:08,000
Lütfen gösterin.
717
00:52:08,000 --> 00:52:12,000
- Şehirlerin çoğu, doğal yapılanma tabanına dayanır.
718
00:52:12,000 --> 00:52:14,000
Doğadaki ana tasarımlar.
719
00:52:14,000 --> 00:52:19,000
Şehrin merkezi, çekirdek, elektronik bir bilgisayara ev sahipliği yapmaktadır.
720
00:52:19,000 --> 00:52:21,000
Bu bilgisayar, su arıtma sistemini...
721
00:52:21,000 --> 00:52:27,000
atmosfer koşullarını, hava kirliliğini kontrol eder...
722
00:52:27,000 --> 00:52:30,000
...güvenli kalmalarını sağlar, çevrenin denetlenmesini...
723
00:52:30,000 --> 00:52:34,000
...bitki ve hayvan yaşamları arasındaki ekolojik dengenin devam ettirilmesi sağlar.
724
00:52:34,000 --> 00:52:36,000
Şehir merkezi bir üniversitedir.
725
00:52:36,000 --> 00:52:41,000
Üniversite, insanoğluyla ilintili tüm konuları kapsar.
726
00:52:41,000 --> 00:52:47,000
Bir insanın diğerini, kötü emellerine alet etmesini sağlayacak dersler yoktur.
727
00:52:47,000 --> 00:52:49,000
Bütün rutin işler...
728
00:52:50,000 --> 00:52:51,000
...aşamalı hâle gelecektir.
729
00:52:52,000 --> 00:52:57,000
Sürekli tekrarlanan, kirli ve can sıkıcı işler, makineler tarafından yapılacaktır.
730
00:52:57,000 --> 00:52:59,000
İnsan, özgür olmak zorundadır.
731
00:52:59,000 --> 00:53:01,000
Daha yüce amaçların peşinde koşabilmek için.
732
00:53:02,000 --> 00:53:04,000
Tabiri caizse...
733
00:53:08,000 --> 00:53:12,000
- Siz de şu yuvarlak kent fikrine geldiniz.
734
00:53:12,000 --> 00:53:15,000
- Yuvarlak bir kent. Yönetimsel amaçlı dairesel bir şehir.
735
00:53:16,000 --> 00:53:22,000
Dışa doğru uzadıkça, tarım, eğitim ve okyanusbilim disiplinlerine ait...
736
00:53:22,000 --> 00:53:24,000
...departmanlar olacaktır.
737
00:53:28,000 --> 00:53:34,000
Dairesel şema veya plan, her bir bölgeyi merkez kubbeye yakın kılar.
738
00:53:34,000 --> 00:53:37,000
İnsanların ihtiyaç duyduğu, tıbbi bakım, beslenme, parasız alışveriş gibi tüm bölümler...
739
00:53:37,000 --> 00:53:39,000
...merkez kubbe içerisinde bulunur.
740
00:53:39,000 --> 00:53:44,000
Dairesel düzenleme, başka bir sistemle karşılaştırıldığında...
741
00:53:44,000 --> 00:53:47,000
...idareyi kolaylaştırır ve çok daha az enerji kullanır.
742
00:53:47,000 --> 00:53:50,000
Şehrin bir ucundan başlayıp, içinden geçerseniz...
743
00:53:51,000 --> 00:53:53,000
...her zaman aynı yere geri dönersiniz.
744
00:53:53,000 --> 00:53:55,000
Hâlbuki, doğrusal bir şehirde, bir uca gidersiniz ve...
745
00:53:55,000 --> 00:53:58,000
...aynı noktaya dönmek için, aynı yolu geriye doğru tekrar katedersiniz.
746
00:53:58,000 --> 00:54:02,000
Bildiğim kadarıyla, dairesel şema en verimli olanı.
747
00:54:02,000 --> 00:54:05,000
Gelecekte, şehirler sıkıştırıldığında...
748
00:54:05,000 --> 00:54:08,000
...sistemin bütünü sıkıştıralacaktır.
749
00:54:09,000 --> 00:54:14,000
Bu şekilde, bütün parçalar ve bileşenler, aşamalı olarak teslim edilecektir.
750
00:54:14,000 --> 00:54:17,000
Yer altından itibaren sistemler sırasıyla dizilir:
751
00:54:18,000 --> 00:54:24,000
Isınma sistemi, elektrik jeneratörleri, boru tesisatları ve geri dönüşüm sistemleri.
752
00:54:24,000 --> 00:54:30,000
Sonraki katman, tüm binaların mimari temellerini sağlayan...
753
00:54:30,000 --> 00:54:34,000
...ilk katman olarak hizmet vermektedir.
754
00:54:34,000 --> 00:54:39,000
Sonrasında, şehrin merkez kısmından başlayarak, dışarıya doğru...
755
00:54:39,000 --> 00:54:46,000
...farklı dairesel kesimler şeklinde mimari temellerin üzerinde binalar yükselir.
756
00:54:46,000 --> 00:54:49,000
Dışarı doğru, nihai barınma kesimlerinden...
757
00:54:50,000 --> 00:54:52,000
...tarımsal kuşağa ve...
758
00:54:52,000 --> 00:54:55,000
...istirahat ve etkinlik alanlarına kadar devam edilir.
759
00:54:56,000 --> 00:54:59,000
Şehirlerin kendileri önüretimlidir.
760
00:54:59,000 --> 00:55:03,000
Şehirlerin yapılarının ihtiva ettiği pek çok parça...
761
00:55:04,000 --> 00:55:07,000
...birbiri ile değiştirilebilir, birbirine kilitlenebilir.
762
00:55:07,000 --> 00:55:12,000
Parçalar, birleştikleri gibi ayrılabilecek şekilde tasarlanmıştır.
763
00:55:12,000 --> 00:55:16,000
Yeni şehirler sürekli olarak güncellenecektir.
764
00:55:18,000 --> 00:55:21,000
Şehrin içine doğru kurulan su tesisatı kontrollüdür.
765
00:55:22,000 --> 00:55:27,000
Suda herhangi bir kirlenme olduğunda, su işleme tesisleri...
766
00:55:27,000 --> 00:55:30,000
...suyu önce buharlaştırır, tekrar sıvılaştırır ve arıtır.
767
00:55:30,000 --> 00:55:35,000
Diğer deyişle, şehir içindeki tüm su boruları sürekli olarak izlenecektir.
768
00:55:35,000 --> 00:55:39,000
Bir tek izleme sistemi tarafından değil, muhtelif sistemler tarafından izlenir.
769
00:55:39,000 --> 00:55:44,000
Aynısı şehrin etrafındaki ve üstündeki hava için de geçerlidir. Sürekli izlenir.
770
00:55:48,000 --> 00:55:51,000
Tüm binaların çatısı güneş pilinden oluşur.
771
00:55:51,000 --> 00:56:00,000
Tüm dış yüzey, güneş ışınlarını elektrik enerjisine dönüştürür.
772
00:56:00,000 --> 00:56:07,000
Üçüncü kesimin ötesine ilerlediğimizde, tenis kortlarına ve parklara geliyoruz.
773
00:56:07,000 --> 00:56:09,000
Daha ötesi yerleşim alanıdır.
774
00:56:09,000 --> 00:56:11,000
Göller, şelaleler ve baştan sona...
775
00:56:12,000 --> 00:56:15,000
...her türden harika bitkilerle çevrilidir.
776
00:56:15,000 --> 00:56:18,000
Ve her evin etrafı bitkilerle kaplıdır.
777
00:56:19,000 --> 00:56:21,000
Böylece başka bir yapı göremezsiniz.
778
00:56:21,000 --> 00:56:26,000
Bir sonraki kesimde, bazı insanların yaşamayı tercih ettikleri apartman daireleri yer alır. Apartmanlar, tiyatro gruplarına, boş zaman etkinliklerine, yüzme havuzlarına...
779
00:56:31,000 --> 00:56:34,000
...tartışma gruplarına ve bir çok diğer tesise ev sahipliği yapar.
780
00:56:35,000 --> 00:56:38,000
Müstakil bir evde yaşamanın sakıncası ise, aynı şeylere erişmek için...
781
00:56:38,000 --> 00:56:42,000
...muhtelif yerlere gitmek zorunda olmanızdır.
782
00:56:43,000 --> 00:56:46,000
Şehirdeki tüm ulaşımı, motorlu araçlar yerine...
783
00:56:46,000 --> 00:56:53,000
...dairesel sevk araçları üstlenir. Biz bunlara "transveyor" diyoruz.
784
00:56:53,000 --> 00:56:57,000
Dairesel, dikey ve merkezden kenarlara doğru hareket ederler.
785
00:56:57,000 --> 00:57:02,000
Asansör, otobüs ve sevk araçlarının işlevlerini sağlar.
786
00:57:02,000 --> 00:57:05,000
Olur da, başka bir şehire gitmek isterseniz...
787
00:57:05,000 --> 00:57:07,000
...bir asansöre binip merkez kubbenin altına inersiniz.
788
00:57:07,000 --> 00:57:10,000
Burada Maglev trenler bulunur.
789
00:57:10,000 --> 00:57:17,000
Sizi, herhangi bir şehrin merkezine veya herhangi bir bölgeye nakleder.
790
00:57:17,000 --> 00:57:22,000
Hiçbir ürün ziyan edilmez. Aynı doğada olduğu gibi.
791
00:57:22,000 --> 00:57:24,000
Vaktiyle çöp dediğimiz tüm materyâller...
792
00:57:24,000 --> 00:57:29,000
...geri kazanılıp, yeni ürünlere dönüştürülür.
793
00:57:31,000 --> 00:57:34,000
Şehir nüfusu belli bir seviyeye eriştiğinde...
794
00:57:35,000 --> 00:57:37,000
...gelişmeyi durdurup, bu ve diğer şehir arasındaki herşeyi...
795
00:57:37,000 --> 00:57:42,000
...doğaya bırakıyoruz.
796
00:57:45,000 --> 00:57:49,000
Bu tüm sorunları çözebiliriz anlamına gelmiyor.
797
00:57:49,000 --> 00:57:53,000
Biz yalnızca insanların gelişimi için, daha iyi bir çevre...
798
00:57:53,000 --> 00:57:55,000
...tasarlayabilir ve inşa edebiliriz.
799
00:58:03,000 --> 00:58:06,000
Söylediğim gibi, herkes bir kubbede yaşamayacak.
800
00:58:06,000 --> 00:58:10,000
Bunlar farklı türde mimariler. Bu belki bir yazlık olabilir.
801
00:58:10,000 --> 00:58:14,000
Bilemiyorum, dediğim gibi. İnsanlar hangisinde yaşamak isterlerse.
802
00:58:14,000 --> 00:58:16,000
Tamamen kişisel tercihlerine kalmış.
803
00:58:16,000 --> 00:58:19,000
Denizde bir şehir inşa etmek istiyoruz.
804
00:58:22,000 --> 00:58:24,000
Yaşamak için bir şehir seçin.
805
00:58:24,000 --> 00:58:27,000
Bu şehirlerden bazıları, okyanus madenciliği içindir.
806
00:58:27,000 --> 00:58:29,000
Okyanuslar, volfram, manganez, fosfor gibi...
807
00:58:29,000 --> 00:58:32,000
...ihtiyacımız olabilecek birçok kimyasal madde içerir.
808
00:58:32,000 --> 00:58:35,000
Ve bütün insanlar için kullanılabilir olacaktır.
809
00:58:35,000 --> 00:58:38,000
Ve gelecekte, kör olmakla ilgili endişeniz yoktur.
810
00:58:38,000 --> 00:58:42,000
Şehirleri, açık bir kapıyı duyabileceğiniz ve bir masayı hissedebileceğiniz şekilde tasarlarız.
811
00:58:42,000 --> 00:58:45,000
Çünkü üzerinizde algılayıcılar vardır.
812
00:58:45,000 --> 00:58:48,000
Herkes için, yapay görsel yöntemler üzerinde çalışıyoruz.
813
00:58:48,000 --> 00:58:51,000
Çünkü herkes görme duyusunu yitirebilir.
814
00:58:52,000 --> 00:58:54,000
Artık, tıbbi araştırmalar için üç beş kuruş paraya da ihtiyaç yoktur.
815
00:58:55,000 --> 00:58:59,000
Bahsettiğim şey geleceğin ordusu. Kaptınız mı? Tamamdır.
816
00:59:03,000 --> 00:59:06,000
Genellikle, şurada uyuyan bir timsah oluyor.
817
00:59:18,000 --> 00:59:21,000
- Eğer bu yapıları kurabilirseniz...
818
00:59:21,000 --> 00:59:24,000
...insanların birbirlerine savaş ilan etmeyeceğine bahse girer misiniz?
819
00:59:24,000 --> 00:59:28,000
- Çok fazla seçeneğimiz yok. Ya birbirimizi yokedeceğiz, ya da bunu başaracağız.
820
00:59:28,000 --> 00:59:33,000
- Bu, su altında bir stadyum gibi görünüyor.
821
00:59:33,000 --> 00:59:35,000
- Dairesel şehirleri, denize de kurabiliriz.
822
00:59:35,000 --> 00:59:38,000
Suyun 9-10 metre derinlikte olduğu yerlere.
823
00:59:38,000 --> 00:59:44,000
Birçok apartman dairesi, denize açılacak.
824
00:59:44,000 --> 00:59:47,000
Deniz yaşamını ve balıkları gözlemleyebilirsiniz.
825
00:59:47,000 --> 00:59:50,000
Hayvanat bahçeleri ve akvaryumlar olmayacak.
826
00:59:50,000 --> 00:59:53,000
Herşey doğal koşullarda gözlemlenecek.
827
00:59:53,000 --> 00:59:58,000
Deniz gezintisi, tüplü dalış, boş zaman etkinlikleri ve denize yerleşik üniversiteler olacak.
828
01:00:00,000 --> 01:00:02,000
- Bu çizimlerin tamamı size mi ait? - Evet.
829
01:00:20,000 --> 01:00:25,000
- Bu gördüğünüz, deniz şehrindeki en temel yapının ayrıntılı planıdır.
830
01:00:25,000 --> 01:00:29,000
Üst kesiminde, helikopter iniş sahaları bulunur.
831
01:00:29,000 --> 01:00:34,000
Yapının tüm üst kısmı boyunca gezinen vinçler vardır.
832
01:00:34,000 --> 01:00:37,000
Bacaklar, aşağı ve yukarı hareket edebilecek şekilde tasarlanmıştır.
833
01:00:37,000 --> 01:00:40,000
Yapının, deniz yatağına oturmasını destekler.
834
01:00:43,000 --> 01:00:46,000
Peki, denizdeki şehirler de ne için?
835
01:00:46,000 --> 01:00:49,000
Bazıları hastaneleri temsil eder.
836
01:00:49,000 --> 01:00:52,000
Afrika veya Hindistan kıyılarına çekildiğini düşünün.
837
01:00:53,000 --> 01:00:55,000
İnşaat malzemelerini gönderip...
838
01:00:56,000 --> 01:00:59,000
...hastaneleri oraya inşa edip, sonra da teçhizatları oraya göndermek yerine...
839
01:00:59,000 --> 01:01:02,000
...yüzen bir hastane inşa etmek ve...
840
01:01:02,000 --> 01:01:06,000
...Afrika kıyısına çekip kullanmak, çok daha kolaydır.
841
01:01:06,000 --> 01:01:11,000
Zamanla, o bölgede yeni hastaneler kurulur ve yüzen hastaneyi başka bir bölgeye taşıyabilir...
842
01:01:11,000 --> 01:01:13,000
...yani başka bir bölgeye yüzdürebilirsiniz.
843
01:01:15,000 --> 01:01:18,000
Birçok şehir, otomatik sistemler tarafından...
844
01:01:18,000 --> 01:01:20,000
...tersanelerde inşa edilir.
845
01:01:23,000 --> 01:01:28,000
Tamamlandıktan sonra, havuz kilitleri açılır ve suyla doldurulur.
846
01:01:28,000 --> 01:01:31,000
Römorkör benzeri birimler...
847
01:01:31,000 --> 01:01:36,000
...şehirleri, belirlenen mevkiye teslim eder.
848
01:01:36,000 --> 01:01:40,000
Bazıları, milyonlarca insana ev sahipliği yapacaktır.
849
01:01:40,000 --> 01:01:44,000
Birbirine yakın olan şehirler, su altı tünelleri ve...
850
01:01:44,000 --> 01:01:49,000
... su üstündeki köprülerle birleştirilerek, taşıma sistemleri tarafından...
851
01:01:50,000 --> 01:01:53,000
...birbirine bağlanır.
852
01:02:02,000 --> 01:02:09,000
Bu, muhtelif deniz şehirlerinden birinin havadan görünümüdür.
853
01:02:09,000 --> 01:02:12,000
Kuleler, ikamet amacıyla kullanılır.
854
01:02:12,000 --> 01:02:14,000
Şehri kuşatan rıhtımlar...
855
01:02:15,000 --> 01:02:19,000
...deniz araştırmaları ve yeniden geliştirme, yani...
856
01:02:19,000 --> 01:02:23,000
...hasar görmüş resiflerin eski hâline getirilmesi için kullanılır.
857
01:02:23,000 --> 01:02:28,000
Merkezdeki birimde, topraksız tarım ürünü yetiştirilen...
858
01:02:28,000 --> 01:02:30,000
...hidrofonik bahçeler yeralır.
859
01:02:38,000 --> 01:02:44,000
Birçok deniz şehri, deniz taşıtlarının yanaşmaları olanağına sahiptir.
860
01:02:44,000 --> 01:02:47,000
Bir bakıma, insanların farklı yerleri ziyaret etmelerini sağlayan...
861
01:02:47,000 --> 01:02:50,000
...su altı otobüslerine benzerler.
862
01:02:51,000 --> 01:02:56,000
Okyanustan nasıl yararlanacağımız, kullanacağımız, sürekliliğini sağlayıp koruyacağımız hakkında...
863
01:02:56,000 --> 01:02:59,000
...kafanızda net bir fikir oluşacaktır.
864
01:03:00,000 --> 01:03:03,000
Böylece, gelecek nesiller de okyanusun tadını çıkartabilirler.
865
01:03:07,000 --> 01:03:13,000
Bu çizim, üst güvertede iniş sahası ve gözlem platformu bulunan...
866
01:03:13,000 --> 01:03:16,000
...deniz altı şehirlerinden birini tasavvur eder.
867
01:03:17,000 --> 01:03:20,000
Deniz seviyesinin gelgit ile yükselip alçalmasına bağlı olarak...
868
01:03:21,000 --> 01:03:24,000
...hareket eden yüzer iskele sistemi, teknelerin yanaşmasını kolaylaştırır.
869
01:03:24,000 --> 01:03:26,000
Hava kilidine giden asansöre giriş yaparak...
870
01:03:27,000 --> 01:03:32,000
...denizin dibine veya deniz zeminine inersiniz.
871
01:03:32,000 --> 01:03:35,000
Deniz zemini, resifleri ve deniz yaşamını...
872
01:03:35,000 --> 01:03:37,000
...gözlemlemek için kullanılır.
873
01:03:38,000 --> 01:03:42,000
İnsanlar, resifleri yalnızca izlemez, onarır, değiştirir...
874
01:03:42,000 --> 01:03:45,000
...yeniden kurar ve yeniden tasarlarlar.
875
01:03:45,000 --> 01:03:49,000
Birgün, resiflerin şekillerini ve yapısını kontrol etmeye muktedir olacağız.
876
01:03:49,000 --> 01:03:51,000
Böylece, deniz yaşamını daha fazla destekleyebiliriz.
877
01:03:52,000 --> 01:03:54,000
Bence insanlar doğanın gelişimine...
878
01:03:54,000 --> 01:03:56,000
...katkıda bulunabilirler.
879
01:03:56,000 --> 01:03:58,000
Bu ne anlama gelir?
880
01:03:58,000 --> 01:04:01,000
Bu bütün insanlar için yüksek yaşam standardı anlamına gelir.
881
01:04:15,000 --> 01:04:18,000
Bu binaların ve tasarımların çizimlerini yaparken...
882
01:04:18,000 --> 01:04:21,000
...nasıl imal edileceğini ve nasıl bir araya getirileceğini düşünüyor.
883
01:04:22,000 --> 01:04:25,000
Gördüğüm çizimlerden bazıları, neredeyse 60 yıllıktı.
884
01:04:25,000 --> 01:04:32,000
Ve bu şeylerin olabilirliklerinden bahsetmek, ancak bugünlerde mümkün oluyor.
885
01:04:32,000 --> 01:04:34,000
Bilirsiniz, insanlar geçmişte şöyle diyorlardı:
886
01:04:34,000 --> 01:04:38,000
"Önümüzdeki bin yılda aya gidemeyeceksiniz!"
887
01:04:38,000 --> 01:04:41,000
Ve ertesi gün bir de baktılar, birileri aya gidiyor.
888
01:04:41,000 --> 01:04:44,000
25 yıl önce, Jacque ile ilk tanıştığımda...
889
01:04:44,000 --> 01:04:48,000
...insanlarla belli başlı buluşları hakkında konuşuyordu.
890
01:04:48,000 --> 01:04:51,000
Onlar, "Önümüzdeki bin yılda bunun gerçekleştiği göremezsin!" dediler.
891
01:04:51,000 --> 01:04:57,000
Ve on yıl sonra, Popüler Bilim dergisinin kapağında buluşlarıyla karşılaştılar.
892
01:05:01,000 --> 01:05:06,000
Teknolojinin tüm dayanağı yüksek standartlı yaşam sağlamaktır.
893
01:05:06,000 --> 01:05:12,000
İnsanların yaşamını iyileştirmedikçe, teknolojinin hiçbir kıymeti yoktur.
894
01:05:12,000 --> 01:05:15,000
Bugün insanlar, bilim ve teknolojiden korkar hâle geldiler.
895
01:05:15,000 --> 01:05:18,000
Çünkü, birçok şekilde kötüye kullanılmaya müsait.
896
01:05:18,000 --> 01:05:21,000
Fakat, endişelenmemiz gereken bilim ve teknoloji değildir.
897
01:05:21,000 --> 01:05:24,000
Endişelenilmesi gereken, bilimin kötüye kullanımı ve suistimal edilmesidir.
898
01:05:24,000 --> 01:05:30,000
Bir roket alıp uzaya fırlatabilir ve dış uzayı keşfedebilirsiniz.
899
01:05:30,000 --> 01:05:34,000
Veya tutup, diğer ülkeyi bombalamak için kullanabilirsiniz.
900
01:05:34,000 --> 01:05:40,000
Tamamen cansız bir nesne, kullanımı bizim elimizde.
901
01:05:40,000 --> 01:05:42,000
Ne yapacağımız bize kalmış.
902
01:05:42,000 --> 01:05:47,000
Bilimin, olması muhtemel bir sonraki şeyi tahmin etme yeteneği vardır.
903
01:05:47,000 --> 01:05:50,000
İşte bilimin gerçek anlamı budur.
904
01:05:50,000 --> 01:05:54,000
Olması muhtemel bir sonraki şeyi tahmin yeteneği kazanmak.
905
01:05:54,000 --> 01:06:00,000
Bilimden bahsettiğimiz zaman, bir duruma bakış yönteminden bahsediyoruz.
906
01:06:00,000 --> 01:06:02,000
Bir değerlendirme yönteminden bahsediyoruz.
907
01:06:02,000 --> 01:06:04,000
Bu, önyargılı düşünme sisteminden farklıdır.
908
01:06:04,000 --> 01:06:07,000
"Bana sorarsan, sana anlatırım!" değil.
909
01:06:07,000 --> 01:06:11,000
Bilimsel yöntemin hakikâtla, öyle özel bir bağı yoktur.
910
01:06:11,000 --> 01:06:15,000
Gerçekten olan bitene bakmanın, çok daha iyi bir yoludur.
911
01:06:15,000 --> 01:06:17,000
Eski toplumlarda herşey...
912
01:06:17,000 --> 01:06:21,000
...tanrılarla ya da iblislerle ilişkilendirilirdi.
913
01:06:22,000 --> 01:06:26,000
- Bu da bizi, bilimsel yöntemin topluma uygulanması konusuna getiriyor.
914
01:06:26,000 --> 01:06:27,000
- Evet.
915
01:06:27,000 --> 01:06:30,000
Şimdilik, bu bir kitap falan değil.
916
01:06:30,000 --> 01:06:32,000
Bilimsel yöntemin topluma uygulanışı...
917
01:06:32,000 --> 01:06:34,000
...insanların, üzerinde pek düşünmeyeceği birşey.
918
01:06:34,000 --> 01:06:38,000
Ancak, cevapların nerede olduğunu bilmek isterseniz...
919
01:06:38,000 --> 01:06:41,000
...bilimsel yöntemlerin uygulanışındadır.
920
01:06:41,000 --> 01:06:45,000
İnsanı ve çevreyi de gözeterek.
921
01:06:45,000 --> 01:06:51,000
The Future By Design, bilimsel yöntemlerin uygulamasına başvurur.
922
01:06:51,000 --> 01:06:54,000
Bilim insanlarının değil, bilimsel yöntemlerin sosyal düzene uygulanışı.
923
01:06:54,000 --> 01:06:58,000
Doğal olarak, bilimsel yöntemler bile değişebilir.
924
01:06:58,000 --> 01:07:02,000
Ve değiştikçe, gelecek de değişir.
925
01:07:02,000 --> 01:07:05,000
Eğer dünyanın her tarafında bilimsel yöntemi kullanırsak...
926
01:07:05,000 --> 01:07:08,000
...savaş çıkma olasılığı sıfıra düşer.
927
01:07:08,000 --> 01:07:12,000
İnsanların ızdırap çekme olasılıkları yokolur.
928
01:07:12,000 --> 01:07:15,000
Fakirlik, yoksulluk, suç...
929
01:07:15,000 --> 01:07:18,000
Bunların hepsi kaybolma eğilimindedir.
930
01:07:18,000 --> 01:07:20,000
Çünkü, dayanağı kalmaz.
931
01:07:26,000 --> 01:07:30,000
Jacque, insanlarla çalışmadan önce...
932
01:07:30,000 --> 01:07:33,000
...hayvanların nasıl davrandığı ve...
933
01:07:33,000 --> 01:07:38,000
...davranışlarının nasıl değiştirileceği veya tahmin edileceği üzerinde, uzun zaman harcadı.
934
01:07:38,000 --> 01:07:41,000
Ve, şimdiki davranışımıza şekil veren ve davranışımızı değiştiren şeyin...
935
01:07:41,000 --> 01:07:46,000
...çevre olduğu sonucuna vardı.
936
01:07:46,000 --> 01:07:51,000
Önyargılı, bağnaz, öfkeli ya da açgözlü olarak dünyaya gelmedik.
937
01:07:51,000 --> 01:07:55,000
Bunlar, içinde yaşadığımız çevre tarafından üretildi ve beslendi.
938
01:07:55,000 --> 01:08:01,000
Bu yüzden, çevrenizi ve deneyimlerinizi değiştirmedikçe...
939
01:08:01,000 --> 01:08:04,000
...o çevre değiştirilene kadar...
940
01:08:04,000 --> 01:08:07,000
...insanlarda aynı anormal davranışların alınacağına inanıyoruz.
941
01:08:13,000 --> 01:08:15,000
- Bugün dünyadaki tüm kültürler...
942
01:08:16,000 --> 01:08:18,000
...kendi kültürlerine hizmet etmeleri için...
943
01:08:19,000 --> 01:08:22,000
...insanlarını eğitmeye çalışıyor.
944
01:08:22,000 --> 01:08:25,000
Başka bir ifadeyle, Nazi kültüründe yetiştiyseniz...
945
01:08:25,000 --> 01:08:29,000
...bayrak sallamak, gamalı haç gibi şeyler içinize işler.
946
01:08:29,000 --> 01:08:31,000
Eğer ilkel bir kabilede yetiştiyseniz...
947
01:08:31,000 --> 01:08:36,000
...mızrak atmak, ok ve yay kullanmak gibi şeylere maruz kalacaktınız.
948
01:08:36,000 --> 01:08:39,000
Yani insanlar, kurulu düzenin menfaatlerine...
949
01:08:39,000 --> 01:08:42,000
...hizmet etmeye şartlandırılmıştır.
950
01:08:42,000 --> 01:08:44,000
Peki bunu bize kim yapıyor?
951
01:08:44,000 --> 01:08:47,000
Kuruluşların sahipleri!
952
01:08:47,000 --> 01:08:48,000
Egemen çevre.
953
01:08:48,000 --> 01:08:53,000
Yani bize, yalnızca varolan yapıları destekleyecek bir değer sistemi aşıladılar.
954
01:08:53,000 --> 01:08:58,000
Dindar, dinsiz, endüstriyel veya askeri, farketmez.
955
01:08:58,000 --> 01:09:01,000
Çocuklar sorar, "Babacığım, dünyadaki en büyük ülke hangisi?"
956
01:09:01,000 --> 01:09:03,000
"Elbette ki, bizim ülkemiz dünyadaki en büyük ülke."
957
01:09:03,000 --> 01:09:06,000
"Peki hangi tanrı gerçek tanrı, baba?"
958
01:09:06,000 --> 01:09:08,000
"Bizim tanrımız! Diğerleri yalandan tanrı."
959
01:09:09,000 --> 01:09:10,000
Şunu hayâl edin;
960
01:09:10,000 --> 01:09:12,000
Romalı bir aile, çocuklarını da alıp...
961
01:09:12,000 --> 01:09:15,000
...hıristiyanların aslanlara atılmasını izlemeye gidiyor.
962
01:09:15,000 --> 01:09:16,000
Ve ufaklıklar izliyor;
963
01:09:16,000 --> 01:09:19,000
"Baba, önümüzdeki hafta yine gelip, aslanların hıristiyanları yemesini görebilir miyiz?"
964
01:09:19,000 --> 01:09:21,000
Peki bu çocuklar ruh hastası mı? Hayır!
965
01:09:21,000 --> 01:09:23,000
Onların değerler sistemi çarpıtılmış.
966
01:09:23,000 --> 01:09:29,000
Ben kesinlikle, insanların içinde yetiştikleri çevreyle ilgiliyim.
967
01:09:29,000 --> 01:09:33,000
Eğer çevre değiştirilirse, davranış da değiştirilir.
968
01:09:33,000 --> 01:09:35,000
Çevreyi yeniden yönlendiriyorsunuz...
969
01:09:35,000 --> 01:09:38,000
...ve bu, insanları yeniden yönlendirmeye dönüşüyor.
970
01:09:38,000 --> 01:09:43,000
Ama, çevreye dokunmadan insanları yeniden yönlendirirseniz...
971
01:09:43,000 --> 01:09:45,000
...bu sefer geriye dönecektir.
972
01:09:45,000 --> 01:09:50,000
Gelecek hakkında düşünmeye çalışırken, şunu hatırlayın:
973
01:09:50,000 --> 01:09:54,000
Olan bitenle ilgili düşünme biçiminiz, toplum tarafından...
974
01:09:54,000 --> 01:09:56,000
...size verilen ve kabul ettirilen düşüncelere dayanır.
975
01:09:57,000 --> 01:09:59,000
Yani düşünme kapsamınız...
976
01:09:59,000 --> 01:10:03,000
...toplumun egemen değerleriyle sınırlıdır.
977
01:10:03,000 --> 01:10:08,000
Değerler üzerinde esnek olmayı öğrenmek, uzun zaman alır.
978
01:10:08,000 --> 01:10:13,000
Ben gençliğimde çocuklarla konuşurken, çok sabırlı olmaya çalışırdım.
979
01:10:13,000 --> 01:10:16,000
Eğer biraz ilerleme kaydedersem...
980
01:10:16,000 --> 01:10:18,000
...onlarla tanrı kavramı hakkında konuşurdum.
981
01:10:18,000 --> 01:10:21,000
Sizin tanrı kavramınız, benim tanrı kavramım, onun tanrı kavramı.
982
01:10:21,000 --> 01:10:25,000
Hepsi farklıdır. Acaba tanrı nasıl birşey diye merak ettim.
983
01:10:25,000 --> 01:10:27,000
Tabi, bir tanrı varsa.
984
01:10:27,000 --> 01:10:32,000
Peki neden tanrı, tüm o koşulsuz sevgisiyle, savaşlara ve hastalıklara izin veriyordu.
985
01:10:32,000 --> 01:10:34,000
Bir türlü anlam veremedim. Çok fazla tutarsızlık vardı.
986
01:10:34,000 --> 01:10:37,000
Ben de bunu sorguladım.
987
01:10:37,000 --> 01:10:43,000
Elbette, tanrı kavramını sorgularken kendimi biraz rahatsız hissettim.
988
01:10:43,000 --> 01:10:47,000
Ama, tarih ve tanrıların ortaya çıkışı gibi konularda okuduktan sonra farketim ki...
989
01:10:47,000 --> 01:10:49,000
...bir sürü farklı tanrı vardı.
990
01:10:49,000 --> 01:10:51,000
Savaş tanrısı, barış tanrısı, aşk tanrısı...
991
01:10:51,000 --> 01:10:54,000
Daha çok, insanlar tarafından uydurulmuş gibiydi.
992
01:10:54,000 --> 01:10:58,000
Öfkelenmeleri, kurban istemeleri...
993
01:10:58,000 --> 01:11:02,000
...insanların yaptıklarından hoşlanmadıklarında, tufanlar yaratmaları...
994
01:11:02,000 --> 01:11:06,000
Bütün bunlar, yüce bir akıldan gelmiyordu.
995
01:11:06,000 --> 01:11:10,000
Zamanda geriye gidelim, ilkel insanlar yıldırım düştüğünü gördüğünde...
996
01:11:10,000 --> 01:11:13,000
...tanrının öfkeli olduğu düşündüler.
997
01:11:13,000 --> 01:11:16,000
Başka neden böyle bir olay "cereyan" edebilirdi ki?
998
01:11:16,000 --> 01:11:20,000
Kasırga topraklarını silip süpürdüğünde, tanrıların ikinci bir kasırga göndermemesi umuduyla...
999
01:11:20,000 --> 01:11:25,000
...kabilelerindeki mimli insanları kurban edip, elemanlardan kurtuldular.
1000
01:11:25,000 --> 01:11:28,000
Ola ki tekrar olursa...
1001
01:11:28,000 --> 01:11:30,000
...bu sefer daha genç insanları kurban ettiler.
1002
01:11:30,000 --> 01:11:33,000
Nedense, kabile reisinin kendini kurban ettiği pek görülmez.
1003
01:11:33,000 --> 01:11:36,000
Ama her zaman, kurban olmak için gönüllü insanlar sırada hazır bekler.
1004
01:11:36,000 --> 01:11:39,000
Görüyorsunuz, insanoğluyla sorunlarımız var.
1005
01:11:39,000 --> 01:11:44,000
Kendi idraklarının ötesinde ne meydana gelirse, bunun için mazeret uydurmak zorundalar.
1006
01:11:44,000 --> 01:11:49,000
Bu tarz şeyleri açıklamak için, tanrılar ve şeytanlar yaratmak zorundalar.
1007
01:11:49,000 --> 01:11:52,000
Çünkü insanlar, o topluluğun önderlerine gelip çatarlar.
1008
01:11:52,000 --> 01:11:54,000
Kabilenin ne kadar ilkel olduğu önemli değil, gelip derler ki:
1009
01:11:55,000 --> 01:11:58,000
"Bu bedbaht rüzgar, nasıl adamızın insanlarına gelip çatar?"
1010
01:11:59,000 --> 01:12:02,000
Ve kabile reisi der ki, "Siz uslu durmadınız!
1011
01:12:02,000 --> 01:12:05,000
Sizler volkana yeterince katkı sağlamadınız!
1012
01:12:05,000 --> 01:12:09,000
Enişteni volkana at, belki o zaman yanardağ patlamaz."
1013
01:12:09,000 --> 01:12:13,000
Eğer eniştenizi volkana atarsanız ve volkan yine de püskürürse...
1014
01:12:13,000 --> 01:12:15,000
...bu sefer yengenizi atmak zorundasınız.
1015
01:12:15,000 --> 01:12:19,000
Böylece metafizik oluşur, din oluşur, batıl inanç oluşur.
1016
01:12:19,000 --> 01:12:21,000
"Tahtaya vur!"
1017
01:12:21,000 --> 01:12:27,000
Veya uğur için tavşan ayağı taşı. Ama unutma, o tavşanın dört ayağı vardı ve sonu hiç iyi olmadı.
1018
01:12:27,000 --> 01:12:33,000
Toparlarsak, cehaletin olduğu yerde, batıl inanç hüküm sürer.
1019
01:12:33,000 --> 01:12:38,000
Efsane, tarlada çalışan küçük adama anlatma yoludur.
1020
01:12:38,000 --> 01:12:44,000
Adam şöyle dediğinde: "Bütün bunlar neye tekabül ediyor? Hiçbir anlam veremiyorum."
1021
01:12:44,000 --> 01:12:48,000
"Nalları diktiğinde, herşey senin için oradadır.
1022
01:12:48,000 --> 01:12:52,000
Eğer bu hayatında elde edemezsen, sonraki yaşamında elde edeceksin. Tabi uslu durursan."
1023
01:12:52,000 --> 01:12:56,000
Bir kültürün özümsediği batıl inanç miktarı...
1024
01:12:56,000 --> 01:13:00,000
...insanlarının sahip olduğu bilgi miktarı ile ters orantılı olacaktır.
1025
01:13:00,000 --> 01:13:04,000
Gelecekte, yeteri düzeyde bilgi sağlanmasıyla...
1026
01:13:04,000 --> 01:13:10,000
...ki, günümüzde sunulanın kat be kat fazlasıdır...
1027
01:13:10,000 --> 01:13:17,000
"Tahtaya vur. Bugün benim şanslı günüm." gibi sözleriniz olmayacak. Hepsi yokolacak.
1028
01:13:17,000 --> 01:13:23,000
Onun yaptığı herşeyde, son derece ruhanî bir yön olduğunu düşünüyorum.
1029
01:13:23,000 --> 01:13:28,000
Öldükten sonra daha iyi bir yere gitmeyi beklemek yerine...
1030
01:13:28,000 --> 01:13:33,000
...dinsel öğretilerde tasvir edilen cenneti, burada, dünyada kurabiliriz.
1031
01:13:33,000 --> 01:13:36,000
Bunun için ölmeyi beklemek zorunda değiliz.
1032
01:13:36,000 --> 01:13:38,000
Bugün problemlerimize göğüs gerebiliriz.
1033
01:13:38,000 --> 01:13:41,000
Mesih'in beyaz kaftanıyla gelip...
1034
01:13:41,000 --> 01:13:43,000
...herşeyi değiştirmesini beklemek yerine...
1035
01:13:43,000 --> 01:13:46,000
...ya da, hepimizin cennete gideceği ahir zamanı beklemek yerine...
1036
01:13:46,000 --> 01:13:48,000
...veya, inananların ahir zamanda cennete gideceğini düşünmek yerine...
1037
01:13:48,000 --> 01:13:51,000
...bugünkü sorunlarımızın tamamından kurtulabiliriz.
1038
01:13:51,000 --> 01:13:57,000
Örneğin, bir din herşeyi tanrının buyruğu olarak açıklar.
1039
01:13:57,000 --> 01:14:01,000
Eğer bir kaza olmuşsa, bu tanrının buyruğudur.
1040
01:14:01,000 --> 01:14:04,000
Ve bu sizi düşünmekten alıkoyar. Sizi, yaratıcı düşünmekten alıkoyar.
1041
01:14:04,000 --> 01:14:09,000
Mesela şöyle düşünmekten alıkoyar, "Ulaşım sistemimizi nasıl yeniden tasarlarız...
1042
01:14:09,000 --> 01:14:12,000
...ki ulaşımdaki sorunlar ortadan kalksın?"
1043
01:14:12,000 --> 01:14:15,000
Jacque, rahiplerle ve dindar insanlarla...
1044
01:14:15,000 --> 01:14:19,000
...daha yaratıcı olabilmeleri için, dünya görüşlerini genişletmeleri konusunda çalıştı.
1045
01:14:19,000 --> 01:14:23,000
İnsanların davranışına şekil veren çevreye bakıyorlar ve...
1046
01:14:23,000 --> 01:14:25,000
...artık hiçkimseyi, "iyi" ya da "kötü" şeklinde yaftalamıyorlar.
1047
01:14:25,000 --> 01:14:28,000
Çevreyi şekillendirmenin...
1048
01:14:28,000 --> 01:14:30,000
...daha yapıcı davranışlar getirdiğini düşünüyorlar.
1049
01:14:33,000 --> 01:14:38,000
Eğer insanlar bana dünyayı ve insanların yaşam biçimini yeniden tasarlamayı soruyorsa...
1050
01:14:38,000 --> 01:14:41,000
...yapmak zorunda olacağım ilk şey, bir envanter çıkartmaktır.
1051
01:14:42,000 --> 01:14:43,000
Neye ne kadar sahip olduğumuzu bulmak için.
1052
01:14:43,000 --> 01:14:47,000
Ne kadar suyumuz var, ne kadar insanımız var, ne kadar tarımsal alana sahibiz gibi.
1053
01:14:47,000 --> 01:14:52,000
Neye sahip olduğumuzu öğrendikten sonra, bu parametreleri...
1054
01:14:52,000 --> 01:14:54,000
...tasarımda temel alabilirim.
1055
01:14:54,000 --> 01:14:58,000
İhtiyacınız olan şey, dünya kaynakları anlayışıdır.
1056
01:14:58,000 --> 01:15:04,000
Bilimsel tarım uzmanları, yerbilimciler, jeofizikçiler, dünya alanınında çalışan kişiler.
1057
01:15:04,000 --> 01:15:07,000
Onlar size görüş belirtmezler, derler ki:
1058
01:15:07,000 --> 01:15:09,000
"Güney kutbunda daha fazla yaşam var."
1059
01:15:09,000 --> 01:15:11,000
Bu bir görüş değildir. Bu bir bulgudur.
1060
01:15:11,000 --> 01:15:13,000
Yani gelecekte, görüş falan olmayacak.
1061
01:15:13,000 --> 01:15:16,000
"Bu alanda bilginiz var mı?" "Hayır, yok."
1062
01:15:16,000 --> 01:15:21,000
"Güzel! İşte buradan bilgi alabilirsiniz." Veya, "İşte şuraya gidip bilgi edinebilirsiniz."
1063
01:15:21,000 --> 01:15:28,000
Ben diyorum ki, bütün insanların temiz havaya, tarımsal araziye...
1064
01:15:28,000 --> 01:15:30,000
...ve iyi bir iletişim diline ihtiyacı var.
1065
01:15:30,000 --> 01:15:35,000
Fresco kavramlarını üst üste bindiriyor değilim.
1066
01:15:35,000 --> 01:15:38,000
Dünyayı ölçüt olarak kullanıyorum.
1067
01:15:38,000 --> 01:15:44,000
Başka bir deyişle, dünyanın taşıyabileceği kapasiteye uyumlu yaşamak zorundayız.
1068
01:15:44,000 --> 01:15:47,000
Bu size mantıklı geliyor mu? - Evet efendim, mantıklı.
1069
01:15:47,000 --> 01:15:51,000
Merak edip duruyorum, bu sosyal değişim ne kadar hiddetli olacak ve...
1070
01:15:51,000 --> 01:15:56,000
...ve dünyamız toplamda ne kadar farklı bir yer olacak?
1071
01:15:56,000 --> 01:15:58,000
Ve, evet, buradan oraya...
1072
01:15:58,000 --> 01:16:01,000
...insanlar bunu nasıl kabul edecek? - Tamam, işte nasıl yapacağımız.
1073
01:16:01,000 --> 01:16:06,000
Nihayetinde, tüm karar mekanizması makinelere aktarılacak.
1074
01:16:06,000 --> 01:16:11,000
Başta insanlar, "Makinelerin karar vermesi fikrinden hoşlanmadım." diyebilirler.
1075
01:16:11,000 --> 01:16:13,000
Öncelikle, bir terazinin yaptığına bakalım.
1076
01:16:13,000 --> 01:16:18,000
Eğer bir kasaba giderseniz ve kasap size satın almadan önce, "Bu piliç 2,5 kilo." derse...
1077
01:16:18,000 --> 01:16:20,000
"Bana pek 2,5 kilo gibi gelmedi!" dersiniz.
1078
01:16:20,000 --> 01:16:23,000
Elinden kaparsınız ve dersiniz ki, "Bence bu anca 1,5 kilo eder."
1079
01:16:23,000 --> 01:16:25,000
Çünkü siz daha hafif olduğunu düşünmeye meyillisinizdir.
1080
01:16:25,000 --> 01:16:29,000
Sonra teraziyi kullanırız ve kararı teraziye bırakırız.
1081
01:16:29,000 --> 01:16:30,000
Doğru mu? - Evet efendim.
1082
01:16:30,000 --> 01:16:32,000
- Gelelim pilotlara.
1083
01:16:32,000 --> 01:16:35,000
Uçarken, "Bence 1,5 mil irtifadayım."
1084
01:16:35,000 --> 01:16:40,000
Oradaki bir göstergeye bakar ve gösterge ona, yerden 4,203 fit yükseklikte olduğunu söyler.
1085
01:16:40,000 --> 01:16:44,000
Bu, makine tarafından verilmiş bir karardır.
1086
01:16:44,000 --> 01:16:48,000
Çünkü makine tarafından verilen bir karar, çok daha kesindir.
1087
01:16:48,000 --> 01:16:51,000
Şimdi de, birçok normal insanın sorduğu soruya gelelim.
1088
01:16:51,000 --> 01:16:54,000
"Tamam ama, bir makine tasarımcısından daha zeki olabilir mi?"
1089
01:16:54,000 --> 01:16:57,000
Trendeki yükleri alıp boşaltan bir makine tasarlayan ufak tefek bir adam tanıyorum.
1090
01:16:57,000 --> 01:17:00,000
O adam bu işi yapamaz.
1091
01:17:00,000 --> 01:17:03,000
Makineler her zaman tasarımcısından hızlıdır.
1092
01:17:03,000 --> 01:17:06,000
Hiç, kola şişelerini sırasıyla dolduran bir makine gördünüz mü?
1093
01:17:06,000 --> 01:17:09,000
Tasarımcısı, şişeleri o şekilde hareket ettiremez.
1094
01:17:09,000 --> 01:17:11,000
Peki, toplumumuzda neler oluyor?
1095
01:17:11,000 --> 01:17:14,000
Karar mekanizmasını gün geçtikçe otomatikleştirip...
1096
01:17:14,000 --> 01:17:16,000
...kararı makinelere bırakıyoruz.
1097
01:17:16,000 --> 01:17:20,000
Toprağa bağlı elektriksel kablolarla, bilgisayarlardan oluşan...
1098
01:17:20,000 --> 01:17:23,000
...bir tarım bakanlığı hayal edin.
1099
01:17:23,000 --> 01:17:27,000
Eğer su düzeyi düşerse, oraya su pompalanır.
1100
01:17:27,000 --> 01:17:30,000
Bitki besin maddesi değişirse, o maddeyi pompalar.
1101
01:17:30,000 --> 01:17:32,000
Orada, şöyle şeyler söyleyen bir herife ihtiyacınız yok.
1102
01:17:32,000 --> 01:17:35,000
"Sayın Başkan, burada bir kıtlık sorunumuz var."
1103
01:17:35,000 --> 01:17:38,000
Ve Başkan der ki, "Durumumuz ne kadar kötü?"
1104
01:17:38,000 --> 01:17:45,000
"Şey, 5.000 evsiz var ve önümüzdeki üç günde 15.000 evsiz olacak."
1105
01:17:45,000 --> 01:17:50,000
Başkan, "Hmm." der ve üzerlerinden uçar, "Evet, bir kıtlık sorununuz var...
1106
01:17:50,000 --> 01:17:52,000
Ne olmuş yani?!"
1107
01:17:52,000 --> 01:17:55,000
Ülkenin tamamını bilgisayarlarla birbirine bağlarsanız...
1108
01:17:55,000 --> 01:17:58,000
...üretim, dağıtım ve tarım gibi alanlarda...
1109
01:17:58,000 --> 01:18:04,000
...dinamik dengeyi sağlayan bir sinir sistemine sahip olursunuz.
1110
01:18:04,000 --> 01:18:09,000
Mal ve hizmetlerin üretimi ve dağıtımında para kullanmaksızın.
1111
01:18:09,000 --> 01:18:12,000
İşte devlet orada, başınızı çevirip bakarsanız.
1112
01:18:12,000 --> 01:18:14,000
Küre gibi görünüyor.
1113
01:18:14,000 --> 01:18:18,000
Bu, tüm kararların alınabildiği bir küredir, çünkü bağlıdır.
1114
01:18:18,000 --> 01:18:23,000
Dünyayı bir hologram olarak yansıtan, dünya çevresinde uydularımız bulunur.
1115
01:18:23,000 --> 01:18:25,000
Dünyanın sanal bir görüntüsü.
1116
01:18:25,000 --> 01:18:28,000
Yani gerçek dünyaya, eş zamanlı olarak bakıyorsunuz.
1117
01:18:28,000 --> 01:18:31,000
Kalkıp, ekranların yanına gider ve konuşursunuz.
1118
01:18:31,000 --> 01:18:34,000
"Şu an itibariyle havada kaç tane uçak var?"
1119
01:18:34,000 --> 01:18:40,000
Bilgisayar, dünya üzerindeki noktaları lazer noktasıyla işaretler ve size, "7.320" cevabını verir.
1120
01:18:40,000 --> 01:18:46,000
Havadaki her uçak, her kasırga, tüm dünyadaki koşullar, bitki hastalıkları...
1121
01:18:46,000 --> 01:18:48,000
Hiçbir insan bunu yapamaz.
1122
01:18:48,000 --> 01:18:51,000
Yani, devlet içinde insanlara ihtiyacımız yok, elektroniğe ihtiyacımız var.
1123
01:18:51,000 --> 01:18:55,000
Arazide, üretimde, dağıtımda, hava durumunda.
1124
01:18:55,000 --> 01:18:59,000
Bilmek istediğimiz herşeyi öğrenip, eve gelebiliriz.
1125
01:18:59,000 --> 01:19:04,000
İnsanların kişisel görüşlerine dayanmaksızın.
1126
01:19:04,000 --> 01:19:08,000
Future By Design, arz ve talebin...
1127
01:19:08,000 --> 01:19:10,000
...sibernetik bir sistemle yönetildiği...
1128
01:19:10,000 --> 01:19:12,000
...kendi kendini düzenleyen bir toplumdur.
1129
01:19:12,000 --> 01:19:17,000
Politik sistemlerin yerini, genel nüfusun bilgi girdilerinden oluşan çizelgeler alır.
1130
01:19:17,000 --> 01:19:21,000
Mal ve hizmet teslimi de buna göredir.
1131
01:19:21,000 --> 01:19:23,000
Ekonomik sistem ise, aynı şekilde...
1132
01:19:23,000 --> 01:19:26,000
...tüm kültürün ihtiyaçlarının...
1133
01:19:26,000 --> 01:19:29,000
...mevcut kaynakların kullanımıyla sağlanmasına dayanır.
1134
01:19:29,000 --> 01:19:35,000
Ekonomide bir çoküş veya bunalım olduğunda ve birçok insanın birşeyler satın alacak paraları olmadığında...
1135
01:19:35,000 --> 01:19:41,000
...mallar hâlâ oradadır, hâlâ malları üretme imkanı vardır, kaynaklar ve tarlalar hâlâ mevcuttur.
1136
01:19:41,000 --> 01:19:44,000
İnsanlar çalışmak ve birşeyler üretmek isterler.
1137
01:19:44,000 --> 01:19:47,000
Ama paraları yoktur ve hiçbirşey satın alamazlar.
1138
01:19:47,000 --> 01:19:49,000
Yani burada korkunç bir yanlışlık var.
1139
01:19:49,000 --> 01:19:54,000
Açlıktan ölen ve acılar çeken çok büyük bir dünya nüfusu var.
1140
01:19:54,000 --> 01:19:57,000
Kaynaklar orada, üretme imkanımız ve...
1141
01:19:58,000 --> 01:20:00,000
...becerimiz de var.
1142
01:20:00,000 --> 01:20:04,000
Yine de, bazı insanlar çoğuna sahipken, bazılarının hiçbirşeyi yok.
1143
01:20:04,000 --> 01:20:08,000
Bugünkü teknolojimiz ile, bu gerçekten utanç verici birşey.
1144
01:20:08,000 --> 01:20:12,000
Gerçekten çok kötü ve çok saçma.
1145
01:20:12,000 --> 01:20:17,000
Çünkü bugün sahip olduğumuz teknolojiyle, dünyadaki herkese bolluk sağlayabiliriz.
1146
01:20:18,000 --> 01:20:23,000
İnsanlar hep şöyle sorar, "Bu yeni şehirleri kurmak ne kadara mâl olacak?"
1147
01:20:23,000 --> 01:20:25,000
Kurmak için kaynaklara sahip miyiz?
1148
01:20:25,000 --> 01:20:28,000
Asıl soru budur, "Ne kadara mâl olacak?" değil.
1149
01:20:28,000 --> 01:20:31,000
Bu para sisteminden kalma eski sorudur.
1150
01:20:31,000 --> 01:20:37,000
Para, kıtlığın olduğu bir ortamda, mal ve hizmetleri satın almak için...
1151
01:20:37,000 --> 01:20:39,000
...zamanında kullanılan bir icattır.
1152
01:20:39,000 --> 01:20:43,000
Eğer diyelim ki tatlı suda bir kıtlık varsa, değeri yükselir.
1153
01:20:43,000 --> 01:20:45,000
Ve fiyatı da yükselir.
1154
01:20:45,000 --> 01:20:52,000
Eğer birdenbire dünya yarılsa ve bütün vadileri dolduracak kadar tatlı su bulursak...
1155
01:20:52,000 --> 01:20:55,000
...o zaman kimse umursamaz.
1156
01:20:55,000 --> 01:20:59,000
İnsanların ihtiyaç duyduğu ve erişimlerinin olmadığı birşeyin önünde...
1157
01:21:00,000 --> 01:21:04,000
...bir polis var. Oraya bir bekçi koyarsınız.
1158
01:21:04,000 --> 01:21:08,000
Fakat, limon ağaçları, portakal ağaçları ve elma ağaçları her tarafta varsa...
1159
01:21:08,000 --> 01:21:10,000
...meyvelerini satamazdınız.
1160
01:21:10,000 --> 01:21:16,000
10.000 kişilik bir adada yaşadığınızı hayal edin.
1161
01:21:16,000 --> 01:21:19,000
Ve adada 10 milyar dolar mevcut.
1162
01:21:19,000 --> 01:21:25,000
Hiçbir kaynak yok. Ne tarımsal arazi, ne su, ne de balık.
1163
01:21:26,000 --> 01:21:27,000
Hiçbirşeyiniz olmazdı.
1164
01:21:27,000 --> 01:21:30,000
Peki gelecekteki gerçek değer nedir?
1165
01:21:30,000 --> 01:21:32,000
Kaynaklar.
1166
01:21:32,000 --> 01:21:37,000
Paranın olmadığı toplumda, yani kaynak bazlı toplumda...
1167
01:21:37,000 --> 01:21:41,000
...insanlar, ihtiyaçları olan herşeye erişime sahiptir.
1168
01:21:41,000 --> 01:21:44,000
Halka açık kütüphane gibi birşey.
1169
01:21:44,000 --> 01:21:48,000
Oraya gidip, kamera, bisiklet veya kol saati gibi...
1170
01:21:48,000 --> 01:21:53,000
...neye ihtiyaçları varsa, ücret ödemeden erişebilirler.
1171
01:21:53,000 --> 01:21:59,000
Bu demektir ki, üretim düzeyinde öyle yüksek bir seviyeye ulaşmalıyız ki...
1172
01:21:59,000 --> 01:22:02,000
...kıtlık diye birşey kalmasın.
1173
01:22:02,000 --> 01:22:04,000
Birçok kişi, insanları neyin güdülediğini merak eder.
1174
01:22:04,000 --> 01:22:09,000
Eğer tüm ihtiyaçlarına erişimleri olsaydı, o zaman dürtülere ne olurdu?
1175
01:22:09,000 --> 01:22:11,000
İnsanları ne motive edecek?
1176
01:22:12,000 --> 01:22:14,000
Veya buna kazanım diyelim. Kazanım nedir?
1177
01:22:14,000 --> 01:22:17,000
Bütün materyâllere sahiplerse...
1178
01:22:17,000 --> 01:22:22,000
...sahip olduklarından daha iyisini yapmak için, onları ne motive edecek?
1179
01:22:22,000 --> 01:22:24,000
İhtiyaç.
1180
01:22:24,000 --> 01:22:26,000
Her zaman bir eksiğimiz olacaktır.
1181
01:22:26,000 --> 01:22:29,000
Gerçek şudur ki, her zaman birşeylere gereksinimimiz olacaktır.
1182
01:22:29,000 --> 01:22:31,000
Yani, mükemmelliğe erişemeyiz.
1183
01:22:31,000 --> 01:22:35,000
Tam olarak dinamik dengeye erişemeyiz.
1184
01:22:35,000 --> 01:22:38,000
Her zaman dengesizliğin bir formu içinde olacağız.
1185
01:22:38,000 --> 01:22:43,000
Kıtlığın bertaraf edilmesiyle, temel dürtüler...
1186
01:22:43,000 --> 01:22:46,000
...sorunların çözümüne doğru değişir, genel olarak.
1187
01:22:47,000 --> 01:22:52,000
Ulusların veya grupların kaynaklara erişimleri olmadığında...
1188
01:22:52,000 --> 01:22:55,000
...davranışlarının yönetilmesi zordur.
1189
01:22:55,000 --> 01:22:59,000
Doğru yoldan sapmaya ve akli dengelerini kaybetmeye başlarlar.
1190
01:22:59,000 --> 01:23:03,000
Mantıklı sonuçlara varamazlar.
1191
01:23:03,000 --> 01:23:06,000
İnsanlar borçtan, yükümlülükten, kölelikten kurtulup...
1192
01:23:06,000 --> 01:23:10,000
...zihinsel olarak özgürleştiklerinde...
1193
01:23:10,000 --> 01:23:13,000
...önceden hayal bile edemedikleri...
1194
01:23:13,000 --> 01:23:17,000
...yeni ufuklara yelken açarlar.
1195
01:23:20,000 --> 01:23:25,000
Future by Design'da, demokratik sürecin çekirdek mekanizması...
1196
01:23:25,000 --> 01:23:28,000
...kamusal teşhir salonlarının kullanımıdır.
1197
01:23:28,000 --> 01:23:31,000
Teşhir salonu ile, toplumun yönetimi için önceliklerin belirlenmesinde...
1198
01:23:31,000 --> 01:23:37,000
...herkesin katılımına fırsat tanınacaktır.
1199
01:23:38,000 --> 01:23:42,000
Adeta, yenilikleri ve kullanılabilir durumdakileri gösteren bir dünya fuarı gibi.
1200
01:23:42,000 --> 01:23:45,000
Etrafınıza bakıp dersiniz ki; "Şunlardan ben de istiyorum."
1201
01:23:45,000 --> 01:23:50,000
veya, "Böyle birşeyi mutfağımda kullanabilirim.", o şey her neyse.
1202
01:23:50,000 --> 01:23:52,000
Ve hep insanların fikirleri sorulur.
1203
01:23:52,000 --> 01:23:55,000
Mesela yeni birşey çıktığında, "Bunun hakkında ne düşünüyorsun?
1204
01:23:55,000 --> 01:23:58,000
Sence verimli mi? Eksik yönleri var mı?"
1205
01:23:58,000 --> 01:24:02,000
Bu husustaki görüşünüzü, bilgisayara girin.
1206
01:24:02,000 --> 01:24:06,000
İşte size yerleşik demokrasi.
1207
01:24:06,000 --> 01:24:10,000
Tüm insanların iştirak ettiği, katılımcı bir kültüre sahip olursunuz.
1208
01:24:10,000 --> 01:24:12,000
Ve bu, insanların anında bilgi sahibi olduğu...
1209
01:24:12,000 --> 01:24:15,000
...daimi bir süreçtir.
1210
01:24:15,000 --> 01:24:20,000
Ne çıkıyor, neler var, elde ne var, ne yok, gibi.
1211
01:24:20,000 --> 01:24:26,000
Başka bir deyişle, gereksinimler konusunda, bir çok bülten, duyuru ve...
1212
01:24:26,000 --> 01:24:28,000
...görsel yayın olacaktır.
1213
01:24:28,000 --> 01:24:33,000
İnsanların neye feci bir şekilde ihtiyaç duyduklarıyla ilgili, herkesten fikirler alınacak, önerileri sorulacak...
1214
01:24:33,000 --> 01:24:39,000
...ve tüm dünyadaki insanlar, sürekli olarak haberdar edilecektir.
1215
01:24:41,000 --> 01:24:43,000
Size şunu söylemek istiyorum.
1216
01:24:44,000 --> 01:24:48,000
Teknolojinin onca mucizesi ve görkemi...
1217
01:24:48,000 --> 01:24:52,000
...insanların potansiyelini yüceltmedikçe, hiçbirşey ifade etmez.
1218
01:24:52,000 --> 01:24:56,000
Bu, Future by Design'ın ana gayesidir.
1219
01:25:13,000 --> 01:25:18,000
Jacque hergün; icat etmeye, yazmaya ve çalışmaya devam ediyor.
1220
01:25:18,000 --> 01:25:23,000
Yaşama dair hazzı, çalışmaya devam etmesini sağlıyor.
1221
01:25:23,000 --> 01:25:26,000
Ve birçok konuya ilgi duyuyor.
1222
01:25:26,000 --> 01:25:31,000
Dışarıda olanlarla, bunun nasıl yürüyeceği ve nasıl değiştirileceğiyle çok ilgileniyor.
1223
01:25:31,000 --> 01:25:37,000
Bu projeyi dünyaya tanıtmayı çok istiyor. Bu onun esas odak noktası.
1224
01:25:37,000 --> 01:25:40,000
Her yolu deniyor.
1225
01:25:40,000 --> 01:25:44,000
Aslında gösteriyor diyebiliriz. Geleceğin neye benzeyeceğini yalnızca anlatmak yeterli değil.
1226
01:25:44,000 --> 01:25:46,000
İnsanlara, neyi kaçırdıkları göstermek daha iyi.
1227
01:25:46,000 --> 01:25:52,000
Elinde olanları geliştirip, yeni fikirlerle, yeni buluşlarla ve yeni tasarımlarla çıkageliyor.
1228
01:25:52,000 --> 01:25:56,000
Daha iyi tasvir edilmesi için, daha çok maket yapıp, daha fazla görüntü kaydediyor.
1229
01:25:56,000 --> 01:25:59,000
Bu fikirlerin gerçekleşmesi için, dur durak bilmeden çabalıyor.
1230
01:25:59,000 --> 01:26:04,000
Bence o, toplumun mevcut durumundan kaygı duyuyor. Ona göre bu kabul edilemez.
1231
01:26:04,000 --> 01:26:09,000
Ancak, sadece şikayet etmek yerine, bir alternatif öneriyor.
1232
01:26:09,000 --> 01:26:12,000
İnsanlar bana, "Mükemmel bir toplum mu öneriyorsun?" diye soruyor.
1233
01:26:12,000 --> 01:26:16,000
Mükemmel toplum gibi bir hevesim yok. Onun ne demek olduğunu da bilmiyorum.
1234
01:26:16,000 --> 01:26:19,000
Şu anda elimizde olandan çok daha iyisini yapabileceğimizi biliyorum.
1235
01:26:19,000 --> 01:26:20,000
Ben, hayalperest değilim.
1236
01:26:20,000 --> 01:26:25,000
Herkesi birbiriyle samimi ve uyumlu yaşıyor gibi gören bir hümanist de değilim.
1237
01:26:25,000 --> 01:26:30,000
Ama, bu şekilde yaşamaya devam edersek, birbirimizi öldürüp, dünyayı da yok edeceğimizi biliyorum.
1238
01:26:30,000 --> 01:26:35,000
Bizler şu anda, evrim sahnelerindeki ilkel yaşam formlarıyız.
1239
01:26:35,000 --> 01:26:39,000
Uygarlığımız ise, henüz uygarlık bile değil.
1240
01:26:39,000 --> 01:26:42,000
Bütün dünya birleştikten sonra ve...
1241
01:26:42,000 --> 01:26:49,000
...askeri sistemler, hapishaneler, işkence, açlık, yoksulluk ve mahrumiyet konuları...
1242
01:26:49,000 --> 01:26:51,000
...tamamen yokolduğunda...
1243
01:26:51,000 --> 01:26:54,000
...işte o zaman uygar dünyanın başlangıcı olacaktır.
1244
01:26:54,000 --> 01:26:57,000
Henüz orada değiliz.
1245
01:26:59,000 --> 01:27:13,000
"www.TheZeitgeistMovement.com" adresine tıklayın, bu vizyonu gerçeğe dönüştürmemize yardım edin.
1246
01:27:13,000 --> 01:27:18,000
Türkçe çeviri: istemci ve X-Force