Lalena’ya Dair: Ol-mak

Bilmezsin
Bir tüyün ne kadar ağır olduğunu
Bir sesin, bir nefesin
kıvranışı
sana yalan gelir…
Hafifledikçe ağırlaşan bedenim
sana yalan.

Oysa;
sana Aşık olmak
bir diş ağrısına benziyor
Gecenin karanlığında uyandırıyorsun
Uyutmuyorsun.
Aç kalmaya benziyor,
Her türden lezzetin
anlamsız olduğu.
bazen böbrek ağrısı
hani haykırır-sın ya acıyor diye
yokluk-tur kimi-vakit
hani o eksik olan.
sana aşık olmak
bir tür karabasan
hani bi-şey demek istersin de
sustuğun…
kimi-zaman korkunç bir karanlık
kör-olasıcalar deyi-verirsin
bakan tüm gözlere.
sana aşık olmak
ihanet…
insanın en yüce benliğine ediver-diği
herşeyin sen oluver-mesi
sonra özgün olmak
özgün ve düzgün olmaya çabalamak.
dünmyayı ayaklarına serme coşkusudur
ve herkesleri kurban etme ülküsü

Ve sonra;
Sana umut etmek
hani bir simide talim etmek-tir
bir gülüşe
ömür vermek
ve her konuştuğunda yutkunmak
çokça duydum
unutursun sözünü
seni unutmak ihanet
öz varlığıma.

Ve sonunda;
seni seviyorum deyi-vermek
hani gözlerine dalarak
kimsenin anlamadığı bir dil
kimselerin olmadığı bir yere
bir hiçlikte bir boyutta
sadece sen ve ben,

Ve işte;
budur
ol-mak
ve olmak-ta olan.

Mehmet Şerif Akaydin
30,11,2010
Categories: